Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hep Tarihin Doğru Tarafında Durduk, Bugün Bütün Dünya Bizim Dediğimiz Noktaya Gelmeye Başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin uluslararası gelişmeler karşısında yıllardır aynı tutumu sürdürdüğünü belirterek, “Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır” dedi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temaslarını tamamladığı New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle bir araya geldi. Dış politika, savunma sanayii ve iç gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası meselelerdeki yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmadaki “Ömrüm yettiği sürece bu gerçekleri bu kürsüden konuşmaya devam edeceğim” sözünün hatırlatılması üzerine Erdoğan, yıllar içinde Türkiye’nin tutumunda değişiklik olmadığını belirtti.

Erdoğan, “Bu yolculuk dimdik bir duruştan ibarettir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsüne ilk çıktığımızda ne söylüyor, nerede duruyorsak, bugün de hamdolsun aynı yerdeyiz” dedi.

Suriye, Irak, Ukrayna-Rusya Savaşı, Afrika, Myanmar ve Gazze’de yaşanan gelişmelerin daha önce dile getirdiği değerlendirmeleri ortaya koyduğunu savunan Erdoğan, geçmişte alınabilecek tedbirlerin çatışmaların önlenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Erdoğan, BM reformuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıl BM’de bulunamamasının uluslararası sistemdeki adaletsizliğin göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

“Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kendi adımıza mutluyuz ki o günlerden bu günlere hep tarihin doğru tarafında durduk, milletimizi utandıracak bir tek adım bile atmadık. Bugün dünya, bizim ilk gün söylediğimiz yere gelme eğilimindedir.”

“Dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var”

BM’nin yapısına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir yapıdan söz etti.

Erdoğan, BM’nin daha adil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Mesele sadece Türkiye’nin daha fazla söz sahibi olması değil, mesele Afrika’nın, Asya’nın, Latin Amerika’nın, İslam dünyasının, Avrupa’nın ve diğer bütün bölgelerin kendi tecrübeleriyle, kendi iradeleriyle bu küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilme meselesidir” ifadelerini kullandı.

Veto mekanizmasının kaldırılması ve Genel Kurul’un daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve kararlar alsın. Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var” dedi.

Hürmüz Boğazı ve Karadeniz mesajı

Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin de konuşan Erdoğan, gemi trafiğinin azalmasının meselenin yalnızca İran ile Amerika arasındaki bir konu olmadığını gösterdiğini belirtti.

Erdoğan, “Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır” dedi.

Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de güvenlik meselesinin önemine de değinen Erdoğan, Karadeniz’in savaşın bir cephesi olmaması gerektiğini söyledi. Tahıl koridorunun yeniden tesis edilmesi için diplomatik adımların hızlandırıldığını belirten Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile konuyu görüştüğünü ve olumlu yanıt aldığını aktardı.

Gazze mesajı

Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kalıcı barış için ateşkesin sağlanması ve Filistinlilerin kendi topraklarında geleceğe sahip olmasının gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Gazze’de akan kanı durdurmadan, ateşkesi kalıcı hale getirmeden ve Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasını sağlamadan Orta Doğu’ya kalıcı barış gelmeyecektir” dedi.

Gazze’de kalıcı barış, huzur ve istikrar için Hamas dahil neredeyse herkesin olumlu adımlar attığını ve çözüm isteğini ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü ve barışı baltaladığını ifade etti.

F-35 ve savunma sanayii

Türkiye’nin F-35 programındaki durumuna ilişkin de konuşan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin programa dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koyduğunu belirterek, “Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz” dedi.

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki hedeflerine de değinen Erdoğan, “Tabii bizim için önemli olan yerli savunma sanayimiz. Bu bizim için çok çok önemli. KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Terörsüz Türkiye” süreci

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de bilgi veren Erdoğan, sürecin Türkiye’nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması anlamına geldiğini söyledi.

Erdoğan, örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerektiğini belirterek, “Süreç ilgili birimlerimizin kontrolünde adım adım ilerliyor” dedi.

Erdoğan, “Hasılı kelam, bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Türkiye-Yunanistan ilişkileri

Yunanistan ile ilişkilere ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan’ın iç siyasetiyle ilgilenmediğini belirterek, Türkiye’nin gündeminin kendi hakları, güvenliği ile Ege ve Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın korunması olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir. İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir” dedi.

COP31 Antalya’da düzenlenecek

Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’e ilişkin de konuşan Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadelede tedbir ve yol haritalarının ortaya konulacağını belirtti.

Erdoğan, “COP31 sadece bir iklim konferansı değil, gelişmekte olan ülkelerin seslerini duyurabilecekleri, beklentilerini ortaya koyabilecekleri ve somut sonuçların konuşulabileceği bir platformdur” dedi.

Sermaye piyasaları

Sermaye piyasalarına ilişkin soru üzerine ise Erdoğan, yaşanan sorunun piyasanın sınırlı bir alanında ve belli sayıda fonda ortaya çıktığını belirtti.

“Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil” diyen Erdoğan, ilgili kurumların gerekli adımları attığını ve yargının kapsamlı bir soruşturma yürüttüğünü söyledi.

Erdoğan, “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA