Business Insider Africa’da yer alan bir analize göre Türkiye ve İsrail, Afrika Boynuzu’nda etkilerini artırmak amacıyla Kızıldeniz hattında yoğun bir rekabet içine girmiş durumda. Bu rekabette Somali ve Somaliland, enerji kaynakları, askeri üsler ve stratejik ticaret yolları açısından kritik sahalar olarak öne çıkıyor.
Afrika Boynuzu’nda jeopolitik rekabet giderek kızışırken, Türkiye ile İsrail arasında Kızıldeniz hattında nüfuz mücadelesi dikkat çekiyor. Somali ve Somaliland, enerji kaynakları, askeri üsler ve kritik ticaret yolları açısından iki ülkenin rekabetinde öne çıkan başlıca sahalar haline geldi.
Türkiye Somali’de enerji ve askeri varlığını güçlendiriyor
Türkiye, Somali federal hükümetiyle imzaladığı anlaşmalar kapsamında ülkedeki konumunu güçlendirdi. Ankara, hem deniz hem kara sahalarında petrol ve doğalgaz arama hakları elde ederken, aynı zamanda Somali’deki en büyük yurt dışı askeri eğitim üssü üzerinden güvenlik alanındaki etkisini artırdı.
Somali yönetimi, 2026 itibarıyla ilk deniz üstü petrol sondaj çalışmalarına başlamaya hazır olduğunu açıkladı. Bu kapsamda Türkiye’ye ait bir sondaj gemisinin Somali açıklarında faaliyet göstermesi bekleniyor. Daha önce Oruç Reis araştırma gemisi tarafından yürütülen sismik çalışmalar sonucunda önemli veriler elde edilmişti.
Uzmanlar, Somali’nin yaklaşık 30 milyar varil petrol ve 6 milyar metreküp doğalgaz potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Ancak bu rezervlerin büyük bölümü henüz doğrulanmış değil.
Ankara’nın Somali’deki etkisi yalnızca enerji ile sınırlı değil. Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, 2011’den bu yana insani yardım, altyapı yatırımları ve askeri eğitim faaliyetleriyle Mogadişu’nun en yakın müttefiklerinden biri haline geldi.
2025 yılında Türkiye’nin Somali’de bir uzay üssü kurma planını gündeme getirdiği açıklanırken, daha sonra bu planın uydu ve olası füze fırlatma kapasitesini de içeren geniş kapsamlı bir havacılık tesisi projesine dönüştüğü bildirildi. Ayrıca Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının 2026 başında Somali’de konuşlandırıldığı ifade edildi.
Türkiye, aynı dönemde ABD yapımı M48 ve M60 tanklarını da Mogadişu’ya sevk etti. Bu tankların, başkent yakınlarında kurulan Türk tesislerinin güvenliğini sağlamak amacıyla konuşlandırıldığı belirtildi. Ankara ayrıca yaklaşık 50 milyon dolarlık askeri eğitim üssünü yeniden aktif hale getirerek Somali ordusunun eğitimi ve özellikle Al-Shabaab ile mücadele kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor.
İsrail Somaliland üzerinden Kızıldeniz’e açılmak istiyor
Öte yandan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail yönetimi, Somali’den ayrılarak fiili bağımsızlık ilan eden Somaliland ile ilişkilerini derinleştiriyor. İsrail, 2025 yılında Somaliland’ı resmen tanıyan ilk ülke oldu.
Bu adım, Somali hükümeti başta olmak üzere birçok Arap ülkesi tarafından sert şekilde eleştirildi. Suudi Arabistan, Mısır, Katar ve Ürdün gibi ülkeler, bu kararı bölgesel istikrara tehdit olarak nitelendirdi.
İsrail’in Somaliland’daki stratejik hedeflerinden birinin, Aden Körfezi’ne yakın bir bölgede askeri üs kurmak olduğu belirtiliyor. Bu sayede Bab el-Mandeb Boğazı ve Kızıldeniz ticaret hattı üzerindeki kontrolünü artırmayı amaçladığı ifade ediliyor. Ayrıca Yemen’deki Husilere karşı operasyonel avantaj elde etmek de planlar arasında yer alıyor.
Türkiye ile İsrail arasında gerilim artıyor
Somali ve Somaliland’daki rekabet, Türkiye ile İsrail arasındaki daha geniş jeopolitik gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, Gazze, Suriye ve Doğu Akdeniz gibi başlıklarda zaten gerilimli bir seyir izliyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun son dönemde Türkiye’ye yönelik söylemlerini sertleştirdiği, Kıbrıs ve Yunanistan çevresindeki gelişmelerin de bu gerilimi artırdığı belirtiliyor. Netanyahu’nun açıklamalarına Ankara’dan sert tepki gelirken, Türk yetkililer İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetlerini eleştirdi.
Diğer İçerikler