Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, ABD’nin petrol ihracatında tarihi bir artışa yol açtı. Nisan ayında ABD'nin günlük petrol ihracatının 5,2 milyon varile çıkarak rekor kırması bekleniyor. Özellikle Körfez petrolüne erişimi kesilen Asyalı alıcıların talebiyle yaşanan bu artış, ABD limanlarına doğru adeta bir tanker filosunun harekete geçmesine neden oldu. Savaş öncesine kıyasla ABD’ye petrol yüklemeye giden tanker sayısının üç katına çıktığı gözlemleniyor.
Bu durum ABD’li enerji şirketlerine büyük kazançlar sağlasa da, ülke içindeki tüketiciler için olumsuz sonuçlar doğuruyor. Artan dış talep nedeniyle ABD içindeki petrol fiyatları yükselirken, bu durum benzin fiyatlarının galon başına 4 doları aşmasına ve enflasyonun artmasına yol açtı. Bu ekonomik tablo, benzin fiyatlarındaki artıştan endişe duyan seçmenler nezdinde Başkan Donald Trump’ın onay oranlarının düşmesine neden oldu.
Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması en çok, enerji ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılayan Çin ve komşularını vurdu. Suudi Arabistan gibi bazı ülkeler, Kızıldeniz üzerinden alternatif hatlarla petrol sevkiyatını sürdürmeye çalışsa da Irak gibi alternatif rotası olmayan ülkeler üretimini ciddi oranda kısmak zorunda kaldı. Ham petrol fiyatlarının varil başına 110 doları aşarak son dört yılın zirvesine çıkması, petrol üreten bazı bölge ülkelerinin kayıplarını bir nebze telafi etse de genel ekonomik zarar büyümeye devam ediyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı bugün açılsa bile bölgedeki petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere dönmesinin aylar, hatta yıllar alabileceği konusunda uyarıyor. Savaş sırasında kapatılan binlerce petrol kuyusunun yeniden açılması, zarar gören altyapının onarılması ve petrol işçilerinin geri getirilmesi ciddi bir zaman gerektiriyor. Özellikle bütçesinin neredeyse tamamı petrol gelirine dayalı olan Irak, üretim kapasitesini eski haline getirme konusunda en büyük zorluğu yaşayan ülke olarak dikkat çekiyor.
Diğer İçerikler