Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde güvenlik kavramının sadece askeri sınırlarla sınırlı olmadığını, tehditlerin doğasının ve savaş tekniklerinin köklü bir değişimden geçtiğini ifade etti. Çağın güvenlik anlayışında veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülkenin ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini koruyamayacağını vurgulayan Erdoğan; bankacılık sistemini felç eden siber saldırıların ve toplumun bütünlüğünü hedef alan dezenformasyon kampanyalarının artık doğrudan milli güvenliğin alanı içine girdiğini söyledi. Doğru kullanıldığında risk tespitinde hız sağlayan yapay zekanın, yanlış kullanıldığında ise toplumsal psikolojiyi zehirleyen ciddi bir tehdit teşkil ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, yapay zekayı sadece teknik değil; etik, hukuki ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almanın Türkiye için bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" Stratejik Bir Devlet Vizyonudur
Türkiye'nin 15 Temmuz sonrası hayata geçirdiği "terörü kaynağında yok etme" stratejisinin kritik başarılar getirdiğini belirten Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir güvenlik politikasından öte, yeni yüzyıla ilişkin stratejik bir devlet vizyonu olduğunu kaydetti. Türkiye'nin artık başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke olmadığını, aksine kendi öncelikleriyle hareket eden, kendi güvenliğini tahkim eden ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese gösterdiğini ifade etti.
MGK’nın Yeni Yapısı ve Kurumsal Dönüşüm
Erdoğan, devlet yönetimindeki "sessiz devrimin" en önemli sembollerinden birinin Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) yapısındaki değişim olduğunu vurguladı. Genel Sekreterliğin geçmişte yabancı dillerin belirlenmesi veya sinema ve müzik eserlerinin denetimi gibi idari yüklerden kurtarılarak asli görevlerine odaklanmasının, hem Türk demokrasisi hem de ulusal güvenlik açısından çok kıymetli bir adım olduğunu ifade etti.
Gücün Kaynağı: "Ezeli ve Ebedi Kardeşlik"
Konuşmasında, ordumuz, istihbaratımız, emniyetimiz, jandarmamız ve savunma sanayimiz gibi maddi güç unsurlarının en yüksek hazırlık seviyesinde tutulacağını belirten Erdoğan, bu unsurların üzerinde yükseldiği asıl sağlam zeminin ise milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliği, insanımızın ortak tarih ve kader bilinci, toplumun temeli olan aile müessesesi, şuurlu, donanımlı, ahlaklı gençler yetiştirmek ile bağımsızlığımızın simgesi olan ezanımız ve bayrağımız olduğunu dile getirdi.
Törne Katılan İsimler
Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu katıldı.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Genel Sekreter Hakkı Susmaz, Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile AK Parti Genel Başkanvekilleri Efkan Ala, Mustafa Elitaş ve genel başkan yardımcıları Hayati Yazıcı, Hasan Basri Yalçın ve Hüseyin Yayman da törende hazır bulundu.
Tören sonunda MGK Genel Sekreteri Okay Memiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah" beytinin yer aldığı bir tablo takdim etti.
Diğer İçerikler