Amerika’nın Suriye’ye ‘Lübnan’a Gir’ Teklifi Bir Tuzak mı?

Üst düzey Suriyeli güvenlik kaynağı, Suriye ordusunun Hizbullah’a müdahalesi konusunda bir dizi görüşmelerin gerçekleştiğini doğruladı. Olayların en başından itibaren Türk güvenlik bürokrasisi ve Dışişlerinin aktif rol üstlenerek muhtemel müdahalenin sakıncalarını Şam’la paylaştığı ifade edildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Amerika’daki siyonist lobilerin baskısıyla harekete geçen ABD yönetimi, mayıs ayı başından itibaren Şam yönetimiyle Lübnan’a müdahale görüşmelerine başladı.

Üst düzey Suriyeli güvenlik kaynağı, Suriye ordusunun Hizbullah’a müdahalesi konusunda bir dizi görüşmelerin gerçekleştiğini doğrulayıp “Suriye’ye Bekaa Vadisi, Dahiye, Akkar, Saadneyıl, Baalbek, Maruj, Trablus, Celala, Şutura ve Sayda dâhil neredeyse Lübnan’ın yarısı vadedildi. ‘Yaklaşık 120 bin kişilik bir kara gücüyle Hizbullah’ı yok edebilirsiniz. Biz de havadan ve denizden yoğun destek sağlarız’ teklifi yapıldı” dedi.

Suriyeli araştırmacı Mahmut Osman, ABD planının arkasında Siyonist lobilerin olduğunu söyledi. Hâlihazırda Lübnan’da 2 milyon civarında Suriyelinin mülteci durumunda yaşadığını hatırlatan Osman “İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran planı tutmadı ve ABD Başkanı Trump geri adım atmak zorunda kaldı. Şiddet sarmalının durmasını istemeyen Tel Aviv’in (Netanyahu) tek sabotaj kapısı Lübnan. Bunun için her tuşa basıyorlar.” dedi.

Suriye’nin henüz kendi coğrafi, siyasi bütünlüğünü sağlayamadığını hatırlatan Suriyeli araştırmacı Mahmut Osman, “Biz Fırat’ın doğusunu yeni yeni Suriye’ye katıyoruz. Güneyde Süveyda sancılı bölge özelliğini koruyor. Kamışlı-Haseke’de hâlâ sıkıntılar var. Alevi-Nusayri yoğun alanda hâlen ayrılıkçı gruplar dağlarda ve bölücü emeller güdüyor. Golan-Kuneytra-Dera-Suveyda aksında İsrail’in fiziki işgali de devam ediyorken Lübnan’a girmek tüm dünyada ‘İsrail’in jandarmalığı’ olarak okunur. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Ahmed Şara net konuştu ve ‘Biz Lübnan’a müdahale etmeyeceğiz’ dedi. Bizim Suveyda-Kamışlı-Haseke dahil ülkenin tamamında kontrolü sağlamamız, Suriye Meclisini toplamamız ve ülkenin imarı ve ekonomisine odaklanmamız gerekiyor. Lübnan macerası Lübnan ile birlikte Suriye’nin de bölünmesine yol açar” diye konuştu.

Suriyeli ve Türk kaynaklardan edinilen bilgilere göre geçtiğimiz mayıs ayı başında BAE üzerinden yoğunlaşan Hizbullah’a müdahale görüşmelerinde Suriye yönetimine ciddi manada para desteği vaadinde bulunuldu. Hizbullah’ın doğrudan ve dolaylı kontrol ettiği bölgelerin haritası çıkarıldı ve bu sahaya Suriye ordusunun yerleşebileceği iletildi.

Olayların en başından itibaren Türk güvenlik bürokrasisi ve Dışişleri de aktif rol üstlenerek muhtemel müdahalenin sakıncalarını Şam’la paylaştı. Suriye ordusunun muhtemel Lübnan operasyonu durumunda YPG hattı ile birlikte Irak’tan ve Lazkiye bölgesinden gelebilecek tehlikelere dikkat çekti.

Türkiye ayrıca Lübnan’da yaşanacak bölünme ile İsrail’in son dönem işgal ettiği Litani Nehri’ne kadar olan alanı, Golan’la birlikte İsrail toprağı ilan edeceği uyarısında bulundu.

Kaynak: Haber7.com

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA