Madagaskar, sömürge döneminden kalan toprak mülkiyetlerinin yeniden düzenlenmesi için önemli bir hukuki adım attı.
Ülkenin Yüksek Anayasa Mahkemesi, sömürge döneminden kalan ve hâlen yabancıların adına kayıtlı bulunan bazı toprakların devlete geçirilmesini sağlayan 2026-007 sayılı yasayı 3 Ağustos'ta anayasal buldu.
Madagaskar Ulusal Meclisi tarafından 1 Temmuz 2026'da kabul edilen yasa, belirli şartları taşıyan toprak tapularının otomatik olarak Madagaskar devletine devredilmesi için hukuki çerçeve oluşturuyor.
Bağımsızlık tarihi esas alınacak
Yasada temel tarih olarak 26 Haziran 1960, yani Madagaskar'ın bağımsızlığının arifesi kabul ediliyor.
Düzenleme, Madagaskar'ın bağımsızlığından önce yabancılar adına kayıtlı olan ve daha sonra Madagaskarlı mülk sahiplerine devredilmeyen toprakları kapsıyor.
Böylece sömürge döneminden kalan ve aradan geçen on yıllara rağmen yabancıların adına kayıtlı bulunan bazı toprakların devlet mülkiyetine geçirilmesinin önü açılıyor.
Diplomatik mülkler kapsam dışında
Yasa, belirli taşınmazları kapsam dışında bırakıyor. Diplomatik ve konsolosluk arazileri düzenlemeden muaf tutuluyor.
Daha önce Madagaskarlı mülk sahiplerine devredilmiş taşınmazlar da yasa kapsamında bulunmuyor.
Madagaskar'ın attığı bu adım, sömürge yönetimi döneminde oluşturulan ve bağımsızlığın üzerinden 60 yılı aşkın süre geçmesine rağmen devam eden toprak mülkiyeti yapılarının ele alınmasına yönelik bir girişim olarak öne çıkıyor.
Ülkedeki yaklaşım, bugün yabancılara ait tüm toprakların topluca geri alınmasından ziyade, sömürge döneminden kalmış ve hâlen yabancıların adına kayıtlı bulunan tapulara odaklanıyor.
Afrika'da farklı toprak reformu modelleri
Madagaskar'ın düzenlemesi, Afrika'da sömürge döneminden kalan toprak mülkiyeti sorununu ele alan farklı uygulamalara bir örnek oluşturuyor.
Zimbabve, 2000 yılından itibaren çoğunluğu beyazlara ait ticari çiftliklerin zorla alınarak siyah Zimbabvelilere dağıtıldığı kapsamlı bir toprak reformu uyguladı.
Güney Afrika ise toprak eşitsizliğini sömürgecilik ve apartheid döneminin mirasıyla birlikte ele alan daha hukuki ve anayasal bir yaklaşım izledi.
Namibya'da ise 1990'daki bağımsızlığın ardından ticari tarım arazilerinin hükümet tarafından alınarak yeniden yerleşim amacıyla dağıtılması dahil olmak üzere toprak reformu uygulamaları hayata geçirildi.
Madagaskar'ın yeni yasası ise doğrudan sömürge döneminden kalan ve hâlen yabancıların adına kayıtlı topraklara odaklanmasıyla bu uygulamalardan ayrılıyor.
Kaynak: Business Insider Africa
Diğer İçerikler