ABD’deki Kapalı Toplum: Türk YouTuber Ruhi Çenet’in Belgeseli Hasidik Yahudilerin Gizemli Dünyasını Gözler Önüne Serdi

ABD’nin göbeğinde teknolojiye, kadına ve dış dünyaya kapalı bir yaşam: Ruhi Çenet, New York Hasidiklerinin kendi mahkemelerinden özel ambulans ağlarına, haham odaklı hiyerarşilerinden Şabat ritüellerine uzanan gizemli dünyasını belgeledi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Ünlü Türk YouTuber Ruhi Çenet, 1 hafta önce ABD’nin New York kentinde dış dünyaya kapalı bir yaşam sürdüren Hasidik Yahudileri konu alan kapsamlı bir belgesel yayımladı. Topluluğun yaşam tarzını, dini ritüellerini ve sosyal yapılanmasını doğrudan yerinde gözlemleyerek aktaran çalışma, bölgeden yapılan en özgün yapımlardan biri olarak dikkat çekiyor.

New York Ortasında "Özerk" Bir Yaşam

Yaklaşık 100.000 kişilik nüfusa sahip olan bu topluluk, New York'un Brooklyn (Williamsburg ve Crown Heights) bölgesinde adeta özerk bir yapı kurmuş durumda. Shmira adı verilen sivil güvenlik devriyeleri, Hatzalah adını verdikleri özel ambulans ağları ve iç anlaşmazlıkları çözen Bet Din (dini mahkemeler) ile kendi hiyerarşik düzenlerini sürdürüyorlar.

Eski bir haham eşi olan ve topluluktan ayrılan Beatrice Weber’in aktardığına göre, üyelerin aralarındaki hukuki veya kişisel sorunları resmî devlet makamlarından önce hahama bildirmeleri bekleniyor.

Çok çocuklu yapıları nedeniyle devletin sosyal yardım imkânlarından üst düzeyde faydalanan ailelerde; gıda yardımı, çocuk teşvikleri ve sağlık sigortası gibi kamu desteklerinin toplam değeri 10 kişilik bir aile için yıllık 100.000 doları aşabiliyor. Mahallede küresel zincir restoranlar, markalar veya reklam panoları yer almıyor; sakinler yalnızca kendi ürettikleri markaları ve mahalle mağazalarını tercih ediyor. Bunun arkasında ise "Yahudi kardeşimizin yerine niye başka birine hayır verelim ki?" felsefesi duruyor.

İbadet ve İnanç Esasları

Topluluğun ana merkezindeki sinagogda yüzlerce genç, sabahın erken saatlerinden geceye kadar dünyevi içeriklerden arındırılmış bir dini eğitim alıyor. Eğitim tamamen Tevrat, Talmud ve Hasidik felsefesi üzerine kurulu. İbadet sırasında yüzlerini Kudüs’e dönen topluluk üyeleri, Doğu Kudüs'te bulunan Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın yerine Süleyman Mabedi’nin (Üçüncü Tapınak) inşa edilmesi için dua ediyor. Dua esnasında gövdenin öne arkaya sallanması ise ibadete odaklanmanın ve adanmışlığı yanıttığı söyleniyor.

2024 yılında sinagogun altında bulunan tünel/geçit yapısı hakkında konuşan başhaham ise bunun kaçak bir tünelden ziyade iki bina arasındaki duvarın izinsiz kırılarak birleştirilmesi olduğunu idda ediyor.

Cumartesi günleri gözlemlenen Şabat (Sabbath) kısıtlamalarında ise tam bir dünyevi izolasyon yaşanıyor. Şabat günü elektrik düğmesine basmak, araba kullanmak, para veya anahtar taşımak yasak. Elektrik kullanım kısıtlamasını aşmak adına, ışığı açıp kapatmak yerine ampulün önüne kapak çeken özel lambalar veya fırınların "Şabat modu" gibi çözümler geliştirilmiş durumda. Ayrıca dini kurallar gereği etli ve sütlü gıdalar için mutfakta her eşyadan ikişer adet bulunduruluyor; yeni alınan mutfak eşyaları ise kullanılmadan önce ritüel havuzunda (Mikve) veya yağmur suyunda yıkanıyor.

