Kazakistan/Altınorda Gazetesi: Gelişen Türk Savunma Sanayi Karşısında Türk Devletlerinin Rus Silahlarına Bağımlılığı Azalıyor

Kazakistan merkezli Altınorda haber sitesinde yayımlanan analizde, Orta Asya ülkelerinin Rusya merkezli savunma tedarikine olan bağımlılığının, Türkiye ve Azerbaycan ekseninde gelişen ekonomik ve güvenlik işbirliğiyle zaman içerisinde azalabileceği belirtildi. Analizde, Orta Koridor’un gelişmesiyle birlikte bölgesel güvenlik mekanizmalarının da önem kazandığı vurgulandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Kazakistan merkezli Altınorda haber sitesinde yayımlanan analizde, Orta Asya ülkelerinin Rusya yerine Türk savunma sanayisine yöneldiği ve bölgede Türkiye ile Azerbaycan eksenli yeni bir güvenlik mimarisinin şekillenmeye başladığı değerlendirildi.

Analizde, bölgedeki değişimin arkasında önemli bir ekonomik gerçek bulunduğuna dikkat çekilirken, Orta Asya, Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Türkiye’yi birbirine bağlayan yeni bir ekonomik alanın giderek güçlendiği ifade edildi.

Orta Koridor güvenlik işbirliğini de beraberinde getiriyor

Analize göre söz konusu yapının merkezinde Orta Koridor bulunuyor. Kazakistan’dan başlayan güzergahın Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan’a, ardından Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzandığı belirtildi.

Aktau, Kuryk ve Bakü limanları başta olmak üzere demiryolları, enerji hatları, petrol boru hatları, iletişim altyapısı ve diğer kritik ulaşım bağlantılarının güzergahın önemini artırdığı kaydedildi.

Analizde, “Koridordan geçen yük miktarı, enerji akışı ve bölgeye yapılan yatırımlar arttıkça, bu altyapının korunması da daha önemli hale geliyor” ifadesine yer verildi.

Bu kapsamda önümüzdeki dönemde orduların koordinasyonu, hava savunma sistemlerinin birlikte çalışması, insansız sistemler, istihbarat paylaşımı, siber güvenlik ve kritik altyapının korunması gibi alanların daha fazla gündeme gelmesinin beklendiği aktarıldı.

Ortak askeri tatbikatlar öne çıkıyor

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri arasında ortak askeri tatbikatlar yapılması önerisinde bulunduğu hatırlatıldı.

Aliyev’in bu girişimi, savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ihtiyacıyla ilişkilendirdiği belirtildi.

Temmuz ayında Azerbaycan’da “Birlik Gücü 2026” askeri tatbikatlarına yönelik hazırlık konferansının gerçekleştirildiği aktarıldı. Azerbaycan, Türkiye, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan ve İran’dan askeri temsilcilerin katıldığı toplantılarda silahlı kuvvetler arasındaki birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi, deneyim paylaşımı ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi hedeflerinin öne çıktığı ifade edildi.

Analizde, bu gelişmelerin bölge ülkeleri arasındaki askeri temasların yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmadığını gösterdiği değerlendirildi.

Rusya merkezli güvenlik düzeni değişiyor

Altınorda’nın analizinde, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Orta Asya’nın güvenlik mimarisinin büyük ölçüde Rusya’nın etkisi altında şekillendiği belirtildi.

Kazakistan ve Kırgızistan’ın halen Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) üyeleri arasında bulunduğu, Moskova’nın da bölgede askeri varlığını sürdürdüğü kaydedildi.

Bununla birlikte son yıllarda bölgedeki jeopolitik tablonun önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekildi. Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaşın, Moskova’nın daha geniş Avrasya coğrafyasında tek güvenlik sağlayıcısı olma kapasitesi konusunda soru işaretleri oluşturduğu ifade edildi.

Analizde, Orta Asya ülkelerinin dış politikalarını daha bağımsız şekilde yürütmeye başladığı ve Kazakistan, Özbekistan ile diğer bölge ülkelerinin Çin, Türkiye, Avrupa Birliği, ABD ve Güney Kafkasya ülkeleriyle ilişkilerini çeşitlendirdiği belirtildi.

Afganistan kaynaklı istikrarsızlık, terörizm, sınır aşan suçlar, siber saldırılar, kritik altyapıya yönelik tehditler ile enerji ve ulaşım güzergahlarında ortaya çıkabilecek krizlerin de bölge ülkeleri açısından önemini koruduğu aktarıldı.

Türk savunma sanayisinin bölgedeki ağırlığı artıyor

Analizde, bölge ülkelerinin kendi aralarında ortak müdahale ve güvenlik mekanizmaları oluşturmasının önem taşıdığı vurgulandı.

Azerbaycan’ın Orta Asya’yı Hazar Denizi üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya bağlayan kritik bir noktada bulunduğuna dikkat çekilirken, Bakü’nün Türk savunma teknolojilerinden aktif biçimde yararlandığı ve Kazakistan ile Özbekistan’la askeri ve siyasi ilişkilerini geliştirdiği belirtildi.

Türkiye’nin ise bu yapılanmanın askeri ve teknolojik açıdan en önemli ortaklarından biri olabilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.

Kazakistan merkezli analizde, Türk savunma sanayisinin insansız hava araçları, zırhlı araçlar, mühimmat, haberleşme sistemleri ve askeri eğitim alanlarındaki imkanlarının, bölge ülkelerinin Rusya merkezli savunma tedarikine olan bağımlılığını zaman içerisinde azaltabileceği değerlendirildi.

“Türkiye önemli bir katkı sağlayabilecek konumda”

Analizde, kurulması beklenen güvenlik yapılanmasının Rusya, Çin veya İran’a karşı oluşturulmadığı, temel hedefin bölge ülkelerinin kendi güvenliklerinden daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak olduğu vurgulandı.

Haberde, “Türkiye ise savunma teknolojileri, askeri eğitim ve deneyim açısından önemli bir katkı sağlayabilecek konumda.” ifadeleri kullanıldı.

Analize göre Tien Şan Dağları’ndan Kazakistan ve Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan ve Türkiye’ye uzanan hat, önümüzdeki yıllarda yalnızca yeni bir ekonomik koridor olarak değil, aynı zamanda bağımsız bir bölgesel güvenlik alanı olarak da öne çıkabilir.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA