Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Jeopolitik Gündem: Çin’in Pasifik Okyanusunda Solomon Adaları ile Güvenlik Paktı İmzalamasının Anlamı

Bu yazı 22/04/2022 tarihinde yayınlanmıştır.

 *Doç. Dr. Güray ALPAR-SDE Başkanı

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Vınbin’in, 19 Nisan 2022 tarihinde Çin ve Solomon Adaları arasında güvenlik alanında işbirliğine yönelik hükümetler arası çerçeve anlaşmasına imza attığını açıklaması bir anda herkesi şaşırttı. Aslında bu anlaşmaya dair taslak belge 24 Mart 2022 tarihinde kamuoyuna yansımıştı. Bunun ardından açıklamaların ve tepkilerin birbiri ardına gelmesi de bir anlamda bu bölge ve çevresine yönelik son yıllarda artan jeopolitik girişimlerin bir sonucuydu.

Bölgedeki Jeopolitik Gündem

ABD, 2019 yılında Çin’i en büyük düşman olarak tanımladığı ilk “Hint-Pasifik Strateji Belgesi”ni yayınlamıştı (Indo-Pasific- Strategy-Report-June-2019). Asya’nın NATO’su olarak nitelendirilen ve Japonya, Hindistan, Avustralya ve ABD arasında kurulan QUAD organizasyonunun da gerek açıklamaları gerekse gerçekleştirdiği askeri tatbikatları itibarıyla Çin’e karşı oluşturulduğu açıkça belliydi. Nihayet, 2022 yılı şubat ayında Başkan Biden döneminde yenilenen “ABD Hint-Pasifik Strateji Belgesi”nin giriş sözünde (Indo-Pacific Strategy of the United States, The White House, 11 February 2022) Biden’ın, 24 Eylül 2021 tarihinde QUAD Liderler Zirvesinde söylediği “Hepimizin ve dünyanın geleceği Hint Pasifik bölgesinde şekillenmektedir” sözünü de hatırlamak gerekir.

Solomon Adaları ve Konumu

Okyanusya bölgesinde, Papua Yeni Gine’nin doğusunda; 6’sı büyük, 20’si orta büyüklükte olmak üzere 1000’e yakın adadan meydana gelen 700 bin civarındaki nüfusuyla, Solomon Adaları’nın yüzölçümü 28 bin km2 olup bu alan bitişik sularla birlikte 1,350 milyon km2’ye ulaşmaktadır. Covid 19 vakasının hemen hemen hiç rastlanılmadığı ülkenin 2020 yılı itibarıyla kişi başına düşen geliri, civarındaki ada ülkelerine nazaran daha düşük olup yıllık 1843 dolar civarındadır. Burada özellikle bahsedilmesi gereken husus ise Solomon Adaları’nın Avustralya kıyılarına mesafesinin 2000 km’den daha kısa olmasıdır.

Tarihçe

İlk defa İspanyollar tarafında 1568 yılında keşfedilen Solomon Adaları’nın en büyük adası, üzerinde bugünkü başkenti Honiara’nın (Günümüzde 50 bine yakın nüfusu ile ülkenin en büyük şehridir) da bulunduğu Guedalcanal Adası olup, Guedalcanal ismi İspanya’daki o dönemdeki Endülüs’ün Sevilla kentindeki “Guadalcanal” köyünden esinlenerek verilmiştir. Ada yerlileri sömürgeci güçlere o tarihten itibaren sürekli olarak direnmişlerdir. Kısa bir süre Almanya’nın kontrolündeki Solomon Adaları 1893 yılından itibaren İngiliz himayesine girmiştir (Lawrence, 2014: 169).

1. Dünya Savaşında Solomon Adaları

Solomon Adaları II. Dünya Savaşı başlarında Japonlar tarafından kolayca ele geçirilmiştir (Miler, 1948: 3). Bu adalar Japonlar’ın 3. Ana Savunma Hattının bulunduğu önemli bir bölgede yer almaktaydı ve bu tarihten itibaren Japonlar, Avustralya limanlarını etki altına almaya başlamışlardı. Ancak Pearl Harbor saldırısından altı ay sonra, Japon şifrelerini çözen ABD’nin, stratejik önemdeki Midway Adası (Japonya’ya yaklaşık 4100, ABD’ye 4200 km uzaklıkta) yakınlarındaki Deniz Muharebelerini (04-07 Haziran 1942) kazanmasından sonra (Bu savaş her ne kadar donanmalar arasında yapılmış gibi görülse de aslında savaşın sonucunu her iki tarafın uçakları arasındaki hava savaşları belirlemiş ve bu savaştan sonra Japonların Pasifikteki hava hakimiyeti sona ermiştir) bir sonraki hatta yer alan Solomon Adaları, Japonya ve ABD arasında şiddetli muharebelere sahne olmuş ve ABD donanması Guadalcanal üzerine yoğunlaşarak (Frank, 1992) gemilerden yapılan topçu atışları, yerlilerin yol göstermesi ve hava kuvvetlerinin desteği ile Japonların Guadalcanal mevzilerini ele geçirmeyi (07 Ağustos 1942- 09 Şubat 1943)  başarmışlardır (Miler, 1948: 306).

Stratejik açıdan Guadalcanal Adasında bir hava üssüne sahip olmak, ABD ile Avustralya arasındaki deniz iletişim hatlarının kontrolü için çok büyük öneme sahipti. Bu savaşta her iki tarafın da gemi kaybı fazlaydı. Ancak Japonların 20 binden fazla asker kaybına karşılık Amerikan kayıpları bunun 10 katından daha düşüktü. Ancak Japonlar için asıl yerine konulamayacak kayıp, deniz kuvvetleri pilotlarının kaybedilmesiydi. Bir bakıma burada yapılan savaşlar Pasifik mücadelesinde bir dönüm noktası olmuş ve böylelikle Amerikan kuvvetleri bir sonraki hattaki Iwo Jima ve Okinawa Muharebeleri ile Japon Anakarasına etki etme imkânını elde etmişlerdi.

Solomon Adaları’nda Sonraki Gelişmeler

Bu adalar üzerinde İngiliz Himayesi 1975 yılında sona ermiş ertesi yıl ise adalar kendisini yönetme hakkı kazanmış, 1978 yılında ise bağımsız bir ülke haline gelmiştir. Ülkede mevcut 120 adet dil grubundan 70’i aktif olarak kullanılmakta olup (Rennellese işaret dili ile Oroha, Tanema, Tanibili, Riirio, Vano ve Lavono gibi dillerin soyu tükenmek üzeredir) yaygın dil (Yaklaşık %85) Malanezyaca’dır. Resmi dil olan İngilizce ise çok az kişi (Yaklaşık %2) tarafından bilinmektedir. Okullaşma oranı %60’tır.

Dünyanın en az ziyaret edilen ülkesi olan Solomon Adaları, her bölgede bir merkez şehrin bulunduğu 10 ayrı idari bölgeye ayrılmış durumdadır.

Solomon Adaları İngiliz Milletler Topluluğu üyesi bir ülke olup Kraliçe tarafından bir genel valiyle temsil edilmektedir.

Ülke 1999 yılında etnik çatışmalara ve 2000 yılında darbeye sahne olmuştur. Sivil karışıklık Avustralya ve Yeni Zelanda’dan gelen kuvvetlerle sona erdirilmiş ve anlaşma sağlanmıştır. Ancak sonraki yıllarda da karışıklıklar devam etmiş, Avustralya liderliğindeki yardım misyonu ise 2017 yılında faaliyetlerini sonlandırmıştır.

Anlaşmaya Tepkiler

Çin ile Solomon Adaları arasında askeri işbirliğini de içeren bir güvenlik anlaşmasının imzalanması, ABD, Avustralya ve İngiltere arasında, nükleer denizaltı teknolojisinin geliştirilmesi ve üretilmesini içeren AUKUS anlaşmasına misilleme olarak Çin’in bölgede stratejik bir zemin kazanma çabası olarak değerlendiriliyor.

Çin ve Solomon Adaları arasındaki yeni güvenlik anlaşmasının, 24 Mart 2022 tarihinde Solomon Adaları muhalefeti tarafından kamuoyuna sızdırılmasından sonra Avustralya başta olmak üzere ABD ve Yeni Zelanda bu anlaşmanın imzalanmaması için harekete geçti. Onlara göre anlaşma bölgedeki güvenlik ortamına zarar veriyor. Hatta Mikronezya Devlet Başkanı Panuelo bile bu anlaşmaya “bölgenin gelecekte büyük güçlerin çatışma alanı olabileceği” gerekçesi ile karşı çıkmış ve Solomon Adaları başbakanına bir mektup göndermiştir.

Güney Çin Denizinde ABD ve Çin Güç Mücadelesi

Bir anlamda belge Hint-Pasifik’teki ABD ve Çin arasındaki mücadelenin başka bir safhasına işaret ediyor.

Belge, Çin savaş gemilerinin Solomon Adaları limanlarına demirleyebileceği, kısa süre bekleyebileceği, lojistik ikmalini bu limanlardan yapabileceğini de içeriyor. Buna ilave olarak Solomon Adalarındaki sosyal düzeni ve mülkiyeti korumak için Çin’den askeri personel, zırhlı polis ve askeri güç talep edilebileceği konuları da var. Çin ayrıca insani yardım ve doğal afetler konusunda Solomon Adaları’nın kapasitesini artırmayı da üsleniyor.

Görünüşte barışçıl amaçlarla da olsa, yorumcular bu anlaşmanın Çin yönetimine, kendi vatandaşlarını ve yürüttüğü projeleri korumak için askeri güç kullanımının önünü açabileceği ve Pasifik bölgesinde Çin’e kritik üs desteği sağlayabileceği değerlendirmesini yapıyor.

Hem Pekin yönetimine hem de Solomon Adaları’na, anlaşma konusunda endişelerini ileten ülkeler, Solomon Adaları Başbakanı Sogavare’den söz konusu anlaşmaya imza atmamasını istediler. Anlaşmaya karşı çıkan ülkeler, anlaşmayla Çin’in savaş gemilerinin Solomon Adaları limanlarını kullanacağını, adalarda donanması için üsler kuracağını ve lojistik desteğini buralardan sağlayacağını iddia ediyorlar.

Solomon Adaları Başbakanı Sogovare ise güvenlik anlaşmasının Çin veya başka herhangi bir devlete Solomon Adaları’nda üs kurma hakkı tanımadığını söylüyor ve bölgesel güvenliğe herhangi bir zarar gelmeyeceğinin ve bölgesel barış ve işbirliğini bozmayacağının sözünü veriyor.

Sogovare’ye göre anlaşma, herhangi bir ülke ve ittifaka karşı değil ve daha çok Solomon Adaları’nın kendi iç güvenlik durumlarına ve geçtiğimiz yıl kasım ayındaki protestolarda zarar gören altyapının korunmasına yönelik.

Solomon Adalarındaki Muhalefetin Tepkisi

Solomon Adaları Parlamenter ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Kenilorea, zaten ülke halkının belirli bir bölümünün Çinlilere şiddetle karşı olduğunu ve ülke içinden ve dışından yoğun itirazlara rağmen Çin ile yapılan anlaşmanın ülkedeki gerilimi daha da artıracağını açıklayarak, anlaşmanın şeffaf ve halka açık olması gerektiğini vurgulamıştır.

Avustralya’nın Tepkisi

Anlaşmanın ardından Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne, her ne kadar Soloman Adalarının kendi güvenliği için karar alma haklarına saygı duysalar da Çin ile Solomon Adaları arasında imzalanan güvenlik işbirliği anlaşmasıyla derin bir hayal kırıklığına uğradıklarını ve Pekin yönetimi ile imzalanan şeffaflıktan uzak bu anlaşmanın bölgenin istikrarını bozacağını açıkladı. Ülkedeki ana muhalefet yetkilileri ise Avustralya’ya yaklaşık 2 bin km uzaklıktaki Solomon Adaları’nın Çin ile imzaladığı anlaşmanın bölgeyi daha az güvenli hale getirdiğini belirterek, Başbakan Morrison’un Pasifik politikalarını eleştirmişler hükümetin izlediği politikaları geç kalmış ve II. Dünya Savaşından sonra en kötü Pasifik politikası olarak nitelendirmişlerdir. Muhalefete göre Avustralya’nın karşı karşıya olduğu stratejik koşullarda, artık bölge daha az güvenli ve genel savaştan sonraki en riskli ve belirsiz ortamı oluşturuyor. Avustralya Başbakanı ise kendisinin güvenlik anlaşması imzalanacağını bildiği halde geç kaldığı suçlamalarını kabul etmeyerek, izlenen diplomasinin doğru olduğunu savunuyor. Ona göre şimdiye kadar olduğu gibi Pasifik’e Avustralya’nın bir uzantısı gibi bakmak oldukça yanlış ve bu hassasiyetin anlaşılması gerekiyor. Yani konuyla ilgili olarak Solomon Adaları’na emredici davranmak uygun değil.

ABD’nin Tepkisi

Anlaşma daha imzalanmadan Avustralya’ya yaptığı bir ziyarette konuyla ilgili olarak açıklama yapan ve anlaşmanın Çin’in bölgedeki nüfusunu genişletme arzusunu yansıttığını öne süren ABD Deniz Piyadeleri Komutanı General Berker, anlaşmanın nasıl gerçekleştiği ve ülkeler için sonuçlarının neler olacağı konusunda endişelerini dile getirerek, Solomon Adaları yönetimine seslenmiş ve “ileride pişmanlık duyabilirsiniz” demiştir.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Price ise yaptığı açıklamada, “İmzalanan Güvenlik Anlaşmasının geniş doğası, Çin askeri polis güçlerinin Solomon Adaları’na konuşlanmasının önünü açıyor” demiştir. Ona göre bu anlaşmanın imzalanması, Solomon Adalarındaki istikrarsızlığı artıracak ve Pasifik bölgesinde başka örnekler için emsal oluşturacak.

Solomon Adaları’nda Çinlilere Karşı Tepkiler

Solomon Adaları yönetimi, 16 Eylül 2019 tarihinde Tayvan Hükümeti ile ilişkilerini keserek Çin Halk Cumhuriyeti hükümetini Çin'in temsilcisi olarak tanımış ve Çin Halk Cumhuriyeti ile resmi ilişki kurma kararı almıştı. Ancak hükümetin Çin ile yakınlaşması ülkede kitlesel protestolara neden olmakta gecikmedi.

2021 yılı kasım ayında Solomon Adaları’nın başkentinde sokaklara çıkan göstericiler (Nüfusun yoğun olduğu Malaita adasından da göstericiler gelmiştir) hükümetin Çin yönetimi ile diplomatik ilişkileri başlatmasına, Çin tarafından söz verilen ekonomik yardım ve yatırımların yapılmadığına ve gelen fonlarla yolsuzluk yapıldığına tepki göstererek meclis binasını basmış, Başbakanı devirme girişiminde bulunmuş ve Çinlilere ait işyerlerini ateşe vermiştir. Polisle çatışan göstericilere karşı ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanmış ve olayların büyümesi üzerine Avustralya’dan, iki ülke arasındaki güvenlik anlaşması gereği polis gücü istenilmiştir.

Çin Yönetiminin Tutumu

Çin dışişleri bakanlığı sözcüsü Wenbin, imzanın ne zaman ve nerede gerçekleştiğinden bahsetmeden verdiği demeçte, “Çin ve Solomon Adaları dışişleri bakanları güvenlik işbirliği çerçeve anlaşmasını resmen imzaladılar” demiştir.

Çin yönetimi yaptığı açıklamalarla bu güvenlik çerçeve anlaşmasının iki bağımsız eşit devlet arasında imzalanan açık ve şeffaf bir mutabakat olarak herhangi bir üçüncü tarafı hedef almadığını, anlaşmanın mevcut ikili ve çok taraflı güvenlik işbirliği mekanizmalarına paralel ve uyumlu olduğunu iddia ediyor.

Çin yönetimine göre Batılı güçler anlaşmayı kasıtlı olarak abartarak gerilimi tırmandırıyor ve Ada ülkelerinin Çin’in bu işbirliğine müdahalesi ve engelleme çalışmaları başarısız olmaya mahkûm.

Sonuç olarak, Çin’in Solomon Adaları ile imzaladığı ve çoğu kimsenin dikkatini pek çekmeyen bu anlaşma ile Hint-Pasifik mücadelesinin yeni bir safhaya geçtiği görülüyor ve bölge ülkeleri tehlikeyi artık çok yakınlarında hissediyor. Bu anlamda gelişmeleri de daha başından iyi takip etmek gerekiyor. Hint-Pasifik Strateji Belgeleri birbiri ardına yayınlanırken bölgede dengeler yeniden oluşuyor ve bu bölge ve civarında güç mücadelelerinin giderek daha da artacağına dair emareler veriyor.

 

Kaynakça:

Lawrence, David Russell. (1914). The Naturalist and His Beaitifu Islands: Charles Morris Woodford in the Western Pasific, ANU Press: Canberra, Avustralia.

Indo-Pacific Strategy of the United States, Washington, DC: The White House, 11 February 2022.

Indo-Pasific- Strategy-Report-June-2019.

Miler, Jr. John. (1948). Us. Army in World War II, The War in The Pasific, Guadalcanal: 

The first Offensive: Washington.

Frank, B. Richard. (1992). Guadalcanal, Penguin Books.