Küresel kamuoyunun yeterince ilgi göstermediği en büyük insani krizin Sudan'da yaşandığına dikkat çeken Saltmarsh, ülke nüfusunun dörtte birine denk gelen yaklaşık 12 milyon kişinin yerinden edildiğini vurguladı. Çatışmalar nedeniyle 4,5 milyon Sudanlının Mısır ve Çad gibi komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldığını belirten Saltmarsh; El Faşir, Darfur ve El Ubeyd'de tırmanan çatışmalar ile küresel fonlardaki kesintilerin insani yardımları durma noktasına getirdiğini ifade etti.
İklim Değişikliği Çatışmaları ve Göçü Tetikliyor
İklim krizinin yerinden edilme olgusunu derinleştirdiğini kaydeden Saltmarsh, özellikle Afrika'daki Çad Gölü Havzası gibi bölgelerde yükselen sıcaklıklar ve kuraklığın doğal kaynaklar üzerindeki rekabeti artırarak yeni çatışmalara yol açtığını söyledi. Güvenlik ve ekonomik kaygılarla hareket eden grupların aynı göç rotalarını kullanmasının tabloyu karmaşıklaştırdığını ifade eden Saltmarsh, 1951 Mülteci Sözleşmesi'nin yanı sıra iklim kaynaklı göçler için de uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
"Acil Yardımdan Kalıcı Entegrasyon Modeline Geçilmeli"
Günümüzde her 10 mülteciden 7'sinin 5 yıldan uzun süredir yerinden edilmiş halde yaşadığına işaret eden Saltmarsh, mevcut insani yardım sisteminin sadece kısa vadeli acil ihtiyaçları karşılamaya yetebildiğini savundu. UNHCR'nin önümüzdeki 10 yıl içinde uzun süreli yerinden edilmiş mülteci sayısını yarıya indirmeyi hedeflediğini aktaran Saltmarsh, mültecilerin ev sahibi ülkelerde eğitim, sağlık ve istihdama entegre edilmesinin hem bireyler hem de ev sahibi ülke ekonomileri için hayati önem taşıdığını vurguladı.