Savunma bütçelerini artırmak ve kamuoyu desteğini tazelemek isteyen NATO, stratejik bir hamleyle kamerasını sanat dünyasına çevirdi. The Guardian’ın elde ettiği bilgilere göre NATO yetkilileri; Los Angeles, Brüksel ve Paris’in ardından, İngiltere Yazarlar Birliği (WGGB) üyeleriyle Londra’da "mahrem konuşmalar" serisi altında gizli bir toplantı düzenlemeye hazırlanıyor. Chatham House kuralları (katılımcı kimliklerinin gizli tutulması) çerçevesinde gerçekleştirilen bu toplantıların amacının, "Avrupa'nın değişen güvenlik durumu" anlatısı üzerinden senaristlerin zihnini şekillendirmek olduğu belirtiliyor.
NATO’nun bu girişimi, davet edilen sanatçılar arasında büyük bir rahatsızlığa yol açtı. 2026 İrlanda Film ve Televizyon Ödülleri’nde en iyi film ödülünü alan Christy filminin yazarı Alan O’Gorman, durumu "rezalet" ve "açık bir propaganda" olarak nitelendirdi. O’Gorman, "Artık savunmamızın çöktüğüne dair bir korku iklimi yaratılmaya çalışılıyor. NATO’nun saldırılarından zarar görmüş ülkelerden gelen birçok meslektaşım, sanatın savaşı desteklemek için kullanılmasına şiddetle karşı çıkıyor," dedi.
İngiltere Yazarlar Birliği’ne gönderilen ve sızdırılan e-postalar, bu gizli toplantıların meyvelerini vermeye başladığını da kanıtlıyor. Belgelerde, NATO yetkilileriyle yapılan görüşmelerden esinlenilerek geliştirilen "üç ayrı projenin" halihazırda hazırlık aşamasında olduğu ifade ediliyor. NATO temsilcilerinin senaristlere verdiği mesaj ise oldukça net: "İş birliği, uzlaşma ve dostluk ittifakları üzerine kurulu olduğumuz mesajı bir gelecekteki hikayeye sızsa bile bu bizim için yeterlidir."
İttifakın eğlence dünyasıyla olan flörtü yeni değil. 2024 yılında, aralarında efsanevi dizi Friends’in yürütücü yapımcısı ile Law and Order ve High Potential gibi popüler yapımların yazarlarının da bulunduğu sekiz kişilik bir heyet, Brüksel’deki NATO karargahına davet edilmişti. Dönemin genel sekreteri Jens Stoltenberg ile bir araya gelen bu isimlerin, güvenlik politikaları hakkında "bilgilendirildiği" bildirilmişti. Savunma harcamalarına halk desteği sağlamak isteyen düşünce kuruluşları, hükümetlere "hikaye anlatıcılarıyla" (senaristlerle) iş birliği yapmaları çağrısında bulunuyor.
Sektörün deneyimli isimlerinden yapımcı Faisal A. Qureshi, bu tür "istihbarat brifinglerinin" yaratıcılar için tehlikeli bir cazibesi olduğuna dikkat çekiyor. Qureshi, "Bir otorite tarafından size 'gizli bilgi' verildiğinde, ahlaki gri alanların olduğu ve 'yüce bir amaç' uğruna insan hakları ihlallerinin kabul edilebileceği düşüncesine kapılma riski doğuyor. Sanatçılar bu bilgileri yeterince sorgulamıyor, aksine bu erişime sahip olmayı bir ayrıcalık olarak görüyorlar," uyarısında bulundu.
NATO yetkilileri ise bu görüşmelerin "sektörden gelen ilgi üzerine" yapıldığını savunsa da, sanat dünyasındaki birçok isim bu durumun bağımsız yaratıcılığa vurulmuş bir darbe olduğunu düşünüyor.
Diğer İçerikler