Aşırı sağcı Yahudi Kutsal Heykel Örgütü’nün, sözde “Tapınağın yıkımı”nın yıl dönümüne denk gelen “Egemenlik Yürüyüşü”nün ardından, 5 bin kişiyle Mescid-i Aksa’ya tarihin en büyük baskınını düzenlemek ve gece baskınları yapmak için izin talep ettiği ortaya çıktı. Kudüs Valiliği, bu tehlikeli planın bölgede yeni bir tırmanışa yol açacağı uyarısında bulundu.
Yapılan resmi açıklamalarda, bu girişimlerin artık sadece marjinal grupların eylemi olmaktan çıkıp, Mescid-i Aksa’da mekânsal bölünme yaratmayı amaçlayan resmi bir devlet politikasının parçası haline geldiği vurgulandı. Kudüs’teki statü anlaşmasının kökenlerinin Osmanlı dönemine uzandığı ve 1856 Paris Konferansı ile uluslararası alanda tanınarak kutsal mekanlardaki statükonun değiştirilmesini yasakladığı hatırlatıldı.
Son yıllardaki baskın verilerindeki artış grafiği ise tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor:
2022-2023: Yaklaşık 2.200 kişi
2024: 3.000 kişi
2025: 4.000 kişi
Hedeflenen rakam: 5.000 kişi
Geçtiğimiz haftalarda bazı İsrailli bakan ve milletvekillerinin de Aksa’daki statükonun değiştirilmesi yönünde açık çağrılar yapması, planlanan bu büyük seferberliğin resmi düzeyde de desteklendiği kaygısını artırıyor. Filistinli yetkililer, Aksa’nın hukuki ve tarihi statüsünü korumak adına herkesi Mescid-i Aksa’da toplanmaya ve bu provokasyona karşı durmaya davet etti.
Mescid-i Aksa’nın dini ve hukuki dokunulmazlığını hedefleyen bu 5 bin kişilik baskın girişimi, bölgede gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyan en kritik eşiklerden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Yeni Şafak