Eurasia Review analisti Paul Goble, Türkiye-Azerbaycan Nahçıvan bağlantılı yeni demiryolu projesinin sadece altyapı yatırımı değil aynı zamanda jeopolitik bir atılım olduğunu vurguluyor. Ankara, 2025’te ABD arabuluculuğuyla imzalanan Ermenistan-Azerbaycan anlaşması sonrası Kars’tan Nahçıvan’a uzanacak yaklaşık 224 kilometrelik demiryolu hattının temelini attı; proje 2030’a kadar tamamlanması planlanıyor.
Goble’ye göre bu hat, geleneksel Baku–Tiflis–Kars güzergâhını gölgede bırakma potansiyeli taşıyor ve Türkiye’yi Güney Kafkasya’da daha etkili bir lojistik ve siyasal aktör hâline getirecek. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, hattın planlanmasında kritik rol oynarken proje, bölgedeki ekonomik ve ticaret akışlarını yeniden şekillendirme kapasitesine sahip.
Analizde dikkat çekilen önemli bir husus, hattın Rusya ve İran’ın bölgesel nüfuzuna doğrudan meydan okuması. Moskova, demiryolunun Kafkasya’daki jeopolitik kontrolünü azaltabileceği endişesi taşıyor; çünkü hattın aktifleşmesi, Rusya’nın bölgedeki geleneksel demiryolu egemenliğini, özellikle Ermenistan üzerindeki etki mekanizmalarını zayıflatabilir.
Aynı şekilde İran da bu gelişmeyi, Batı’nın bölgedeki nüfuzunu artırma aracı olarak görüyor. İran, hattın doğrudan Gürcistan ve Türkiye üzerinden yeni bir uluslararası transit ekseni yaratma olasılığının, İran üzerinden geçen doğu-batı bağlantılarına olan talebi azaltabileceğinden endişe ediyor.
Goble’ın analizine göre, gelişmiş transit altyapısı sadece Türkiye ile Azerbaycan’a ekonomik avantaj sağlamayacak; aynı zamanda Çin gibi küresel aktörler için de bu güzergâhı cazip kılacak bir unsur olacak. Çin’in desteğinin, Çin-Türkiye arasındaki ticaret bağlarını güçlendirmek için bu hattı daha da kritik hâle getireceği belirtiliyor.
Diğer bölge aktörleri de tepkilerini ayarlıyor: Gürcistan, mevcut Baku–Tiflis–Kars hattının önemini korumaya çalışırken, Erivan yeni durumu kendi lehine çevirmek için Moskova ile ilişkilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalabilir.
Goble, en net ifadeyle Rusya’nın etkisini korumanın maliyetinin giderek arttığını, bunun da Moskova’yı stratejik seçeneklerini yeniden gözden geçirmeye itebileceğini yazıyor. Bu bağlamda demiryolu hattının tamamlanması bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Diğer İçerikler
Osmanlı Döneminde Yapılan Hicaz Demiryolunun İhyası İçin Türkiye ve Suriye Arasında Ç..
Avustralya, İslam’ın Yasaklanmasını İsteyen Sosyal Medya Provokatörünün Vizesini İpta..
Suriye’de Terör Örgütü YPG’ye Destek Veren Fransa, İran’da Binlerce Kişinin Ölümüne S..
TikTok ABD Baskısı ile İsrail Destekçisi Siyonistin Mülkiyetine Geçti, Yahudileri Kor..
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa Güvenliği Konusunda ABD’den Bağımsızlaşmayı S..
YPG’yi Korumak İçin Macron Suriye Cumhurbaşkanını Aradı, Muhatabını Ciddiye Almayan Ş..
Trump ile Görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başta Gazze ve Suriye Olmak Üzere Küresel ve..