Alman Profesör Jürgen Mackert: Almanya’nın “Yapıcı Diyalog” Söylemi İsrail’e Verilen Desteğin Üzerini Örtmek İçin Kullanılıyor

Mackert, Almanya’nın dış politika yaklaşımını “İsrail Önce” anlayışı olarak tanımladı. Berlin’in İsrail’in güvenliğini Avrupa dış politikasının merkezine yerleştirdiğini savunan profesör, bunun Filistin meselesinde tarafsız bir yaklaşım geliştirilmesini imkânsız hale getirdiğini söyledi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Potsdam Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Jürgen Mackert, Almanya’nın İsrail politikalarına yönelik dikkat çeken bir analiz yayımladı. Mackert, Berlin yönetiminin uzun süredir kullandığı “yapıcı diyalog” söyleminin gerçekte diplomatik bir çözüm arayışını değil, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki askeri operasyonlarına verilen siyasi desteği meşrulaştırma çabasını temsil ettiğini savundu.

Profesörün açıklamaları, Almanya’nın İspanya, İrlanda ve Slovenya’nın İsrail ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret anlaşmasının askıya alınmasına yönelik girişimini engellemesinin ardından geldi. Söz konusu girişim, İsrail’in Gazze’deki operasyonları ve Batı Şeria’daki insan hakları ihlalleri nedeniyle gündeme taşınmıştı. Ancak Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu girişimi “uygunsuz” olarak nitelendirerek İsrail ile “eleştirel ve yapıcı bir diyalog” sürdürülmesi gerektiğini söylemişti.

“Almanya ile İsrail arasında görüş ayrılığı yok”

Mackert’e göre Berlin’in “yapıcı diyalog” söylemi gerçekte samimi bir diplomatik süreç anlamına gelmiyor. Profesör, Almanya ile İsrail arasında Gazze savaşı, Batı Şeria’daki yerleşim politikaları, Lübnan’daki saldırılar ve İran’a yönelik operasyonlar konusunda ciddi bir görüş ayrılığı bulunmadığını öne sürdü.

Mackert, “Yapıcı diyalog normal şartlarda farklı görüşlere sahip tarafların ortak zemin aramasını ifade eder. Ancak Almanya ile İsrail arasında bu konuda çözülmesi gereken bir fikir ayrılığı yok. Berlin yönetimi Tel Aviv’in attığı adımların büyük bölümünü zaten destekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“İsrail’e baskı yapmak yerine zaman kazandırılıyor”

Profesör Mackert, Almanya’nın İsrail’e yönelik herhangi bir yaptırım veya baskı mekanizmasını devreye sokmak yerine, diplomatik söylemlerle süreci yönetmeye çalıştığını belirtti. Ona göre “yapıcı diyalog” ifadesi, Almanya’nın İsrail’e karşı somut adım atmamasını meşrulaştıran siyasi bir araç haline geldi.

Mackert yazısında, Almanya’nın tarihsel sorumluluk söylemini de eleştirerek bunun İsrail’e koşulsuz destek sağlamak için kullanıldığını savundu. Berlin’in Gazze’de yaşananlara rağmen İsrail’e askeri, siyasi ve diplomatik desteğini sürdürdüğünü belirten profesör, bu durumun Avrupa kamuoyunda giderek daha fazla sorgulandığını ifade etti.

“İsrail Önce” politikası eleştirisi

Mackert, Almanya’nın dış politika yaklaşımını “İsrail Önce” anlayışı olarak tanımladı. Berlin’in İsrail’in güvenliğini Avrupa dış politikasının merkezine yerleştirdiğini savunan profesör, bunun Filistin meselesinde tarafsız bir yaklaşım geliştirilmesini imkânsız hale getirdiğini söyledi.

Profesöre göre Almanya, Gazze’deki yıkım ve sivil kayıplar karşısında etkili bir tutum geliştirmek yerine diplomatik söylemlerle süreci yönetmeye çalışıyor. Mackert, “Yapıcı diyalog” çağrılarının fiiliyatta İsrail’e yeni hareket alanları açtığını ve mevcut politikaların devamına hizmet ettiğini ileri sürdü.

Jürgen Mackert kimdir?

Jürgen Mackert, Potsdam Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olarak görev yapıyor. Daha önce Humboldt Üniversitesi Berlin ve Erfurt Üniversitesi’nde de akademik çalışmalar yürüten Mackert’in özellikle toplumsal dışlanma, sömürgecilik, yerleşimci kolonyalizm ve modern devlet teorileri üzerine yayımlanmış çok sayıda akademik çalışması bulunuyor.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA