Alman Medyasına Göre, ABD ile Güven Problemi Yaşayan Ülke, Türkiye'den Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 Satın Almak İçin Girişimde Bulundu

ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’daki askeri varlığını azaltma kararı, Berlin’i savunma stratejisinde radikal adımlar atmaya itti. Alman basını, Berlin yönetiminin oluşan güvenlik boşluğunu kapatmak ve Rusya’ya karşı caydırıcılığını korumak amacıyla Türkiye’nin geliştirdiği kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN ve hipersonik TAYFUN BLOK-4 sistemlerini satın almak için somut girişimlere başladığını duyurdu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Almanya, ABD’nin yaklaşık 5 bin askerini ülkeden çekme kararının ardından savunma politikasında rotayı Ankara’ya kırdı. Die Welt gazetesinde yer alan habere göre Berlin, Avrupa’nın "uzak menzilli ateşleme yeteneklerini" yeniden tesis etmek için Türk füze sistemlerini mercek altına aldı. Özellikle geliştirme aşamasında olan ve 6 bin kilometre menzile ulaşması planlanan kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN ile hipersonik uzun menzilli füze TAYFUN BLOK-4, Alman savunma stratejisinin merkezine yerleşti.

NATO diplomatları, Trump’ın çekilme kararının Avrupa’nın doğu kanadında ciddi bir zayıflığa yol açtığı konusunda uyarırken; Berlin yönetiminin bu açığı Türkiye ile derin askeri iş birliği yaparak kapatmayı hedeflediği belirtiliyor. Haberde, YILDIRIMHAN’ın en erken 2028 yılından itibaren teslim edilebileceği, TAYFUN BLOK-4’ün ise birkaç yıl içinde kullanıma hazır hale geleceği kaydedildi. Öte yandan Almanya’nın, ABD’li savunma şirketi RTX ile Tomahawk füzelerinin üretimi için de ortak girişim kurmayı değerlendirdiği ifade edildi.

Satın alma süreci için iki temel finansman seçeneği üzerinde duruluyor:

İkili Anlaşma: Türkiye ve Almanya arasında doğrudan hükümetler arası imza atılması.

İstekli Ülkeler Koalisyonu: Almanya liderliğinde kurulacak bir grubun alımı finanse etmesi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın AB fonlarının Türkiye için kullanılmasına yönelik itirazları nedeniyle, alımın AB’nin SAFE programından karşılanamayacağı vurgulanıyor. Bu durumun mali yükü tamamen Almanya’nın üstlenmesine neden olabileceği belirtiliyor. Henüz resmi bir karar alınmamış olsa da, Alman diplomatik kaynaklar anlaşmanın Temmuz ayında Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi sırasında dünyaya duyurulabileceğine işaret ediyor.

Bu hamle, sadece bir silah alımı değil, aynı zamanda Avrupa’nın savunma bağımsızlığı yolunda attığı kritik bir adım olarak görülüyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA