ABD merkezli yapay zekâ şirketi Anthropic'in geliştirdiği "Mythos" adlı gelişmiş yapay zekâ modeli, ABD hükümetine ait gizli bilgisayar sistemlerinde gerçekleştirilen güvenlik testlerinde saatler içerisinde kritik güvenlik açıkları tespit etti.
Associated Press'e konuşan ABD'li bir yetkiliye göre, Anthropic ile Amerikan istihbarat kurumlarının iş birliğinde yürütülen ve "Project Glasswing" adı verilen program kapsamında gerçekleştirilen testlerde Mythos modeli, yüksek güvenlikli sistemlerdeki zafiyetleri insan uzmanlardan çok daha kısa sürede belirledi. Yetkililer, yapay zekânın söz konusu açıkları yalnızca tespit ettiğini, herhangi bir sisteme sızma ya da açığı istismar etme girişiminde bulunmadığını vurguladı.
ABD Senatosu'nda düzenlenen bir oturumda konuşan Senatör Mark Warner, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve ABD Siber Komutanlığı yetkililerinin değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Mythos'un bazı gizli sistemlerdeki zayıflıkları "saatler içinde" ortaya çıkardığını söyledi. Açıklama, yapay zekânın siber güvenlik alanındaki kapasitesine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmiş yapay zekâ modellerinin güvenlik açıklarını bulma süresini önemli ölçüde kısalttığını belirtirken, aynı teknolojinin kötü niyetli aktörlerin eline geçmesi halinde siber saldırıların daha karmaşık ve etkili hale gelebileceği uyarısında bulunuluyor. ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın oluşturduğu "Beş Göz" istihbarat ittifakı da kısa süre önce yayımladığı ortak değerlendirmede, yapay zekâ kaynaklı siber tehditlerin "yıllar değil, aylar içinde" ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmişti.
Anthropic'in siber güvenlik alanına yönelik geliştirdiği Mythos modeli daha önce de çeşitli yazılım ve kriptografi sistemlerinde kritik güvenlik açıkları bulmasıyla gündeme gelmişti. Şirket, modelin kontrollü ortamlarda kullanıldığını ve amacın savunma amaçlı güvenlik araştırmalarını desteklemek olduğunu belirtiyor.
Mythos'un ABD'nin en hassas sistemlerinde kısa sürede güvenlik açıkları tespit etmesi, yapay zekânın ulusal güvenlik alanındaki rolüne ilişkin tartışmaları derinleştirirken, hükümetler ve teknoloji şirketleri arasındaki iş birliğinin önemini de bir kez daha ortaya koydu.
Diğer İçerikler