Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde tüzük, kurultay meşruiyeti ve liderlik yetkileri üzerinden yürüyen kriz, Yüksek Disiplin Kurulu'nun (YDK) aldığı son kararla yepyeni bir boyuta taşındı. Özgür Özel yönetimi ile Kemal Kılıçdaroğlu taraftarları arasındaki güç savaşı tırmanırken, YDK Genel Merkez’de toplanarak ilk resmi toplantısını gerçekleştirdi. Tüzük gereği en yaşlı üye sıfatını taşıyan Garip Erdoğan'ın başkanlık ettiği ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bizzat katıldığı toplantıda, Özgür Özel döneminde partiden ihraç edilen tüm isimlerin ihraç kararlarının iptal edilmesini içeren bir tavsiye kararı alındı. Bu kararın Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) onayına sunulacağı belirtilirken, onaylanması durumunda 2 bine yakın eski partilinin yeniden CHP üyesi olacağı kaydedildi.
İhraç Edilen 2 Bin İsim İçin Geri Dönüş Yolu Açıldı
Toplantıda yapılan gizli oylama neticesinde Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'na Mahir Polat, Başkan Yardımcılığı'na Ahmet Ersen Özsoy ve Kurul Sekreterliğine Sezgin Kaya seçildi. Açılış konuşmasında parti içi demokrasi ve kurumsal disipline vurgu yapan Kılıçdaroğlu’nun ardından söz alan YDK Başkanı Mahir Polat, partiden ihraç edilen Özkan Yalım'ın geri dönüşünün mümkün olduğunu ifade etti.
Özgür Özel döneminde partiden ilişiği kesilen Barış Yarkadaş, Savaş Aksu, Aras Erkan Nasır, Zeki Şen ve Levent Çelik gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin yanı sıra; 'tedbirli olarak kesin çıkarma' talebiyle YDK'ya sevk edilen Berhan Şimşek, Yusuf Gögerkaya, Mustafa Yavuz, Zeynel Kızılay, Atakan Demirci, Koray Göbel, Ömer Kutlu ve Cevher Sönmez gibi isimlerin de bu kararla partiye geri dönmesinin önü açıldı.
YDK'nın bu hamlesi CHP kulislerini ve parti tabanını adeta böldü. Özellikle il ve ilçe örgütlerinde "kime bağlı hareket edileceği" konusunda ciddi bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Kılıçdaroğlu’na yakın kadrolar "hukuken görevin kendilerine geçtiğini" savunurken, Özgür Özel’e yakın isimler ise "siyasi meşruiyetin delegede ve mevcut yönetimde olduğu" tezini öne sürüyor. Örgüt yöneticilerinin büyük kısmının ise iki ateş arasında kalmamak adına pozisyon almaktan kaçındığı bildiriliyor.
Krizin çözümü için Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç'tan oluşan ve kulislerde "uzlaşma heyeti" olarak adlandırılan üçlü bir diyalog grubu devreye girdi. Heyet, hem Kılıçdaroğlu hem de Özel ile mekik diplomasisi yürüterek tarafları aynı masaya oturtmaya çalıştı ancak ilk temaslardan hiçbir sonuç alınamadı; iki lider de ortak bir zeminde buluşmaya ikna edilemedi.
Meclis Grubu Mercek Altında: Kürsü Savaşı Başlıyor
Partideki liderlik yarışının önümüzdeki hafta Meclis grup kürsüsü üzerinden şekillenmesi bekleniyor. Kulislerden sızan bilgilere göre, Meclis grup toplantısı kürsüsü bir seferliğine Özgür Özel’e verildikten sonra, sonraki haftalarda konuşmaları tamamen Kemal Kılıçdaroğlu yapacak. Özgür Özel'in ise Kılıçdaroğlu’nun gelecek haftaki grup konuşmasına doğrudan itiraz etmeyerek "sessiz izleme" yöntemiyle milletvekillerinin, örgütün ve tabanın kime ne kadar destek vereceğini ölçmek istediği belirtiliyor. Bu grup toplantısındaki katılım oranının ve milletvekillerinin takınacağı tavrın, olası bir olağanüstü kurultay sürecindeki güç dengesini ifşa edeceği konuşuluyor.
Parti içi bu hareketlilik yaşanırken yargı kanadında da hareketli saatler yaşanıyor. CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delege iradesinin etkilendiği ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde rüşvet alındığı iddialarıyla Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında yürütülen iki soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı verdi. İki ismin milletvekili olması sebebiyle dosyalar, fezleke düzenlenmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu'na gönderildi.
Öte yandan, CHP 38. Olağan Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi'nde alınan tüm kararların iptal edilmesi ve kurultayın "yok hükmünde (mutlak butlan)" sayılması talebiyle Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın ise reddedildiği öğrenildi.
Diğer İçerikler