Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), dünya genelinde zorla yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık dörtte üçünün iklim kaynaklı tehlikelere yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerde yaşadığını bildirdi. Cuma günü yayımlanan rapora göre, yaklaşık 90 milyon mülteci ve diğer yerinden edilmiş kişi, ısınan gezegenin beraberinde getirdiği ciddi iklim riskleriyle karşı karşıya.
Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde yayımlanan raporda, kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların yerinden edilmiş insanların yaşamlarını yeniden kurma ve kalıcı çözümlere ulaşma imkanlarını giderek zorlaştırdığı belirtildi.
UNHCR Operasyonlardan Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Anton Leis Garcia, mültecilerin karşı karşıya kaldığı durumu “çifte adaletsizlik” olarak nitelendirdi.
Garcia, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Mülteciler çifte bir adaletsizlikle karşı karşıya. Kendi neden olmadıkları çatışmalardan kaçmak zorunda kalıyorlar; şimdi ise en az katkıda bulundukları iklim krizinin ön saflarında yer alıyorlar.”
Geri dönen mülteciler iklim riskleriyle karşılaşıyor
UNHCR, çatışma, şiddet ve zulüm nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanların, ağır kuraklıkların, ölümcül sellerin ve aşırı sıcaklıkların yaşandığı bölgelere sığındığını belirtti.
Rapora göre, bu yılın ilk yarısında ülkelerine geri dönen mültecilerin üçte ikisinden fazlası, iklim tehlikelerine karşı yüksek düzeyde kırılgan olan ülkelere geri döndü.
Yaklaşık dört milyon yerinden edilmiş kişinin yakın zamanda geri döndüğü Suriye’de, azalan yer altı su kaynakları ve iklim kaynaklı olumsuzluklar toparlanma sürecini tehdit ediyor. Geçen mayıs ayında Fırat Nehri boyunca meydana gelen sellerin evlere zarar verdiği ve binlerce insanın yeniden yerinden edilmesine neden olduğu bildirildi.
Afrika’daki mülteci yerleşimleri aşırı sıcaklık tehdidi altında
Raporda, aşırı sıcaklıkların mülteci yerleşimleri açısından giderek büyüyen bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. UNHCR, 2050 yılına kadar Sahra Altı Afrika’daki mülteci yerleşimlerinin üçte birinin yılda 100 veya daha fazla gün tehlikeli sıcaklıklara maruz kalabileceği uyarısında bulundu.
Hava koşullarıyla bağlantılı afetlerin ülkeler içinde de kitlesel yerinden edilmelere yol açtığı belirtildi. UNHCR’ye göre, son on yılda dünya genelinde hava olayları kaynaklı afetler nedeniyle 255 milyondan fazla ülke içi yerinden edilme yaşandı. Bu sayı, günde yaklaşık 70 bin yerinden edilme anlamına geliyor.
El Niño üç milyon kişiyi yerinden edebilir
Bu yıl olağanüstü güçlü seyreden El Niño olayının, yeni yerinden edilmelere neden olabileceği değerlendiriliyor. Doğu Afrika’ya ilişkin tahminler, El Niño ile bağlantılı şiddetli sellerin 2026 yılının sonuna kadar Somali, Kenya, Güney Sudan ve Uganda’da üç milyona kadar insanı yerinden edebileceğine işaret ediyor.
Garcia, iklim değişikliğinin milyonlarca insan için artık uzak bir tehdit olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Milyonlarca insan için iklim değişikliği uzak bir tehdit değil. Barınakları yok ediyor, geçim kaynaklarını zayıflatıyor ve hayatlarını yeniden kurma umutlarını tehlikeye atıyor.”
Küresel iklim finansmanının yüzde 10’u kırılgan ülkelere ayrılıyor
UNHCR, küresel iklim finansmanının yalnızca yüzde 10’unun, çok sayıda iklim riskine maruz kalmış yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapan kırılgan ve çatışmalardan etkilenen ülkelere ulaştığını açıkladı.
Kurum, COP31 kapsamında hükümetlere ve iklim finansmanı kuruluşlarına, mültecilerin ve diğer yerinden edilmiş toplulukların ulusal iklim planlarına ve finansman mekanizmalarına dahil edilmesi çağrısında bulunacak.
Garcia, küresel iklim mücadelesinde yerinden edilmiş insanların geride bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Zaten çok şey kaybetmiş olanların küresel iklim eyleminde geride bırakılmasına izin veremeyiz.”