Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Kafkasya’da Ekonomik İlişkiler, Ulaşım ve Enerji Güvenliği Oturumu
Stratejik Düşünce Enstitüsü ve TİKA işbirliğinde gerçekleştirilen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde, Oturum Başkanlığını SDE Ekonomi ve Finans Koordinatörü Prof. Dr. Abuzer Pınar’ın yaptığı Kafkasya’da Ekonomik İlişkiler, Ulaşım ve Enerji Güvenliği Oturumu Gerçekleştirildi.
02 Haziran 2022 12:01

Stratejik Düşünce Enstitüsü ve TİKA işbirliğinde gerçekleştirilen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde Kafkasya’da Ekonomik İlişkiler, Ulaşım ve Enerji Güvenliği Oturumu Gerçekleştirildi. Oturum Başkanlığını SDE Ekonomi ve Finans Koordinatörü Prof. Dr. Abuzer Pınar’ın yaptığı oturumda konuşmacılar arasında, Singapur Ankara Büyükelçisi Jonathan Tow, ASBÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, T.C. Ticaret Bakanlığı'ndan Enes Malik Çetinbey, T.C. Ulaştırma Bakanlığı’ndan Bülent Süloğlu ve İran Araştırmaları Merkezi(İRAM)’dan Kenan Aslanlı vardı.

Konuşmacılardan Singapur Ankara Büyükelçisi Jonothan Tow, “ Singapur’un Bölge Hakkında Değerlendirmesi” konulu bir konuşma yaptı. Singapur’un batı ve doğu arasında bir petrol koridoru görevi gördüğünü ifade eden Tow, “Singapur’un petrol üretimi olmamasının yanı sıra, dünyada deniz ulaşımı ile sağlanan petrolün çeyreği Singapur’dan geçmektedir. Petro-kimya sektörünün yok olma süreci üzerine yeni bir hayati soru doğmuştur. Bu soru; ‘Yeni petrol nedir?’ sorusudur.  Bu sorunun cevaplanması için Singapur tecrübelerinin Kafkas bölgelerinde de uygulanabilirliği tartışılmalıdır.” Dedi.  Tow, ayrıca Singapur gibi küçük bir ülkenin petro-kimya sektöründe gerçekleştirdiği önemin yanında, sonrasında ne olacağını düşünmek gerektiğini belirtti.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Levent Aydın ise “Güney Kafkasysa Koridorunun Gücü: Enerji Güvenliğine Ekonomik İşbirliklerinin Geliştirilmesi” adlı bir konuşma yaptı.  Buradaki kaynakların yanında, bölgenin bir enerji koridoru olduğunu unutmamak gerektiğini ve Güney Kafkasya bölgesinde istenilen bölgesel entegrasyonun sağlanamadığını belirtti ve şöyle söyledi: “ Hazar denizine kıyısı olan Azerbaycan’ın bölgedeki diğer ülkelere göre (Ermenistan, Gürcistan) daha zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olması bakımından başka ülkelere herhangi bir bağımlılık hissetmemektedir. Gürcistan enerji güvenliği açısında AB’ye entegre olma sürecinde kendini bulmuştur. Azerbaycan ise Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı örneğinden göreceğimiz gibi enerji sektöründe ihtiyaç duymadan ziyade dağıtıcı görevini sağlamaktadır.”

T.C. Ticaret Bakanlığı'ndan Enes Malik Çetinbey de, Rusya’ya Uygulanan Enerji Yaptırımları Sertleşirken: Enerji İthalatçısı Ülkelerin Durumları  Başlıklı bir konuşma yaptı. Çetinbey, Güney Kafkasya’nın Hidro-Karbon kaynakları açısında büyük önem arz ettiğini ifade etti ve Türkiye Azerbaycan arasındaki yatırımlara değinip şöyle söyledi:  “Türkiye’nin bölgede Azerbaycan’a 12 milyar dolarlık, Azerbaycan’dan Türkiye’ye ise 19 milyar dolarlık bir yatırım görülmektedir.” Gürcistan-Türkiye arasında ise bütün ürünleri kapsayan bir ticaret antlaşması olduğunu belirtti.

T.C. Ulaştırma Bakanlığı’ndan Bülent Süloğlu ise “Ulaştırma Koridorlarının Kafkasya’nın Geleceğine Etkileri” adlı bir konuşma yaptı. Süloğlu, pandemi süreci boyunca bu koridorlardan en çok demiryolu taşımacılığından yararlanıldığından bahsetti ve Orta koridordaki talep artışının sebebinin ise  Rusya-Ukrayna savaşından dolayı Kuzey Koridoru için sigorta şirketlerinin fiyat arttırmasıdır.” Dedi.

İran Araştırmaları Merkezi’nden Kenan Aslanlı ise “Kafkasya’da Bölgesel Enerji Rekabeti ve İşbirliği Eğilimleri” adlı bir konuşma gerçekleştirdi.  Bölge hakkında değerlendirmelerde bulunan Aslanlı, “Azerbaycan’ın 30 yıldır gerçekleştirdiği enerji üretimi çabaları, İran’ın sismik gemi çalışmasını engellemesi ve hava sahası ihlalleri ile baltalanmaktadır.” Dedi.  Kenan, Ermenistan’ın doğal gaz kullanımının %85’ini Rusya’dan, %15’ini İran’dan aldığını ve bunun yanı sıra nükleer enerji gereksinimlerinin %100’ünü Rusya’dan karşıladığını söyledi.