28 Şubat 2026'da başlayan ve küresel enerji koridorlarını felç eden ABD-İran savaşı, diplomasi masasında son buldu. Tarihi uzlaşıyı ilk olarak arabulucu ülkelerden Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif sosyal medya hesabından yaptığı, "Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir" paylaşımıyla dünyaya ilan etti.
Şerif'in ardından kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın tamamlandığını belirterek küresel ticarete yeşil ışık yaktı:
"Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın! Birçok başkan benden önce İran'la barış yapmayı denedi ve hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir başkan buldular."
Tahran Anlaşmayı Doğruladı: "60 Günlük Müzakere Süreci Başlıyor"
İran cephesinden de anlaşmaya ilişkin resmi doğrulama gecikmedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, mutabakat zaptının metninin tamamlandığını belirterek, cuma günü İsviçre'de resmi imzaların atılacağını kaydetti. Garibabadi, İsviçre'deki imza törenine kadar ABD tarafının savaşı sona erdirme, deniz ablukasını kaldırma ve dondurulan İran varlıklarını serbest bırakma taahhütlerinin sahada doğrulanacağını ifade etti. İmza sonrasındaki 60 günlük süreçte ise tarafların yaptırımların tamamen kaldırılması, nükleer programın geleceği ve ekonomik kalkınma mekanizmaları gibi kritik ana başlıkları müzakere etmeye devam edeceğini açıkladı.
Garibabadi ayrıca, İsrail'in Beyrut saldırılarına karşı İran Silahlı Kuvvetleri'nin misilleme için füze rampalarını hazırlamasının, Trump'ın geri adım atmasında ve İsrail'e karşı sert pozisyon alarak anlaşma metnini hızlandırmasında belirleyici olduğunu vurguladı.
BM Genel Sekreterliği, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yayınladıkları mesajlarla küresel nefes aldıran bu anlaşmayı tebrik etti.
Denizcilik Sektörü Alarmda: Körfez'de Trafiğin Erimesi Haftalar Sürecek
Anlaşma siyasi olarak tamamlansa da lojistik ve ekonomik toparlanmanın zaman alacağı belirtiliyor. Deniz taşımacılığı kuruluşlarının verilerine göre, 28 Şubat’tan bu yana üç ayı aşkın süredir devam eden çatışmalar nedeniyle Basra Körfezi’nde yaklaşık 500 ticari gemi mahsur durumda bekliyor. Savaşın başlangıcından bu yana geçen süreçte 46 gemi saldırıya uğrarken, 2 konteyner gemisine de el konulduğu biliniyor. Normal şartlarda küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği ve çatışma öncesinde günde ortalama 130 ticari geminin kullandığı Hürmüz Boğazı'nda trafik tamamen durma noktasına gelmişti. Boğazdan standart bir ticari geçişin yaklaşık 8 saat sürmesi sebebiyle, biriken bu devasa yoğunluğun kontrollü ve kademeli olarak eritilmesi hedefleniyor.
Lojistik sistemlerin yeniden kurulması, zarar gören enerji altyapısının onarılması ve azalan küresel petrol stoklarının yeniden doldurulması gibi süreçler göz önüne alındığında, uzmanlar en iyimser senaryoda bile petrol piyasalarındaki arz sıkıntısının 2027 yılı boyunca devam edebileceği uyarısında bulunuyor. Anlaşma gereği İran Devrim Muhafızları'nın boğaza döşenen mayınları temizleyecek olmasına rağmen, gemi sahipleri operasyonel kontrolün halen İran'da bulunması sebebiyle geçiş konusunda oldukça temkinli yaklaşıyor. RBC Capital Markets analisti Helima Croft, ABD'nin geçen yıl Kızıldeniz'de Husilerle anlaşmasına rağmen bölge trafiğinin hâlâ çatışma öncesinin yüzde 56 altında seyrettiğini hatırlatarak, Hürmüz'de de normalleşmenin ve lojistik operasyonların yeniden düzene girmesinin haftalar alacağını, küresel enerji koridorunun yeni kesintilere karşı kırılganlığını koruyacağını vurguluyor.
Diğer İçerikler