İletişim Başkanı Duran’dan Netanyahu’ya Sert Tepki: “Türkiye Kanlı Oyunlara Müsaade Etmez”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Netanyahu’nun söylemlerini uluslararası yalnızlığının ve siyasi korkularının bir yansıması olarak nitelendiren Duran, “Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu'nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Duran, Türkiye’nin güvenliği konusunda gereken her türlü tedbiri alabileceğini vurgulayarak, “Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez” ifadelerini kullandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’yi hedef alan son açıklamalarına Ankara’dan kapsamlı bir yanıt geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu yönetiminin Türkiye karşıtı söylemlerinin İsrail’in giderek artan uluslararası yalnızlığını örtme ve iç politikadaki baskılardan çıkış yolu bulma çabasının parçası olduğunu savundu.

“Netanyahu’nun Tehdit ve Yalanları Siyasi Korkularının Yansıması”

Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik açıklamalarını değerlendiren Duran, İsrail Başbakanı’nın uluslararası kamuoyunda etkisini kaybettiğini belirtti.

Duran, “Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.

Netanyahu’nun “hayali tehditler ve düşmanlar” üreterek uluslararası kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığını savunan Duran, bu politikanın artık sonuç vermediğini söyledi.

ABD, İngiltere ve uluslararası toplumdan İsrail’in politikalarına yönelik tepkilerin arttığını belirten Duran, Netanyahu’nun yaklaşan seçimler ve iç politik kaygılar nedeniyle Türkiye karşıtlığını bir “siyasi can simidi” olarak gördüğünü ifade etti.

Duran ayrıca Netanyahu’nun diğer radikal siyasi aktörlerle “aşırılık rekabeti” içerisinde Türkiye ve bölge ülkelerine yönelik düşmanlığı körüklediğini savundu.

“Gazze’den Suriye ve Lübnan’a Kadar Saldırgan Politikalar İzliyor”

Duran, Netanyahu yönetiminin Gazze, Suriye ve Lübnan’daki politikalarının yanı sıra Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin İsrail’in uluslararası imajına ciddi zarar verdiğini söyledi.

İsrail’in algısının tarihindeki en düşük seviyelerden birine gerilediğini savunan Duran, Netanyahu ve hükümetindeki isimlerin bunun sorumluluğunu Türkiye ve diğer bölge ülkelerine yöneltmeye çalıştığını ifade etti.

Duran, İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği saldırının ardından Türkiye’yi suçlama girişimini de bu yaklaşımın örneklerinden biri olarak gösterdi.

“Unuttukları bir durum var” diyen Duran, sorunun insanların İsrail politikalarını anlamaması olmadığını, aksine giderek daha fazla insanın bu politikaları anlayarak reddetmesi olduğunu söyledi.

Duran, bu nedenle İsrail yönetiminin suçlamalarının ve yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sınırlı sonuç verdiğini savundu.

“Netanyahu Yönetimi Diplomasi ve Diyalogdan Vazgeçti”

Netanyahu’nun Türkiye’yi doğrudan hedef göstermesinin İsrail’in saldırı çemberini Türkiye’ye doğru genişletip genişletmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Duran, bölge ülkeleri ve uluslararası toplumun İsrail yönetiminin politikalarına karşı giderek daha güçlü bir tutum sergilediğini belirtti.

Duran, “Stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölge bir araya gelmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu yönetiminin mevcut haliyle diplomatik ve diyalog çabalarından vazgeçtiğini savunan Duran, İsrail hükümetinin temel probleminin güvenliği istikrar ve diplomasi yerine sürekli saldırganlıkla özdeşleştirmesi olduğunu söyledi.

Türkiye’ye yönelik tavrın da Türkiye’nin İsrail açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasından değil, Ankara’nın bölgesel güvenlik ve istikrara zarar verdiğini düşündüğü İsrail politikalarına karşı çıkmasından kaynaklandığını ifade etti.

“Türkiye Bölgeye Barış ve Uzlaşı Getirmeye Çalışıyor”

Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da daha önce ifade ettiği üzere Türkiye’nin bölgede barış ve uzlaşı sağlamaya çalışan bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye’nin temel meselesinin bölgede kan ve gözyaşının durdurulması olduğunu vurgulayan Duran, Gazze’deki durum ve Filistin meselesinin Ankara açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

İsrail iç siyasetindeki tartışmalara da değinen Duran, Netanyahu’nun Türkiye karşıtı politikalarının İsrail kamuoyunda da eleştirildiğini söyledi.

Duran, İsrail muhalefetinin Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini “sorumsuzca, aşırı ve aptalca” olarak değerlendirdiğini ve bu açıklamaların toplumda kaygı oluşturduğunu dile getirdi.

“Türkiye Gücünü ve Etkinliğini Defalarca Perçinledi”

İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumuna da dikkat çekerek Ankara’nın sahip olduğu askeri ve siyasi kapasiteye vurgu yaptı.

“Türkiye, bölgesindeki ve küresel zemindeki gücünü ve etkinliğini defalarca perçinlemiş, sert gücünü tahkim etmiş ve seçkin kabiliyetlerini sürekli geliştiren bir NATO ülkesidir” diyen Duran, İsrail hükümetine iki devletli çözüm doğrultusunda hareket etme çağrısında bulundu.

Duran, İsrail hükümeti açısından en akılcı yaklaşımın bölge ülkelerine tehditler yöneltmek, Mescid-i Aksa’yı hedef almak ve Batı Şeria’da yeni yerleşimler planlamak yerine İsrail-Filistin sorununu çözecek iki devletli çözüm için çalışmak olduğunu söyledi.

“Devletimizin Bekası İçin Yapamayacağımız Hiçbir Şey Yoktur”

Türkiye’nin İsrail yönetiminin politikalarına nasıl karşılık vereceği sorusuna yanıt veren Duran, Ankara’nın Netanyahu yönetiminin bölgedeki faaliyetlerine karşı mücadele edeceğini açıkladı.

Duran, “Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu'nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu belirten Duran, ülkeyi “tedbirli, serinkanlı ve kudretli” olarak tanımladı.

Duran, “Tarih bizim kendi güvenliğimiz, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışımız bugün de değişmemiştir” ifadelerini kullandı.

“Netanyahu’nun Tuzağına Düşmeyeceğiz”

Türkiye’nin gerekli güvenlik tedbirlerini alabilecek kapasiteye sahip olduğunu ancak bölgesel bir çatışmayı körükleyecek politikalara sürüklenmeyeceğini vurgulayan Duran, Netanyahu yönetimine yönelik mesajını şöyle sürdürdü:

“Netanyahu gibi figüranların, bölgemizdeki barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek kadar da tecrübe sahibiyiz.”

Türkiye’nin bölgede ve dünyada barışı önceleyen bir dış politika izlediğini belirten Duran, Netanyahu’nun kendi siyasi geleceğini güvence altına almak amacıyla bölgedeki gerilimi tırmandırmaya çalıştığını savundu.

Duran, Türkiye’nin bu girişimlere karşı “basiretli ve barışçıl” bir politika izleyeceğini belirterek açıklamasını, “Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez” sözleriyle tamamladı.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA