ABD basını, Orta Doğu’da güç dengelerinin hızla değiştiğine dikkat çekti. The National Interest’te yayımlanan analizde, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile sessiz ancak stratejik bir siyasi ve askeri iş birliği sürecine girdiği belirtildi. Bu üçlü yakınlaşmanın, bölgenin geleceğinde ABD’ye kıyasla çok daha belirleyici bir rol üstlenebileceği ifade edildi.
Analizde, ABD’nin uzun yıllar boyunca tanıdığı ve yön verdiği eski Orta Doğu düzeninin fiilen çöktüğü vurgulandı. Washington yönetiminin bu gerçeği kısmen fark ettiği ancak bunu açık biçimde kabul etmekten kaçındığı kaydedildi. Değişen bölgesel dinamikler nedeniyle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın yeni bir koalisyon arayışında olduğu aktarıldı.
The National Interest’e göre söz konusu koalisyonun iki temel hedefi bulunuyor. Bunlardan ilkinin, giderek daha dengesiz bir aktör haline geldiği öne sürülen İsrail’in caydırılması olduğu belirtildi. İkinci hedefin ise üç ülkenin, şekillenmekte olan yeni Orta Doğu düzeninde etkili olabilmek için yeterince güçlü ve geniş bir blok oluşturması olduğu vurgulandı.
Analizde, ittifakı oluşturan ülkelerin sahip olduğu stratejik kapasitelere de dikkat çekildi. Suudi Arabistan’ın İslam dünyasındaki konumu ve enerji kaynakları sayesinde ekonomik gücü ön plana çıkarılırken, Pakistan’ın nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olduğu hatırlatıldı. Türkiye için ise savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme, NATO içindeki askeri ağırlığı ve çok kutuplu dünya düzeninde yükselen bir güç haline gelmesi özellikle vurgulandı.
Haberde, Türkiye’nin NATO üyesi olmasının yanı sıra dünyanın en güçlü askeri ülkelerinden biri olarak öne çıktığı ifade edildi. Bölge halklarının kendi yollarını çizmeye başladığı ve açık biçimde yeni bir bölgesel düzenin koordinasyonuna hazırlandığı belirtilirken, bu yeni yapının daha az Amerikan yanlısı olacağı, İsrail’i izole edebileceği ve uzun süredir dağınık olan Müslüman askeri kapasiteyi bir araya getirebileceği öngörüldü.
Son olarak analizde, Türkiye’nin son yıllarda Orta Doğu’da daha fazla etkinlik sağlamak için kararlı adımlar attığına işaret edildi. 2001 yılından bu yana harcanan büyük kaynaklara ve yaşanan kayıplara rağmen, bölgenin ABD ve İsrail ekseninden uzaklaşarak farklı bir yöne doğru ilerlediği savunuldu. Yeni Suudi Arabistan–Pakistan–Türkiye ekseninin ise küresel dengelerde yaşanan köklü değişimin en somut göstergelerinden biri olduğu ifade edildi.
Diğer İçerikler
Osmanlı Döneminde Yapılan Hicaz Demiryolunun İhyası İçin Türkiye ve Suriye Arasında Ç..
Avustralya, İslam’ın Yasaklanmasını İsteyen Sosyal Medya Provokatörünün Vizesini İpta..
Suriye’de Terör Örgütü YPG’ye Destek Veren Fransa, İran’da Binlerce Kişinin Ölümüne S..
TikTok ABD Baskısı ile İsrail Destekçisi Siyonistin Mülkiyetine Geçti, Yahudileri Kor..
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa Güvenliği Konusunda ABD’den Bağımsızlaşmayı S..
YPG’yi Korumak İçin Macron Suriye Cumhurbaşkanını Aradı, Muhatabını Ciddiye Almayan Ş..
Trump ile Görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başta Gazze ve Suriye Olmak Üzere Küresel ve..