İsrail ve ABD tarafından manipülasyon amacıyla kullanıldığı konusunda yaygın kanaat bulunan Axios haber sitesinin haberine göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MBS), Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki kritik bir geçiş noktasına yaklaşması üzerine, ABD Başkanı Donald Trump'ı perşembe günü iki kez arayarak Husilere yönelik saldırılar düzenlemesini istedi.
Barak Ravid’in haberine göre Axios'a konuşan iki ABD'li yetkili, Trump'ın bu talebi reddettiğini söyledi. ABD'li yetkililer, yönetimin şu aşamada Husilere karşı doğrudan müdahalede bulunma planı olmadığını vurguladı.
Kaynaklar, MBS'ni birkaç saat sonra Trump'ı bir kez daha arayarak Husilere yönelik ABD saldırıları düzenlenmesi emrini vermesini istediğini söyledi. Trump ise bu talebi reddetti ancak bir ABD'li yetkili, yönetimin Suudi Arabistan'a Husiler hakkında istihbarat ve hedefleme verileri sağlayacağını söyledi. Yetkili, yaklaşık 200 ABD askeri personelinin halihazırda Suudi Arabistan'da kinetik olmayan destek sağladığını belirtti.
Öte yandan, kimliği açıklanmayan kaynaklara dayalı özel haberi hazırlayan Barak Ravid’in ilişkileri ve haber yapış tarzı haberin kuşkuyla karşılanmasın neden oldu.
Barak Ravid haberciliği
Barak Ravid, İsrail-ABD ilişkileri, Orta Doğu diplomasisi ve uluslararası müzakereler konularında haber yapan, Axios ve İsrail merkezli Walla! için çalışan tanınmış bir gazetecidir. Gazetecilik öncesinde İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) istihbarat birimi olan Birim 8200'de (Unit 8200) zorunlu askerlik hizmetini tamamlamıştır.
Haberlerinde ağırlıklı olarak İsrailli ve Amerikalı isimsiz yetkililere ("üst düzey bir İsrailli yetkili", "konuya yakın bir ABD'li kaynak") dayanması, sunduğu çerçevenin genellikle tek taraflı (İsrail veya ABD resmi tezlerini destekler nitelikte) olmasıyla dikkat çekmektedir.
Habercilik tarzı, anonim kaynak kullanımı ve haberlerinin zamanlaması nedeniyle sık sık manipülatif habercilik ve psikolojik harp aracı olmakla eleştirilmektedir.
Eleştirmenlere göre Ravid, bağımsız bir gazetecilik yapmaktan ziyade tarafların (özellikle İsrail güvenlik bürokrasisinin) kamuoyu algısını yönlendirmek için kullandığı bir "medya kanalı" veya "habercilik maşası" işlevi görmektedir.
Gazze savaşı, İran ile gerilimler ve ateşkes müzakereleri sırasında sunduğu bazı haberlerin gerçek bir diplomatik gelişmeden ziyade tarafların pazarlık masasında elini güçlendirmek için kurguladığı iddia edilmektedir. Müzakerelerin kritik anlarında "Anlaşmaya çok yaklaşıldı" veya "Savaşın genişlemesi an meselesi" şeklinde servis ettiği haberler, taraflar üzerinde diplomatik veya toplumsal baskı kurma amacı taşımaktadır.
Öte yandan, ABD-İran veya İsrail-İran müzakerelerine ilişkin doğrulanmamış "son dakika" paylaşımlarının ardından petrol fiyatlarında ani düşüş veya yükselişler yaşanması, uluslararası basında ve analiz çevrelerinde "Ravid’in haberleri piyasa manipülasyonuna yol açıyor" eleştirilerine neden olmuştur.
Karanlık haberciliği sebebiyle, “Muhammed bin Salman’ın Husi Tehdidine Karşı Trump’ı Aradığı” haberinin de gerçekten uzak, psikolojik harp hedefli bir haber olma ihtimali yüksektir.