NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarına ilişkin yaptığı açıklamalar İtalya'da siyasi tartışmaları alevlendirdi.
ABD basınına verdiği röportajda Rutte, Avrupa ülkelerinin Washington'a yeterli destek vermediği yönündeki eleştirilere yanıt verirken, "İtalya'daki Amerikan üslerinden 500 ABD uçağı operasyonu desteklemek amacıyla kalktı" ifadelerini kullandı. Rutte ayrıca Avrupa genelinde 4 bin ila 5 bin arasında uçuş gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Açıklamaların ardından İtalya'da muhalefet partileri, Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki hükümeti parlamentoyu ve kamuoyunu yanıltmakla suçladı. Muhalefet temsilcileri, ülkenin İran'a yönelik operasyonlarda ne ölçüde rol aldığının açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Tepkilerin büyümesi üzerine İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto yazılı bir açıklama yaparak Rutte'nin sözlerine itiraz etti. Crosetto, İtalya'nın anayasa, uluslararası anlaşmalar ve parlamentonun belirlediği çerçeve doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, yalnızca teknik ve lojistik nitelikteki faaliyetlere izin verildiğini, doğrudan askeri saldırı veya muharip operasyonlara onay verilmediğini ifade etti.
Savunma Bakanlığı ayrıca Rutte'nin, izin verilen uçuşların niteliğini yanlış yorumladığını savunarak, NATO Genel Sekreteri'nin açıklamalarının "yanıltıcı bir izlenim" oluşturduğunu kaydetti. Roma yönetimi, mevcut anlaşmaların dışındaki taleplerin daha önce de reddedildiğini vurguladı.
Tartışmalar üzerine NATO da konuya ilişkin açıklama yaptı. NATO Sözcülüğü, Rutte'nin sözlerinin İtalya dahil müttefik ülkelerin mevcut üs anlaşmaları çerçevesinde sağladığı lojistik ve teknik desteğe işaret ettiğini belirterek, açıklamaların doğrudan askeri harekâta katılım anlamına gelmediğini ifade etti.
Kriz, son dönemde İran politikası nedeniyle görüş ayrılıkları yaşayan ABD Başkanı Donald Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasındaki gerilimin de yeniden gündeme gelmesine yol açtı. İtalyan basınında yer alan değerlendirmelerde, Rutte'nin açıklamalarının Meloni hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı artırabileceği belirtiliyor.
Diğer İçerikler