"Terörsüz Türkiye" kapsamında 360'a yakın milletvekilinin imzasıyla TBMM'ye sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu. Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen sürece ilişkin olarak, "Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz" dedi.
Yeni Parti lideri Özgür Özel ise, " Biz silahların tamamen susmasını, bir tek silahın dahi terör örgütünün elinde kalmamasını, geri dönüşümsüz olarak silahsızlanmayı ve Türkiye'de bir daha kan akmaması için bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunuyoruz.
Türkiye'nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimizin olmaması terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz" dedi.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifle ilgili olarak, " Amacımız, örgütün tamamen feshedilmesi ve ortadan kalkması sonrasında topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında adil ve hukuki belirliliği sağlayan bir düzenleme oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.
CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Öztrak, "Halkımız gönlünü ferah tutsun.
Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında, gerek Adalet Komisyonu’nda gerekse Genel Kurul’da; toplumsal barışın, hukukun üstünlüğünün, demokratik siyaset anlayışının ve milletimizin ortak geleceğinin güçlendirilmesi için gerekli gördüğümüz tüm düzenlemeleri kararlılıkla savunacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi, devleti kuran parti olmanın tarihsel sorumluluğuyla ve meseleyi bir devlet politikası olarak değerlendirerek, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da ülkemizin birlik ve bütünlüğünün, üniter yapısının, halkımızın huzur ve refahının, devletimizin ilelebet payidar kalmasının en güçlü güvencesi olmaya devam edecektir.
Bugüne kadar terörle mücadelede hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Bugün daha güçlü, daha huzurlu ve daha demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda onların fedakârlıkları sayesinde çalışıyoruz.
Bu emanete sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili, "Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya koyulması gereken tavırlar, kullanılması gereken üslup, Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler. Aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar. Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu" dedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Böyle dönemlerde atılan adımları ne olduğundan büyük göstermek ne de küçümsemek, görmezden gelmek doğru bir yaklaşım olur. Bu düzenleme bütün sorunları bir anda çözen bir nihai düzenleme değil. Bir başlangıç. Bir anda Türkiye'yi demokratikleştirecek bir yasal düzenlemeden de bahsetmiyoruz. Böyle sihirli bir etkiyle Kürt sorununu da çözmeyecek. Tüm bunlar bizim ortak mücadelemize bağlı" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, " Bugün Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Türkiye'de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte yazacağız. Yasanın eksikliklerini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Çünkü Türkiye için yeni bir kapı aralayacak ve yeni bir önemli eşiği birlikte aşacağız" ifadelerini kullandı.
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu konu ile ilgili olarak, " Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir. Bir devletin sonunu getirip, yeni bir devletin kapısını aralayan bir bakış açısının sonucudur.
Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar.
Siz Lozan'a değil Sevr'e imza atıyorsunuz.
Neyin altına imza attıklarını bile bilmiyorlar. Ama şu gün şu saate kadar gidip tıpış tıpış imzalıyorlar. Sonra da kendilerine milletin vekili diyorlar.
Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.
HÜDA-PAR Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir TBMM'de yaptığı açıklamada, "HÜDA-PAR olarak dört vekil şeklinde bu yasa teklifine imzayı koyduk. En kısa sürede yasalaşmasını temenni ediyoruz.
Türkiye'nin normalleşmesine vesile olsun diye bazı hususlara gözümüzü kapattık ve 'Evet' deyip, imzayı koyduk. Bundan sonra da sürece parti olarak her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz" dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ise, " Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Yasanın çerçevesi de belli değildir, çerçevenin yasası da belli değildir. Dolayısıyla çerçeve ve yasa, bir nevi yasasız çerçevedir.
Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan'ın ilk günden itibaren ifade ettiği üzere bu yasa, anayasa değişikliklerinde olduğu gibi referanduma götürülmeli ve aziz milletimizin desteği istenmelidir" diye konuştu.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan X hesabından, "TBMM'de, yasal ve meşru zeminde atılan hiçbir adımdan, kanun yapılarak hayata geçirilen hiçbir süreçten korkmamak gerek. Meclis, milletindir ve bizatihi millettir" açıklamasını yaptı.
Diğer İçerikler