Yıllarca askeri ve siyasi olarak mücadele ettiği Taliban rejimiyle göçmen krizi nedeniyle karşı karşıya gelen Avrupa Birliği, Brüksel'de tüzük ve değerler tartışması başlatan diplomatik bir hamleye imza attı. AB Komisyonu, düzensiz göçle mücadele ve sınır dışı süreçlerini hızlandırma stratejisi kapsamında, Kabil'deki Taliban yetkililerini resmen Brüksel'e davet etti.
Eleştirmenlerin bu hamleyi "AB'nin temel insan hakları değerlerinden geri adım atması" olarak nitelendirmesine karşı çıkan AB Göç Komiseri Magnus Brunner, düzenlediği basın toplantısında net mesajlar verdi. Brüksel'de yapılması planlanan bu kritik zirveyi savunan Brunner, "Mevcut durumu iyileştirmek için bu kişilerle konuşmamak bir seçenek değil. Taliban ile yapılacak pratik görüşmeler, kesinlikle Taliban rejimini resmi olarak tanımak anlamına gelmez. En azından Avrupalılar için olduğu kadar iltica başvurusunda bulunan kişiler için de durumu iyileştirmek adına onlarla bu diyalog köprüsünü kurmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
1 Milyon Başvuru Brüksel'i Köşeye Sıkıştırdı
Avrupa'yı bu radikal karara sürükleyen en büyük etken, Eurostat verilerine yansıyan devasa göç dalgası oldu. Avrupa Birliği istatistik ofisinin raporlarına göre, 2013-2024 yılları arasında AB ülkelerine Afgan vatandaşları tarafından yaklaşık 1 milyon sığınma başvurusu yapıldı ve bu başvuruların sadece yarısı kabul edildi. Geri kalan yüz binlerce kaçak ve kayıtsız göçmenin akıbeti, üye ülkelerin iç siyasetinde aşırı sağ partilerin elini güçlendiren en büyük argümana dönüştü.
Bu baskının neticesinde, geçen yıl AB üyesi 27 ülkeden 20'si, özellikle suç kaydı bulunanlar başta olmak üzere ülkede kalma hakkı olmayan tüm Afganların ivedilikle sınır dışı edilmesini destekleyen ortak bir bildiriye imza attı. Hatta Almanya, sığınma hakkı tanınmayan veya suç işleyen 100'den fazla Afgan vatandaşını doğrudan Kabil'e sınır dışı ederek bu uygulamayı başlatan ilk ülkelerden biri oldu. Göçmen girişlerindeki düşüşle birlikte Brüksel'in ana odağı, artık tamamen bu geri gönderme sisteminin etkinliğini artırmaya kaymış durumda.
Brüksel'de Vize Krizi ve Etik Tartışmalar
Taliban'ın 2021 yılında Afganistan'da yeniden iktidara gelerek şeriat kurallarını katı bir şekilde uygulamaya koyması, kadınların kamusal alandan tamamen silinmesi, kız çocuklarının eğitim hakkının 12 yaşında sonlandırılması ve büyük insani krizler nedeniyle Avrupa ülkeleri Kabil'deki büyükelçiliklerini kapatmıştı. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları örgütleri, milyonlarca insanın açlık sınırında yaşadığı böylesi ağır bir diktatörlük ortamına göçmenlerin zorla geri gönderilmesinin hukuki ve etik olarak büyük bir ihlal olduğunu savunuyor.
Tüm bu insani kaygılara rağmen Brüksel, diplomatik hazırlıklara devam ediyor. Ev sahibi konumundaki Belçika hükümeti, AB Komisyonu'nun kendilerine gelmesi beklenen Taliban heyetindeki isimlerin listesini ilettiğini ve güvenlik birimlerinin incelemelere başladığını doğruladı. Ancak, AB topraklarına seyahat edebilmeleri için Taliban yetkililerine henüz resmi bir vize verilmediği ve kamuoyundaki yoğun tepkiler nedeniyle toplantının kesin tarihinin netleştirilemediği bildirildi.