İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden savaşın ardından küresel enerji ve gübre fiyatlarında yaşanan keskin artışın, önümüzdeki aylarda gıda fiyatlarına daha güçlü şekilde yansıması bekleniyor.
Ekonomistler ve politika yapıcılar, tarımsal girdi maliyetlerindeki yükseliş ile tüketiciye yansıyan fiyatlar arasında gecikme olduğuna dikkat çekerek, savaşın gerçek etkisinin henüz tam anlamıyla hissedilmediğini belirtiyor.
Uzmanlara göre bu etkinin boyutu büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin süresine bağlı olacak. Küresel deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte biri ve petrolün dörtte biri bu kritik geçiş noktasından sağlanıyor.
Almanya’daki Bonn Üniversitesi Kalkınma Araştırmaları Merkezi Başkanı Matin Qaim, “Gıda fiyatları önümüzdeki aylarda kesinlikle artacak, bu da dünyanın birçok yerinde insanların yeterli ve sağlıklı beslenmesini daha zor hale getirecek” dedi.
Qaim, “Afrika ve Asya’daki yoksul insanlar en çok etkilenecek çünkü zaten gelirlerinin büyük bir kısmını gıdaya harcamak zorundalar” ifadelerini kullanarak, “Açlık ve yetersiz beslenme büyük olasılıkla artacak” değerlendirmesinde bulundu.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) da krizin uzaması halinde küresel ölçekte bir gıda “felaketine” yol açabileceği uyarısında bulundu. FAO’ya göre Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka, Somali, Sudan, Tanzanya, Kenya ve Mısır en yüksek risk altındaki ülkeler arasında yer alıyor.
Dünya Gıda Programı’nın analizine göre, savaşın yıl ortasına kadar sürmesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması durumunda yaklaşık 45 milyon kişi daha akut gıda sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilir.
Öte yandan mevcut veriler, gıda fiyatlarının şu ana kadar sınırlı bir artış gösterdiğine işaret ediyor. FAO’nun gıda fiyat endeksine göre küresel gıda fiyatları geçen ay yüzde 2,4 artarken, tahıl fiyatları yüzde 1,5 yükseldi. Toplam gıda fiyatlarının ise hâlâ 2022 ortalamasının yaklaşık yüzde 11 altında olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, bu görece sınırlı artışta savaş öncesinde üretilmiş stokların ve yüksek küresel tahıl üretiminin etkili olduğunu vurguluyor. FAO, 2026 sezonu sonunda tahıl stoklarının 951,5 milyon tona ulaşmasını bekliyor.
North Dakota State University’den Sandro Steinbach, “Girdi şokları genellikle gecikmeli olarak yansır” diyerek mevcut fiyat hareketlerini “karışık bir sinyal, güven verici bir durum değil” sözleriyle değerlendirdi.
Steinbach ayrıca, “Stoklar, önceden satın alınmış gübreler, gecikmeli fiyat geçişleri ve sürenin belirsizliği etkileri geçici olarak bastırabilir” dedi.
İtalya’daki Fondazione CMCC araştırmacısı Shouro Dasgupta ise özellikle düşük gelirli ülkelerde etkilerin daha hızlı hissedildiğini belirtti. Dasgupta, “Düşük gelirli ülkelerde yakıt fiyatları doğrudan gıda fiyatlarına yansır çünkü ulaşım harcamaları toplam hane harcamalarında çok daha büyük paya sahiptir” dedi.
Dasgupta, artan fiyatların tüketim alışkanlıklarını da değiştirdiğine dikkat çekerek, “daha ucuz, kalori yoğun temel gıdalara yönelim”in çocuk beslenmesi ve uzun vadeli sağlık üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Buna karşın piyasalarda daha sınırlı artış beklentisi öne çıkıyor. Chicago Mercantile Exchange verilerine göre buğday ve mısır fiyatlarının yıl sonuna kadar yüzde 4-5 oranında artması öngörülüyor.
London School of Economics’ten Elizabeth Robinson, mevcut durumun geçmiş krizlerden farklı olduğunu belirterek, “Tahıl piyasaları bozulmuyor ve ülkeler 2008’deki gibi tepki vermiyor” dedi ve yakın vadede büyük bir fiyat sıçraması beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin uzaması halinde risklerin artacağı vurgulanıyor. FAO, krizin sürmesi durumunda gübre fiyatlarının 2026’nın ilk yarısında ortalama yüzde 20 daha yüksek olabileceğini öngörüyor.
Kaliforniya Üniversitesi’nden Kathy Baylis ise bazı ülkelerde kısa vadede daha sert artışlar görülebileceğini belirterek, “Mart ayında zaten gıda fiyatlarında hafif bir artış gördük, Nisan verileri muhtemelen daha kötü olacak” dedi.
Baylis ayrıca artan maliyetlerin ekim alanlarını azaltabileceğini ve gübre kullanımındaki düşüşün verim kaybına yol açabileceğini ifade etti.
Diğer İçerikler