İsrail’de Füze Alarmı: “ABD’nin Stokları Tükeniyor, İran’la Tek Başımıza Savaşmak Zorunda Kalabiliriz”

İsrail Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İran savaşı nedeniyle hem İsrail’in hem de ABD’nin önleyici füze stoklarında ciddi sıkıntı yaşandığını söyledi. İsrail’in Arrow füzelerinin sayısının istenilen seviyenin altında olduğunu belirten Marom, Washington’ın yeni bir saldırıya yanaşmaması halinde İsrail’in İran’a karşı tek başına harekete geçmek zorunda kalabileceğini savundu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, 103FM radyosuna verdiği ve Jerusalem Post tarafından yayımlanan röportajında İran savaşı, ABD’nin askeri kapasitesi ve İsrail’in hava savunma stoklarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Marom, İran’dan gerçekleştirilen saldırıların önlenmesinde İsrail’in kendi hava savunma sistemlerinin yanı sıra ABD’nin desteğine büyük ölçüde ihtiyaç duyduğunu belirtti.

“İstediğimizden daha az Arrow füzemiz var”

İsrail’in en önemli balistik füze savunma sistemlerinden Arrow’un mühimmat stoklarına dikkat çeken Marom, mevcut füze sayısının yeterli olmadığını söyledi.

Marom, “Arrow (Hetz) füzeleri konusunda elimizde olmasını istediğimizden daha az sayıda füze var ve üretim kapasitesi de son derece sınırlı” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle İran saldırılarına karşı gerçekleştirilen önleme operasyonlarının önemli bölümünün ABD tarafından üstlenildiğini belirten eski komutan, ABD donanmasına ait savaş gemilerinden kullanılan SM-3 füzeleri ile THAAD sistemlerinin savunmada büyük rol oynadığını ifade etti.

ABD’de de mühimmat sıkıntısı

Marom’a göre sorun yalnızca İsrail’le sınırlı değil. ABD ordusu da özellikle önleyici füze stoklarında ciddi bir baskıyla karşı karşıya.

Washington’ın İran’a karşı yeni ve geniş çaplı bir saldırı başlatmak konusunda isteksiz davranmasının en önemli nedenlerinden birinin mühimmat sorunu olduğunu savunan Marom, “En önemli mesele mühimmat, özellikle de önleyici füzelerdeki eksiklik” dedi.

Eski komutan, ABD’nin aynı zamanda İran savaşına yoğunlaşırken Çin gibi başka büyük güçlerle yaşanabilecek olası çatışmaları da hesaba katmak zorunda olduğunu belirtti.

“Çin Tayvan’a girerse ne olacak?”

ABD’nin askeri kaynaklarının İran savaşı nedeniyle yoğun biçimde kullanılmasının Hint-Pasifik açısından yaratabileceği sonuçlara dikkat çeken Marom, Çin ve Tayvan üzerinden dikkat çekici bir soru yöneltti:

“Şu anda yalnızca İran’la savaşıyoruz. Ancak Tayvan’ı işgal etmeye karar vermesi halinde Çin’le karşı karşıya kalmak zorunda kalırsak yarın sabah ne olacak? Bu tamamen farklı bir savaş olur.”

Marom, ABD’nin mühimmat stoklarının yalnızca mevcut savaş açısından değil, Washington’ın küresel askeri yükümlülükleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Trump’ın önceliği düşük enerji fiyatları iddiası

Marom, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasının askeri kaygıların yanı sıra iç politik ve ekonomik hesaplardan da etkilendiğini öne sürdü.

Trump’ın kasım ayındaki seçimler öncesinde yakıt fiyatlarını mümkün olduğunca düşük tutmaya çalıştığını belirten Marom, yeni ve kapsamlı bir İran saldırısının enerji fiyatlarında yaratabileceği yükselişin Washington açısından önemli bir caydırıcı unsur olduğunu savundu.

Eski komutana göre İran’ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi ve bölgedeki vekil güçleri Washington açısından önemini korusa da mevcut aşamada Hürmüz Boğazı ve enerji piyasalarındaki gelişmeler daha acil bir konuma gelmiş durumda.

“İran zaman kazanmaya çalışıyor”

Marom, Tahran yönetiminin mevcut durumu nükleer ve balistik füze programlarını geliştirmek amacıyla kullanmaya çalıştığını iddia etti.

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden bir uzlaşma sağlamaya ve aynı zamanda İbrahim Anlaşmaları’nı zayıflatmaya çalıştığını savunan Marom, Tahran’ın diğer başlıklarda zaman kazanmaya çalıştığını ileri sürdü.

İsrail tek başına İran’ı vurabilir

Eski İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın en dikkat çekici açıklaması ise yeni bir İran saldırısı ihtimaline ilişkin oldu.

Marom, ABD’nin askeri harekâta katılmaması ve İran’ın İsrail tarafından belirlenen “kırmızı çizgileri” aşması halinde Tel Aviv’in tek başına hareket etmek zorunda kalabileceğini söyledi.

“ABD saldırısı gerçekleşmezse İran kırmızı çizgileri aşacak” diyen Marom, İran’ın nükleer ve balistik füze alanlarında ilerlemeye devam ettiğini savundu.

Marom’a göre böyle bir durumda İsrail’in İran’daki üretim tesislerini tek başına hedef almaktan başka seçeneği kalmayabilir.

Eski komutan, böylesi bir kararın Washington ile Tel Aviv arasında dahi ciddi bir krize neden olabileceğini belirterek, “Bu durum ABD ile dahi karşı karşıya gelmeye yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA