Kudüs’te Yeni Yıkım: İsrail Mescid-i Aksa’nın Yakınlarındaki Binaları Yıkmaya Başladı

Filistinli aileler, yıkımlar nedeniyle akrabalarının yanına taşınmak zorunda kaldıklarını, birçok kişinin ise Kudüs’te artan kira fiyatları nedeniyle başka bölgelere dağıldığını belirtiyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail yönetimi, işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Silvan Mahallesi’nde yıkım ve tahliye operasyonlarını hızlandırdı. Özellikle Mescid-i Aksa’nın güneyinde bulunan el-Bustan bölgesinde onlarca Filistinli eve yönelik yıkım kararlarının uygulanması, bölgede yeni bir zorunlu göç dalgası endişesini gündeme taşıdı.

Filistinliler, İsrail’in Gazze savaşıyla birlikte oluşan uluslararası sessizlik ortamını fırsata çevirerek Doğu Kudüs’teki demografik yapıyı değiştirmeye çalıştığını belirtiyor. Bölgedeki aktivistler, son aylarda yalnızca el-Bustan’da 50’den fazla Filistin evinin yıkıldığını ve kalan yapıların büyük bölümünün de yıkım tehdidi altında olduğunu ifade ediyor.

Silvan Mahallesi, Mescid-i Aksa’nın hemen güneyinde yer alması nedeniyle yıllardır İsrail yerleşim projelerinin merkezinde bulunuyor. İsrail yönetimi bölgede “Davud Şehri” ve “Kral Bahçesi” adı verilen arkeolojik ve turistik projeleri genişletmeye çalışırken, Filistinliler bunun tarihi ve dini gerekçeler kullanılarak yürütülen sistematik bir yerinden etme politikası olduğunu savunuyor.

Filistinli aileler, yıkımlar nedeniyle akrabalarının yanına taşınmak zorunda kaldıklarını, birçok kişinin ise Kudüs’te artan kira fiyatları nedeniyle başka bölgelere dağıldığını belirtiyor. Bölgedeki aktivistler, bunun Filistin toplumunun sosyal yapısını parçalamayı hedefleyen daha geniş bir planın parçası olduğunu ifade ediyor.

Yerleşim projeleri hız kazanıyor

İsrail’e yakın yerleşimci kuruluşlar Ateret Cohanim ve Elad’ın bölgede uzun süredir faaliyet yürüttüğü biliniyor. Bu kuruluşlar, Silvan çevresindeki Filistin evlerini hedef alan tahliye davaları açarken, aynı zamanda yeni yerleşim projeleri ve dini temalı parklar için devlet desteği alıyor.

İsrail Belediyesi ise yıkımları “ruhsatsız yapılaşma” gerekçesiyle savunuyor. Ancak insan hakları kuruluşları, Filistinlilerin inşaat ruhsatı almasının neredeyse imkânsız hale getirildiğini ve yasanın yalnızca Filistinlilere karşı uygulandığını belirtiyor.

Uluslararası hukuk açısından tartışmalı

Uluslararası hukuk uzmanları, Doğu Kudüs’ün işgal altındaki toprak statüsünde olduğunu ve İsrail’in bölgede kalıcı demografik değişiklik yapmasının hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Buna rağmen İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri devam ediyor.

Filistinliler, Mescid-i Aksa çevresindeki Filistin mahallelerinin boşaltılmasıyla birlikte bölgenin tamamen yerleşim kuşağıyla çevrilmesinden endişe duyuyor. Bölge sakinleri yaşananları “Kudüs için yeni bir Nekbe” olarak tanımlıyor.

 

Kaynak: The Middle East Eye

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA