Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmeleri, denizlerde yürüttüğü faaliyetler ve Mavi Vatan doktrini Yunanistan'da tartışılmayı sürdürüyor. Son olarak Yunanistan'da yayın yapan Militaire kanalına konuk olan ziraat mühendisi ve çevreci Elpida Tsampouraki, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Atina yönetiminin izlediği stratejiyi eleştirdi.
Tsampouraki, Türkiye'nin uzun yıllardır belirli bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini savunarak, Yunanistan'ın ise bu süreci doğru analiz edemediğini öne sürdü. Atina'nın Ege ve Doğu Akdeniz'de etkili bir politika geliştiremediğini iddia eden Tsampouraki, Türkiye'nin Mavi Vatan stratejisini kararlılıkla uyguladığını, buna karşılık Yunanistan'ın gelişmelere ağırlıklı olarak uluslararası hukuk vurgusuyla karşılık verdiğini ifade etti.
Türk-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı sürecini de değerlendiren Tsampouraki, Ankara'nın attığı adımların ardından Yunanistan'ın gerekli çıkarımları yapamadığını ileri sürdü. Mavi Vatan yaklaşımının yalnızca siyasi bir söylem olmadığını savunan Tsampouraki, söz konusu stratejinin uzun vadeli planlamaya dayandığını ve yıllar öncesinden şekillendirildiğini iddia etti.
Yunanistan'ın ilan etmeyi planladığı deniz parklarına da değinen Tsampouraki, Atina'nın deniz yetki alanlarına ilişkin politikalarında uzun süredir belirsizlik bulunduğunu öne sürdü. Yunanistan'ın deniz mekânsal planlamasını henüz tamamlayamadığını hatırlatan Tsampouraki, Avrupa Birliği'nin de bu konuda Atina'yı eleştirdiğini belirterek hükümetin Ege politikalarının yetersiz kaldığını savundu.
Ege Denizi'ndeki mevcut tablonun yalnızca altı deniz mili karasuları esas alınarak şekillendiğini ifade eden Tsampouraki, Münhasır Ekonomik Bölge'nin ilan edilmemesi nedeniyle Yunanistan'ın hukuki haklarını tam anlamıyla kullanamadığını iddia etti. Uzun yıllardır gündemde olan 12 deniz mili tezinin de mevcut koşullar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Müzakere seçeneğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Tsampouraki, sonbahar döneminde bu konuda yeni diplomatik gelişmeler yaşanabileceğini öne sürdü.
Konuşmasında NATO Zirvesi, Ankara'da gerçekleştirilen temaslar ve Avrupa Parlamentosu'ndaki değerlendirmelere de değinen Tsampouraki, Türkiye'nin son dönemde uluslararası platformlardaki stratejik önemini artırdığını ifade etti. Türkiye'nin NATO içindeki konumu ile Ege ve Doğu Akdeniz'de izlediği politikaların bölgesel dengeler açısından önem taşıdığını belirten Tsampouraki, Ankara'nın müttefikleri açısından da kritik bir aktör olarak öne çıktığını dile getirdi.
Kaynak: Milliyet
Diğer İçerikler