Katar’ın Doha kentinde üst düzey yetkililerle bir araya gelen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Al Jazeera Arabic’e verdiği röportajda İran ile ABD arasında yeniden başlayan müzakerelerin hassas bir aşamada olduğunu söyledi. Laricani, İsrail’in Washington ile yürütülen görüşmeleri rayından çıkarmak için bahaneler uydurduğunu belirterek, “İsrail, bu müzakereleri baltalamak ve sabote etmek amacıyla bu sürece müdahil oldu” dedi.
İsrail’in stratejisinin “bölgeyi istikrarsızlaştırmak” olduğunu savunan Laricani, gündeminin “İran ile ilgili iddia ettiği endişelerin ötesine geçtiğini” ifade etti. “Sadece İran’la değil, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’yle de kumar oynuyorlar” diyen Laricani, bölge liderlerine “bunun farkında olmaları” çağrısında bulundu.
Laricani, Tahran’ın Washington’dan henüz somut bir teklif almadığını ve Maskat’taki görüşmelerin mesaj alışverişinden ibaret olduğunu belirtti. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’ye iletilmek üzere Tahran’ın görüşlerini içeren bir mektup verdiğini aktaran Laricani, “ABD'den şu ana kadar resmi bir yanıt alınmadı. ABD müzakerelerde kendi çıkarlarını İsrail'in çıkarlarından ayrı olarak değerlendirebilir.” açıklamasında bulundu.
Müzakere sürecinin devam ettiğini ve bölge ülkelerinin de sürecin başarıya ulaşması için çaba gösterdiğini kaydeden Laricani, ülkesinin iş birliğine açık olduğunu ifade ederek, “Trump'n sık sık dile getirdiği amaç İran'ın nükleer silaha sahip olmamasıdır. Bu İran'ın karşı çıkmadığı ortak noktadır. Önceki dönemlerde de müzakere taraftarıydık şimdi de.” dedi.
Füze programının müzakerelere dahil edilmeyeceğini vurgulayan Laricani, “Füze programımız nükleer programımızdan tamamen ayrıdır. Bu, temel olarak ulusal güvenliğimizle bağlantılı bir iç meseledir. Bu nedenle müzakerelerin bir parçası olamaz” ifadelerini kullandı. “Füze konusu İran'ın ulusal güvenliğini ilgilendiren bir mesele olduğu için görüşmelerde bu konu yer almayacak. Nükleer mesele dışındaki her konu süreci akamete uğratır.” uyarısında bulundu.
Zenginleştirilmiş uranyum konusunda ise sıfır zenginleştirme seçeneğinin masada olmadığını belirten Laricani, “Teknoloji sahibi bir ülkeye sıfır zenginleştirme olsun denilemez. Örnek olarak yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum, sağlık çalışmaları için gereklidir.” dedi. Kanser tedavisi gibi barışçıl sivil amaçlar için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Bunu doğrulamaya açığız ve herkes gelip kendi gözleriyle görebilir” ifadelerini kullandı.
Müzakerelerin olumsuz sonuçlanması ve ABD’nin olası saldırısına ilişkin değerlendirmede bulunan Laricani, “Karşı tarafın (ABD) önceki tecrübeleri dikkate alarak yeni bir savaş aradığını düşünmüyorum ancak bize zor kullanırlarsa karşılığını alırlar. Savaş peşinde değiliz ama hazırlıklıyız. Biz ABD ile müzakere ediyoruz. İsrail devreye girerek müzakereleri sabote etmeye çalışıyor. Bugün en büyük düşmanımız İsrail.” dedi.
Laricani ayrıca, İsrail’in bölgede maceracı bir rol oynadığını ve savaş için bahane oluşturmaya çalıştığını savunarak, “Bölge ülkelerinin yetkilileri, İsrail’in bölgeyi karıştırmak için plan yaptığını biliyor. İran, İsrail’e karşı bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye ile işbirliğine hazır.” diye konuştu.
İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük çatışma sürecine de değinen Laricani, “Elbette bazı ihmaller meydana geldi ancak casus ağlarına ciddi darbe vurduk ve güvenlik önlemleri artırıldı.” dedi. “İsrail saldırısı ülkemizde büyük bir birlik oluşmasına neden oldu ve bu önemli bir kazanım.” ifadelerini kullandı.
Diğer İçerikler