Avrupa Birliği Konseyi eski Başkanı Charles Michel, 29 Ocak 2026’da Yeni Şafak’a verdiği özel değerlendirmede, NATO çerçevesinin önemine rağmen Avrupa’nın kendi bağımsız savunma kapasitesini de geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Michel, mevcut jeopolitik ortamın belirsizliklerle dolu olduğunu belirterek, Avrupa’nın her türlü olasılığa karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Michel, “ideal olarak Avrupa’nın savunması NATO ile ve NATO içinde gerçekleşmelidir” ifadelerini kullanırken, “ancak son gelişmeler, her türlü ihtimale karşı hazır olmamız gerektiğini göstermektedir” şeklinde değerlendirmede bulundu. Bu açıklama, özellikle transatlantik ittifak içindeki belirsizliklerin arttığı bir dönemde geldi.
Konuşmasında Avrupa’nın stratejik özerkliğe ulaşmasının önemine de dikkat çeken Michel, bu kavramın yalnızca bir slogan olmadığını ve Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlayabilmesi için somut adımlar atması gerektiğini belirtti. Buna göre, güçlü bir sanayi temelli savunma kapasitesinin oluşturulması ve Türkiye, Birleşik Krallık ile Doğu Avrupa ülkeleri gibi partnerlerle iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Michel ayrıca, Avrupa’nın güvenlik politikalarıyla ilgili karar alırken daha fazla pragmatizm ve eylem odaklı yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyledi; bu bağlamda, “daha az ideoloji ve duygu, daha fazla somut proje” çağrısı yaptı.
Arka planda, NATO ve Avrupa’nın güvenlik dinamiklerine dair farklı görüşler de kamuoyu gündeminde yer alıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD’nin güvenlik şemsiyesiyle ilgili tutumunu savunurken eleştiri almış; bazı Avrupalı liderler de kıta savunmasının ABD’den bağımsızlaştırılmasının zaman içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti.
Bu açıklamaların paralelinde Avrupa Birliği Savunma ve Uzay Komiseri Andrius Kubilius, ABD’nin nükleer şemsiyesinin şu aşamada Avrupa tarafından yerine konulamayacağını söyledi. Kubilius’a göre Avrupalıların en azından şu anda ABD’nin nükleer korumasının yerini alamayacağı ve bu korumanın devam etmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.
Ancak Kubilius, konvansiyonel savunma kabiliyetleri konusunda Avrupa’nın daha fazla bağımsızlık geliştirmesi gerektiğini ifade ederek, ABD askeri varlığının olası azaltılması durumunda bunun nasıl telafi edileceğinin netleştirilmesi gerektiğini aktardı.