ABD’nin İsrail’i Yargılaması Sebebiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’nin Kapatılması Konusunda NATO Müttefiklerinden Yardım İstediği İddia Edildi

POLITICO’nun NATO diplomatlarına dayandırdığı haberine göre Washington yönetimi, ABD’li yetkililerin ve İsrailli liderlerin savaş suçları soruşturmalarından korunması amacıyla NATO müttefiklerinden Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yönelik desteği kesmelerini ve Roma Statüsü’nden çekilmelerini istedi. ABD’nin müttefiklerine gönderdiği belirtilen belgede, UCM’nin kapasitesinin “sistematik biçimde dağıtılacağı” ifade edildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD’nin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne karşı yürüttüğü baskıyı NATO ülkelerine taşıdığı iddia edildi. POLITICO’nun 9 Eylül’de üç NATO diplomatına dayandırdığı haberine göre ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, temmuz ayı ortasında Brüksel’de gerçekleştirilen kapalı bir toplantıda ittifakın 32 üyesinin büyükelçilerine UCM konusunda dikkat çekici bir çağrıda bulundu.

Habere göre Whitaker, NATO ülkelerinden UCM’nin yetkilerinin zayıflatılması ve Roma Statüsü’nden çekilme yönünde adımlar atmalarını istedi.

“Amerika’nın Yanında Kimin Durduğunu Yakından İzleyeceğiz”

POLITICO’ya konuşan üç diplomatın aktardığına göre Whitaker, NATO büyükelçilerine yaptığı konuşmasını, “Amerika’nın yanında kimin durduğunu yakından izleyeceğiz” sözleriyle tamamladı.

ABD misyonunun toplantıyla birlikte NATO delegasyonlarına bir belge dağıttığı da ileri sürüldü.

Haberde aktarılan belgeye göre Washington, “ABD, UCM’nin kapasitesini sistematik biçimde dağıtacaktır” ifadelerini kullanırken müttefiklerinden de mahkemeden çekilmek için derhal harekete geçmelerini istedi.

Belgede NATO ülkelerinden UCM’yi kendi hükümetleri açısından da potansiyel bir tehdit olarak değerlendirmeleri, mahkemenin yetkilerini kamuoyu önünde eleştirmeleri ve UCM’ye sağlanan maddi desteği durdurmaları talep edildi.

UCM’ye Karşı “Sistematik Dağıtma” Kampanyası İddiası

Habere göre Washington’ın hedefi yalnızca UCM kararlarını eleştirmek değil, mahkemenin faaliyetlerini sürdürebilme kapasitesini sistematik biçimde zayıflatmak.

NATO müttefiklerine iletildiği belirtilen belgede UCM’nin yetkilerinin “aşırıya kaçtığının” kamuoyu önünde dile getirilmesi istendi.

Belgenin sonunda ise UCM için “bu maskaralığa kesin olarak son verilmesi” yönünde bir çağrı yapıldığı aktarıldı.

Washington’ın UCM ile Gerilimi Netanyahu Kararı Sonrası Tırmandı

ABD ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin İsrailli liderlere yönelik soruşturmaları ve tutuklama kararlarının ardından daha da arttı.

UCM, Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze savaşı kapsamında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiğine ilişkin “makul gerekçeler” bulunduğuna hükmederek tutuklama emirleri çıkarmıştı.

Washington ise mahkemenin İsrailli yetkililer üzerindeki yargı yetkisini reddederek kararlara sert tepki göstermişti.

Trump UCM Yetkililerine Yaptırım Getirmişti

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Şubat 2025’te imzaladığı başkanlık kararnamesiyle ABD ve İsrail vatandaşlarını soruşturan UCM yetkililerine karşı ekonomik ve diplomatik yaptırımların önünü açmıştı.

Süreç daha sonra mahkemenin bazı savcı ve hakimlerinin ABD yaptırım listesine alınmasına kadar ilerledi.

Haberde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da 13 Temmuz 2026’da UCM’yi uluslararası alanda yalnızlaştırmaya yönelik daha kapsamlı bir kampanya başlattığı ve mahkemenin “tuğla tuğla” dağıtılacağını söylediği aktarıldı.

UCM Hakimleri ve Savcıları da Yaptırım Listesinde

Aktarılan bilgilere göre Washington’ın baskısı yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmadı.

Mahkemenin 18 hakiminden dokuzunun ve iki savcı yardımcısının ABD yaptırımlarına maruz kaldığı belirtildi.

Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de Gazze konusunda yaptığı çalışmalar ve açıklamalar nedeniyle ABD yaptırımlarının hedefi olmuştu.

Washington, söz konusu yaptırımları UCM’nin ABD ve İsrail üzerinde meşru yargı yetkisine sahip olmadığı görüşüyle savunuyor.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA