CHP’de salı günkü grup toplantısı öncesinde patlak veren "kürsüye kim çıkacak" krizi, Ankara’da tansiyonu zirveye tırmandırdı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meclis’te konuşacağını açıklamasına karşılık, Özgür Özel cephesinin kürsünün "atanmışlara değil, seçilmiş yönetime" ait olduğunu savunmasıyla başlayan gerilim, iki liderin aynı saatlerde farklı mekanlarda konuşmasıyla yeni bir boyut kazandı.
Meclis Önünde Slogan Savaşları ve Arbede
Toplantı öncesinde hem Kılıçdaroğlu hem de Özel destekçileri TBMM’ye adeta çıkarma yaptı. Meclis kapıları önünde karşı karşıya gelen gruplar arasında sert sözlü tartışmalar ve yer yer arbede yaşandı. Özel’i destekleyenlerin Kılıçdaroğlu için "Hain Kemal" sloganları atmasına, Kılıçdaroğlu taraftarları "FETÖ’cü Özel" ve "Pavyoncu Özel" çığlıklarıyla karşılık verdi.
Artan güvenlik riski ve her iki taraftan gelen toplamda 6 bine yakın ziyaretçi talebi üzerine TBMM Başkanlığı alarm durumuna geçti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un talimatıyla, Dikmen ve Çankaya kapılarında bariyerler kuruldu ve 650 kişi kapasiteli salonun güvenliği gerekçe gösterilerek CHP grup toplantısına hiçbir ziyaretçi alınmadı. Hatta Özel’i destekleyen bazı milletvekillerinin, salonun kontrolünü kaybetmemek için geceyi Meclis’te nöbet tutarak geçirdiği öğrenildi.
Yavaş Çağrı Yaptı, Kılıçdaroğlu Meclis'ten Çekildi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın sosyal medya üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’na "sağduyu" çağrısında bulunması, günün kırılma noktası oldu. Yavaş’ın paylaşımını alıntılayan Kılıçdaroğlu, "Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir" diyerek Meclis kürsüsünden vazgeçtiğini duyurdu ve destekçilerini saat 14.00'te Genel Merkez’e çağırdı.
Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki konuşması sırasında salondakiler Özgür Özel ve yolsuzluk soruşturmasından tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu aleyhine son derece ağır sloganlar attı.
"Pavyonlarda Kurultay Pazarlığı Yapıldı"
CHP Genel Merkezi’nde kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, partide çok büyük bir tasfiyenin kapıda olduğunun işaretini verdi. Mevcut yönetimin meşruiyetini ve kurultay sürecini sert sözlerle eleştiren Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
"CHP kurultaylarında para, çıkar olmaz. Arınacağız, arınacağız; kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver.' Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim. Ahlaklı, erdemli kurultayı elbette yapacağız. Kimse kapalı kapılar ardında özel hesaplar yapmayacak."
Özel’den "26 Temmuz" Resti
Meclis Grubu’nda konuşan ve ilk açıklamalarını kapı önündeki kalabalığa yapan Özgür Özel ise kürsünün "seçilmiş genel başkanın hak ettiği yer" olduğunu savunarak geri adım atmayacaklarını belirtti. Yaşanan meşruiyet krizinin tek çözüm yolunun sandık olduğunu ifade eden Özel, parti yönetimine meydan okuyarak "26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmalı" çağrısında bulundu.
Kulislerde, Kılıçdaroğlu’nun bu aşamada doğrudan bir çatışma görüntüsü vermemek adına Meclis kürsüsünden feragat ettiği ancak iddialarından vazgeçmediği konuşuluyor. Özgür Özel’in "seçilmiş yönetim" vurgusuna karşı Kılıçdaroğlu’nun "hukuki meşruiyet ve arınma" söylemi, krizin basit bir konuşma tartışması olmaktan çıkıp CHP içinde topyekun bir güç ve temsil savaşına dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
Diğer İçerikler