Gazze’de Düştüğü Felaketten Kurtulamayan İsrail Şimdi Bölgede IŞİD Unsurlarını Filistinlilere Karşı Kullanmaya Çalışıyor

İsrail’in Gazze Şeridi’nde suç çeteleri, uyuşturucu satıcıları ve IŞİD bağlantılı unsurlardan oluşan silahlı grupları Filistinlilere karşı kullandığı öne sürüldü. Haaretz’in soruşturmasına göre gruplar, İsrail ordusu ve Şin Bet’in “operasyonel kolu” gibi faaliyet gösterirken, operasyonları sırasında topçu ve insansız hava aracı desteği de alıyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail, Gazze Şeridi’nde savaş suçları işlemek üzere bölge içerisinden topladığı suç çetelerini, uyuşturucu satıcılarını ve diğer paralı milisleri kullanma faaliyetlerini genişletiyor. Haaretz gazetesinin 26 Ağustos tarihli haberine göre, söz konusu uygulama Gazze’de 1982’de Lübnan’daki Sabra ve Şatila mülteci kamplarında yaşanan katliamları hatırlatan yerel katliamların önünü açabilecek koşullar oluşturuyor.

Haaretz’in soruşturması, Gazze’de faaliyet gösteren silahlı grupların artık İsrail ordusu ve Şin Bet’in “operasyonel kolu” olarak hareket ettiğini ortaya koydu.

Gazze’de beş silahlı grup faaliyet gösteriyor

Gazze Şeridi’nde halihazırda beş önemli silahlı grubun faaliyet gösterdiği belirtildi. Grupların Beyt Hanun, Şucaiyye, Deyr el-Belah, Han Yunus ve Refah bölgelerinde konuşlandırıldığı, her gruba İsrail ordusunun kontrolündeki belirli bir faaliyet alanının tahsis edildiği aktarıldı.

Silahlı kişileri bir Şin Bet görevlisiyle birlikte insansız hava araçları üzerinden takip eden İsrail Hava Kuvvetleri’nden bir subay, Haaretz’e yaptığı açıklamada, İsrail devletinin ve güvenlik güçlerinin bu grupları savaş suçları işlemek üzere silahlandırıp eğittiğini söyledi.

Subay açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İsrail devletinin, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin ve Şin Bet’in savaş suçları işlemek üzere silahlı ve eğitimli milisler gönderdiğini görüyorsunuz. Operasyonları sırasında zarar görmemeleri için onları korumak zorunda olan kişi ise benim.”

Sivillere ateş açtılar, evleri yağmaladılar

Subayın anlatımına ve Birleşmiş Milletler tarafından toplanan bilgilere göre, söz konusu silahlı gruplar soykırımdan sağ çıkmaya çalışan Filistinlilere karşı harekete geçti.

Grupların sivillere ateş açtığı, evleri yağmalayıp ateşe verdiği ve aileleri sığındıkları barınaklardan zorla çıkardığı belirtildi.

İsrail askerleri ise planın ilk dönemlerinde, uygulamanın 1982’de Beyrut’taki Sabra ve Şatila mülteci kamplarında yaşanan katliama benzer cinayetlere yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

İsrail ile müttefik olan Falanjist güçler, 1982’deki Sabra ve Şatila Katliamı sırasında 3 bin 500’e kadar Filistinli ve Lübnanlı sivili katletmişti. İsrail askerleri bölgenin çevresini kapatmış ve katliamın gerçekleşmesini izlemişti. İsrail güçlerinin ayrıca militanların hedeflerini görebilmesine yardımcı olmak amacıyla aydınlatma fişekleri kullandığı aktarılmıştı.

“Hamas’a alternatif değiller”

Üst düzey İsrailli askeri yetkililer, söz konusu grupların önde gelen isimlerinin siyasi liderler veya Hamas’a karşı güvenilir alternatifler olmadığını söyledi.

Yetkililere göre gruplar, Gazze’deki kaostan kendi çıkarları doğrultusunda yararlanan eski çete liderleri ve uyuşturucu satıcılarından oluşuyor.

Gazze’deki kaynaklar da İsrail ordusunun operasyonları sırasında silahlı kişilere topçu desteği ve insansız hava aracı koruması sağladığını doğruladı.

Rapora göre silahlı gruplar, İsrail ordusuna ait telsiz çağrı kodlarını kullanıyor, askeri brifing haritalarında yer alıyor, komuta sistemlerinde işaretleniyor ve İsrail askeri karakollarının yakınında üs bulunduruyor.

Ebu Şebab’ın ardından aynı yöntem

Bu taktiğin, İsrail’in daha önce Refah’ın savaş ağası olarak bilinen ve hayatını kaybeden kaçakçı Yaser Ebu Şebab’a verdiği desteğin devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

Ebu Şebab’ın çetesi, İsrail’in koruması altında aylar boyunca Birleşmiş Milletler yardım konvoylarını yağmalamıştı. Tel Aviv yönetimi ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda yardımların çalınmasından Hamas’ı sorumlu tutmuştu.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da Haziran 2025’te hükümetinin Gazze’de Hamas’a karşı aşiretleri “güvenlik yetkililerinin tavsiyesi üzerine” konuşlandırdığını kabul etmişti.

Bu açıklama, hükümetin “IŞİD ile bağlantılı suçluları” silahlandırdığı yönündeki suçlamaların ardından gelmişti. Netanyahu, söz konusu kişilerin Ebu Şebab’ın çete üyeleri olduğunu belirtmişti.

Yardım konvoyları korumasız kaldı

Refah’ta görev yapan üst düzey bir Birleşmiş Milletler yetkilisi, yardım malzemelerinin çalınmasının sistematik ve taktiksel biçimde gerçekleştirildiğini ve yağmalamaları silahlı suç örgütlerinin yürüttüğünü söyledi.

Yetkili ayrıca İsrail ordusunun, kendi askeri kontrolü altındaki bölgelerde bu faaliyetlerin devam etmesine izin verdiğini belirtti.

İsrail’in yardım konvoylarına refakat eden Gazze polisinin üyelerini defalarca öldürmesi de bu çetelerin faaliyet gösterebileceği alanı genişletti. Bunun sonucunda yardım kamyonlarının korumasız kaldığı ve sınır geçişlerinin savunmasız hale geldiği ifade edildi.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA