İsrail'in önde gelen haber platformlarından Mako, Shai Levi imzasıyla yayımladığı analizde Türkiye'nin denizlerde artan askeri kapasitesini ve Doğu Akdeniz'deki stratejik hamlelerini mercek altına aldı.
Analizde, Türkiye'nin yerli savunma sanayisiyle geliştirdiği savaş gemileri, denizaltılar, insansız hava araçları ve füze sistemlerinin bölgedeki güç dengelerini etkileyebilecek seviyeye ulaştığı değerlendirmesi yapıldı.
"En sessiz ve en tehlikeli tehdit su altından geliyor"
Yazının en dikkat çeken bölümünde Türkiye'nin Reis sınıfı denizaltıları öne çıkarıldı.
Mako, hava bağımsız tahrik (AIP) sistemiyle donatılan Tip-214 tabanlı denizaltıların haftalar boyunca su yüzeyine çıkmadan görev yapabildiğini belirterek, "İsrail Donanması için en sessiz ve en tehlikeli tehdit su altından geliyor." ifadelerine yer verdi.
Analizde, Türkiye'nin altı Reis sınıfı denizaltıyı envantere almaya başladığı, projenin tamamlanmasıyla birlikte 12 ila 14 gelişmiş denizaltıdan oluşan güçlü bir filoya ulaşmasının beklendiği kaydedildi.
TCG Anadolu ve yerli sistemler dikkat çekti
Analizde, Türkiye'nin amfibi hücum gemisi TCG Anadolu da öne çıkarıldı.
Geminin Bayraktar TB3 ve KIZILELMA gibi insansız hava araçlarıyla birlikte görev yapabilecek şekilde yapılandırıldığı belirtilirken, bu kabiliyetin Türkiye'ye deniz üzerinde uzun menzilli hava gücü sağlayabileceği ifade edildi.
İsrail basını ayrıca, yerli ATMACA gemisavar füzesi ile geliştirilmekte olan GEZGİN seyir füzesinin Türk Donanması'nın caydırıcılığını önemli ölçüde artıracağını değerlendirdi.
TCG İstanbul'un Lazkiye ziyareti analiz edildi
Mako, tamamen Türkiye'de tasarlanıp üretilen ilk milli fırkateyn TCG İstanbul'un Lazkiye Limanı'nı ziyaret etmesini sıradan bir liman ziyareti olarak değerlendirmedi.
Analizde, bu ziyaretin Türkiye'nin Suriye'deki askeri ve diplomatik etkisinin arttığını gösterdiği, aynı zamanda Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki uzun vadeli stratejisinin önemli bir göstergesi olduğu öne sürüldü.
Yazıda, Türkiye'nin Libya, Somali ve Katar'daki askeri varlığı hatırlatılarak Suriye'nin de bu stratejik ağın yeni halkası haline geldiği yorumu yapıldı.
Kalkınma Yolu Projesi de mercek altında
İsrail basını, Türkiye ile Irak'ın yürüttüğü 17 milyar dolarlık Kalkınma Yolu Projesine de geniş yer ayırdı.
Projeyle Basra Körfezi'ndeki Al-Faw Limanı'nın Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlanmasının hedeflendiği belirtilirken, bu koridorun Asya-Avrupa ticaretinde yeni bir alternatif oluşturabileceği ifade edildi.
Analizde, söz konusu projenin Türkiye'nin jeostratejik konumunu daha da güçlendirebileceği değerlendirmesi yapıldı.
"Türkiye yakından takip ediliyor"
Mako'nun analizinde, Hayfa Üniversitesi tarafından hazırlanan İsrail Denizcilik Stratejik Değerlendirmesi raporuna da atıfta bulunuldu.
Raporda, Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği askeri kabiliyetler, Doğu Akdeniz'deki artan varlığı ve alternatif ticaret koridorları nedeniyle İsrail açısından yakından takip edilen aktörlerden biri olduğu ifade edildi.
Analizde ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesi bazı uzmanlar tarafından "askeri alanda kuantum sıçraması" olarak nitelendirilirken, Rusya'nın Suriye'deki etkisinin azalması ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını küçültmesiyle oluşan jeopolitik boşlukta Ankara'nın etkisini giderek artırdığı değerlendirmesine yer verildi.
Diğer İçerikler