Eski bir haham eşi olan ve 10 çocuk büyüttükten sonra Hasidik topluluğundan ayrılan Beatrice Weber, belgeselde dini kuralların insan hayatının önüne geçebildiği katı uygulamaları çarpıcı bir örnekle anlattı.

Weber, ilk çocuğuna hamileyken ve erken doğum riski taşırken Şabat (Sabbath) gününe denk gelen süreçte yaşadıklarını şöyle aktardı:

"İlk bebeğimi doğururken erken doğum başladı. Eşim ambulans çağırmak ya da hastaneye gitmek yerine dualarına devam etmek için sinagoga gitti. Şabat günü elektronik cihaz kullanmak ve düzeni bozmak yasak olduğu için ambulans çağırmaktan çekindi. Doktora ulaştığımda doktor bana neden bu kadar geciktiğimi söyleyerek bağırdı. Saatlerce yatakta çaresizce bekledim; o gün sırf Şabat kuralları ihlal edilmesin diye bebeğim ölebilirdi."

Giyim Kuşam ve Sosyal Yaşam

Ruhi Çenet’in videosundan da görüldüğü üzere Hasidik Yahudileri, aşırı kapalı bir toplum yapısına sahip. Nitekim sokakta röportaj verilen ve Yahudi olmayan bir mahalle sakininin deyimiyle onlar "dünyadaki en uyanık toplum". Bunun temel sebebi ise kendi içlerinde daima birbirlerini kollamaları ve korumalarıdır. Daha önce bahsettiğimiz, herhangi bir sorunu devlete bildirmeden önce hahama danışma kuralı da bu yaklaşımı açıkça doğrular niteliktedir. Erkekler 13 yaşından itibaren geleneksel siyah palto (kapote), siyah şapka, zülüf (peyot) ve standart model gözlükler takıyor. Gözlük ve kıyafetlerdeki tek tipliliğin toplumsal eşitliği sağlamak amacıyla uygulandığı söyleniyor.

Kadınlar ise sosyal alanda görünür kılınmıyor. Dinen kadının saçı mahrem sayıldığından, evli kadınlar saçlarını kazıtıp dışarıda peruk (sheitel) veya başörtüsü kullanıyor. Kadın ile erkeğin temas etmesi, hatta elden eşya alıp vermesi belirli dönemlerde kesin kurallarla yasaklanmış durumda. Sokaklarda ahlak ve giyim kurallarını hatırlatan tabelalar bulunurken, çocuk oyuncaklarında veya ilanlarda kadın figürlerine yer verilmiyor.

Tevrat’ın "Çoğalın ve yeryüzüne yayılın" emrini esas alan Hasidikler, aile başına ortalama 10-15 çocuk sahibi oluyor. Bu durum, topluluğu dünyada nüfusu en hızlı artan gruplardan biri haline getiriyor ve nüfusları her 20 yılda bir yaklaşık iki katına çıkıyor.

Teknolojiye Karşı Katı Yaklaşım

Hasidik toplumunda akıllı telefon, televizyon ve filtresiz internet kullanımı tamamen yasak. İnternetin ve videoların bağımlılık yaratarak dini yaşama zarar verdiğine inanılıyor. Sokaklarda acil durumlar için özel çağrı butonları yer alırken, kullanılan telefonlar yalnızca arama yapabilen, mesaj özelliği dahi bulunmayan "Kosher" (helal sertifikalı) tuşlu cihazlardan oluşuyor.

Sonuç olarak Ruhi Çenet’in belgeseli, New York’un göbeğinde modern dünyadan izole bir şekilde varlığını sürdüren bu yapının aile düzenini, dini ritüellerini ve kamuyla olan ilişkilerini çarpıcı ayrıntılarla ortaya koyuyor.

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=l6UtZ-u9CyM

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA