Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sulh-u Sükunun Hakim Kılınması Adına Önemli"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında Pakistan, Katar ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuğuyla varılan mutabakatı "sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme" olarak tanımladı.
Erdoğan, bölgenin uzun süredir ihtiyaç duyduğu huzur ve güven ortamının tesis edilmesi adına atılan bu adımı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Ancak süreçteki hassasiyete de vurgu yapan Cumhurbaşkanı, imza töreninin gerçekleşeceği 19 Haziran tarihine kadar yaşanabilecek provokasyonlara karşı tarafları uyardı:
"İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum."
Türkiye'nin bölgesel barışa olan katkısını yineleyen Erdoğan, "Bölgemizin uzun süredir ihtiyaç duyduğu huzur ve güven ortamının tesisi, diyalog, diplomasi ve uluslararası hukuka bağlılıkla mümkün olacaktır. Türkiye, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik her türlü yapıcı çabayı desteklemeyi sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan: "Kalıcı Barış İçin Önemli Bir Merhale"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da varılan mutabakatı bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale olarak değerlendirdi. Sürecin sadece anlaşmayla bitmediğini, bundan sonraki tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Fidan, Pakistan’ın üstlendiği arabuluculuk rolü ile Katar ve diğer ülkelerin sürece sağladığı katkıları kutladı.
Varılmış olan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barışın korunması için ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin gerekliliğini hatırlatan Bakan Fidan, Türkiye’nin bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdiğini belirtti. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu yapıcı çabaların ve kalıcı çözümlere yönelik desteğin kesintisiz olarak devam edeceğinin de altını çizdi.
Ankara, hem cumhurbaşkanı hem de dışişleri bakanı düzeyindeki bu açıklamalarla, 19 Haziran'da İsviçre'de yapılacak imza törenine kadar geçecek sürecin diplomasi adına hassas bir dönem olduğunu ve barışın korunması için tüm tarafların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini bir kez daha ilan etmiş oldu.
Diğer İçerikler