Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz’deki resmi ziyaretleri kapsamında Avrupa Birliği ile ilişkilerin mevcut durumunu değerlendirirken, Türkiye-AB ilişkisinin stratejik boyutuna dikkat çekti. Fidan, Türkiye ve AB’nin “tam dayanışma içinde bir araya gelememesinin tarihte bir talihsizlik” olduğunu vurgulayarak, bu eksikliğin hem Ankara hem Brüksel açısından kaçırılmış büyük fırsatlar yarattığını söyledi.
Fidan, Türkiye’nin dinamik bir ekonomi, güçlü savunma sanayisi, genç nüfus ve stratejik coğrafi konum gibi avantajlarla AB’ye ciddi katkı sağlayabileceğini belirtti. Bu bağlamda, Türkiye’nin tam üyeliğinin sadece ikili ilişkileri değil, Avrupa’nın güvenlik ve stratejik özerklik arayışlarını da derinden etkileyeceğini ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik mimarisi dışına itilmesini “stratejik bir hata” olarak nitelendirerek AB’nin kendi güvenliğini dış aktörlere devretme yaklaşımını eleştirdi ve “Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz” diyerek ortak güvenlik sorumluluğuna vurgu yaptı. Bu çıkış, Batı’nın güvenlik yükümlülüklerinin paylaşımı konusunda dolaylı olarak ABD’ye yönelik bir mesaj olarak değerlendirildi.
Fidan’ın mesajı, Türkiye-AB ilişkilerinin sadece ekonomik ve diplomatik bağlamda değil, küresel güç konfigürasyonları ve stratejik iş birliği açısından da dönüştürücü potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. AB ile tam entegrasyonun gerçekleşmesi halinde, bu iş birliğinin hem bölgesel istikrar hem de küresel siyaset üzerinde belirleyici sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
Ayrıca Fidan, AB’nin medeniyetler üstü bir birlik kuramadığını ve bu eksikliğin küresel barışın ve güvenliğin sağlanmasında bir engel olduğunu vurguladı.
Fidan’ Portekiz basınına verdiği röportajda da benzer hususlara vurgu yaptı. Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut durumunu ve Avrupa’nın güvenlik mimarisini ele alırken, açıklamalarının bir bölümünde Türkiye ile AB’nin tam entegrasyon içinde hareket edememesini “tarihi bir talihsizlik” olarak nitelendirdi. Bakan’ın bu ifadeleri, Portekiz kamuoyuna yönelik yapılan röportajın yanı sıra uluslararası basında da geniş yankı buldu.