Middle East Eye’da yayımlanan analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Yahudi yeni yılı Roş Aşana öncesinde Beyaz Saray’da bir grup Haredi Yahudi liderle gerçekleştirdiği dikkat çekici görüşmenin perde arkası ele alındı.
Analize göre heyette, kendi cemaatleri dışında özellikle Siyonizm karşıtı görüşleriyle tanınan bazı Ortodoks Yahudi liderler de bulunuyordu. New York ve New Jersey’den Washington’a gelen hahamlar, Trump tarafından Oval Ofis’te kabul edildi.
Yayımlanan analizde, sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların görüşmenin Amerikan yönetimlerinin dini bayramlar öncesinde gerçekleştirdiği olağan kabullerden daha kapsamlı olduğunu gösterdiği belirtildi. Hahamların Trump’ın karşısında, Resolute Desk’in hemen önünde oturduğu görüşmede Trump’ın damadı Jared Kushner da hazır bulundu.
Heyet ayrıca ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve New York’tan Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Lawler ile bir araya geldi.
Görüşmenin Öne Çıkan İsmi Aaron Teitelbaum
Middle East Eye’ın analizine göre toplantının en dikkat çekici katılımcılarından biri, Ortodoks Siyonizm karşıtı çevrelerin önde gelen isimlerinden Satmar Rebbesi Aaron Teitelbaum’du.
Teitelbaum, New York’taki Kiryas Joel merkezli ultra-muhafazakâr Satmar dini cemaatinin liderlerinden biri ve yaklaşık 100 bin kişilik bir topluluğu temsil ediyor.
Analizde, görüşmeden yayımlanan fotoğraflarda Teitelbaum’un doğrudan Trump’ın karşısında oturduğu ve hazırladığı belirtilen bir mektubu okuduğunun görüldüğü aktarıldı.
Middle East Eye’a konuşan İsrailli-Amerikalı yazar ve aktivist Miko Peled de Teitelbaum’un toplantıdaki ağırlığına dikkat çekerek, Satmar Rebbesi’nin görüşmedeki “en önemli dini lider” olduğunu düşündüğünü söyledi.
Satmar’ın Siyonizm Karşıtlığı Daha “Dikkatli”
Analizde, Satmar cemaatinin Siyonizm karşıtı yaklaşımının diğer bazı Ortodoks Yahudi gruplardan farklı olduğuna da dikkat çekildi.
İsrail hükümetinin politikalarına karşı New York’ta düzenlenen protestolarda sık sık yer alan Neturei Karta International üyesi Haham Yisroel Dovid Weiss, Satmar’ın Siyonizm karşıtı siyasetini kendi grubuna kıyasla “daha nüanslı” ve “daha dikkatli” olarak nitelendirdi.
Weiss, İsrail Devleti’nin tamamen ortadan kaldırılmasını açıkça savunan kişilerle resmi düzeyde görüşmenin siyasi açıdan hassas olduğunu ifade etti.
Analize göre bu durum, Satmar ile daha açık ve sert bir anti-Siyonist çizgi benimseyen Neturei Karta arasındaki yaklaşım farkını da ortaya koyuyor.
Analize Göre Heyetin İki Temel Amacı Vardı
Middle East Eye’a konuşan Miko Peled’e göre heyetin Trump’la görüşmek istemesinin iki temel nedeni bulunuyordu.
Peled, ilk amacın grubun Siyonizme karşı olduğunu ve kendilerinin Siyonist olmadığını açık biçimde Trump yönetimine anlatmak olduğunu söyledi.
İkinci önemli mesele ise İsrail’de Haredi Yahudilerin zorunlu askerlik konusunda yaşadığı krizdi.
Peled, söz konusu cemaatlerde yaklaşık 80 bin genç erkeğin artık İsrail tarafından asker kaçağı olarak değerlendirildiğini belirterek bunun Haredi toplumunda ciddi endişeye neden olduğunu ifade etti.
İsrail’de Haredilerin Zorunlu Askerlik Krizi Büyüyor
Yayımlanan analizde, Haredi Yahudilerin İsrail ordusunda zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutulmasının başlangıçta devletin kuruluş yıllarında sınırlı bir istisna olduğu, ancak zaman içerisinde on binlerce kişiyi kapsayan büyük bir uygulamaya dönüştüğü belirtildi.
Analize göre Haredi gruplar İsrail’de zorunlu askerliğe karşı sık sık protestolar düzenlerken, gösteriler zaman zaman polis müdahalesiyle karşılaşıyor.
Haredilerin İsrail nüfusu içerisindeki payı da giderek artıyor. Analizde aktarılan verilere göre 2009’da İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan Haredilerin oranı günümüzde yüzde 14 civarında.
Bununla birlikte Haredilerin tek tip siyasi veya dini görüşe sahip olmadığı vurgulandı. Bazı gruplar Siyonizme sert biçimde karşı çıkarak İsrail Devleti’nin meşruiyetini reddederken, diğer Haredi gruplar kendi dini ve toplumsal özerkliklerini korumak amacıyla İsrail’deki siyasi koalisyonlarla birlikte hareket ediyor.
İsrail Karşıtı Çevreler Görüşmeyi Memnuniyetle Karşıladı
Analizde, Trump’ın Siyonizm karşıtı görüşlere sahip bazı Ortodoks Yahudi liderlerle görüşmesinin İsrail’i eleştiren çevrelerde dikkat çektiği belirtildi.
Analize göre sosyal medyadaki İsrail karşıtı isimler görüşmeyi olumlu karşıladı. Bunun arkasındaki önemli nedenlerden biri ise ABD’de bazı muhafazakâr çevrelerde Washington’ın İsrail’le ilişkilerinin niteliğine yönelik sorgulamaların artması olarak gösterildi.
Bu nedenle söz konusu çevreler, Siyonizm karşıtı Yahudi liderlerin Trump ve Başkan Yardımcısı Vance gibi Cumhuriyetçi yönetimin en üst düzey isimleriyle doğrudan görüşmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Görüşmenin Zamanlaması Dikkat Çekti
Yapılan çalışmada görüşmenin zamanlamasına da özel önem verildi.
Buluşmanın İsrail seçimlerinden yaklaşık altı hafta, ABD ara seçimlerinden ise sekiz hafta önce gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.
Analizde, Trump’ın her iki siyasi süreç üzerinde de önemli bir etkiye sahip olabileceği değerlendirilirken, görüşmenin yalnızca dini veya ideolojik nedenlerle açıklanamayabileceğine işaret edildi.
Cumhuriyetçilerin Seçim Hesabı mı?
Yayımlanan analizde görüşmenin ABD iç siyasetiyle bağlantılı olabileceğine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
Bunun merkezinde Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Lawler bulunuyor. Lawler’ın temsil ettiği New York 17. Kongre Bölgesi, Satmar cemaatinin önemli merkezlerinden Kiryas Joel’i de kapsıyor.
Analize göre Lawler’ın kasım ayında yeniden seçilebilmek için zorlu bir yarışla karşı karşıya olması, toplantıya katılımını daha dikkat çekici hale getirdi.
Barack Obama döneminde politika danışmanlığı yapan ve daha sonra Kamala Harris’in ekibinde görev alan Jewish Democratic Council of America Başkanı Halie Soifer, Middle East Eye’a yaptığı açıklamada toplantının Cumhuriyetçiler açısından “dar bir siyasi amaca” hizmet ettiğini savundu.
Soifer, Trump’ın Amerikan Yahudilerinin tamamını temsil etmeyen küçük bir Hasidik erkek lider grubunu Beyaz Saray’a davet ettiğini ve seçim açısından kırılgan durumda bulunan Cumhuriyetçi Mike Lawler’ı da görüşmeye dahil ettiğini söyledi.
“Yahudiler Tek Bir Blok Değil”
Analizde Soifer’in, Amerikan Yahudi toplumunun tek tip bir siyasi veya dini yapı olarak değerlendirilmesine karşı çıktığı belirtildi.
Soifer, Biden yönetimi döneminde Yahudi dini bayramları öncesinde gerçekleştirilen Beyaz Saray toplantılarına Ortodoks hahamların yanı sıra farklı Yahudi mezhepleri ve topluluklarından temsilcilerin de katıldığını söyledi.
Bu nedenle Satmar gibi belirli bir Haredi topluluğunun Amerikan Yahudilerinin tamamını temsil ettiği düşüncesine karşı çıktı.
Diğer İçerikler