İngiliz The Telegraph gazetesinde yayımlanan analizde, ABD Başkanı Donald Trump’a yakın bazı isimlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) İran’a karşı daha doğrudan bir çatışmanın içine çekmeye çalıştığı öne sürüldü. Haberde, Trump çevresindeki bazı güvenlik danışmanlarının Abu Dabi yönetimini İran’a ait stratejik Lavan Adası’nı ele geçirmeye teşvik ettiği belirtildi.
İran’ın en önemli petrol ihracat terminallerinden birine ve büyük doğal gaz sahalarına ev sahipliği yapan Lavan Adası’nın hedef alınmasının savaşın seyrini değiştirebilecek bir adım olabileceği ifade edildi. The Telegraph’a konuşan eski bir Trump güvenlik yetkilisi, “Gidip alsınlar. Böylece sahada Amerikan askerleri yerine BAE askerleri olur” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynak, BAE’nin Nisan ayı başlarında Lavan Adası’nı gizlice hava saldırılarıyla hedef aldığını da ileri sürdü.
İran savaşı sonrası yeni eksen
The Telegraph’ın değerlendirmesine göre, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşının ardından BAE’nin Washington ve Tel Aviv’e daha fazla yaklaştığı görülüyor. İran’ın saldırılara karşılık olarak Körfez’deki Amerikan üslerini ve ABD-İsrail saldırılarını desteklediği düşünülen hedefleri vurduğu süreçte, BAE’nin de yoğun füze ve insansız hava aracı saldırılarına maruz kaldığı belirtildi.
Gazeteye göre İran, BAE hedeflerine yönelik 2 bin 800’den fazla füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırıların önemli kısmı hava savunma sistemleri tarafından engellense de, Abu Dabi yönetiminde “11 Eylül benzeri bir güvenlik şoku” oluşturduğu ifade edildi.
İsrail’den Demir Kubbe desteği
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de Tel Aviv’de katıldığı bir etkinlikte İsrail’in BAE’ye Demir Kubbe hava savunma sistemleri ile bu sistemleri kullanacak askeri personel gönderdiğini açıkladı.
Huckabee, “İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak personel gönderdi. Bunun nedeni BAE ile İsrail arasında İbrahim Anlaşmaları’na dayanan olağanüstü ilişkidir” dedi.
Öte yandan İsrail basınında yer alan haberlerde Başbakan Binyamin Netanyahu ve bazı üst düzey İsrailli güvenlik yetkililerinin savaş sırasında Abu Dabi’yi ziyaret ederek Emirlik yetkilileriyle koordinasyon yaptığı öne sürüldü. Ancak Abu Dabi yönetimi bu ziyaretlerin gerçekleştiğini reddetti.
Suudi Arabistan ve Katar mesafeli duruyor
The Telegraph’ın haberine göre Suudi Arabistan ve Katar, BAE’nin İran’a karşı savaşı genişletme yönündeki çağrılarına temkinli yaklaştı. Abu Dabi yönetiminin Körfez ülkelerini daha sert askeri pozisyona çekme girişimlerine Riyad ve Doha’nın destek vermediği ifade edildi.
Haberde ayrıca BAE’nin kısa süre önce Suudi Arabistan’ın ağırlıklı etkisine sahip Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılma kararı aldığı ve bunun da Körfez içerisindeki gerilimi artırdığı vurgulandı.
Yeni saldırı hazırlıkları iddiası
Öte yandan New York Times gazetesinin haberine göre Pentagon’un İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma seçenekleri üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Haberde, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip Harg Adası’nın hedef alınması ve İran içindeki bazı tesislere özel kuvvet operasyonları düzenlenmesinin değerlendirildiği aktarıldı.
İran tarafı ise yeni müzakerelere ancak kendi şartlarının kabul edilmesi halinde döneceğini açıkladı. Tahran yönetimi; savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesini, yaptırımların kaldırılmasını, İran’ın dondurulan mali varlıklarının serbest bırakılmasını, savaş zararlarının tazmin edilmesini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınmasını talep ediyor.
Diğer İçerikler