Olayın arkasında olmakla suçlanan Halid Şeyh Muhammed ile diğer sanıkların yargı sürecinin hâlâ sonuçlanmamış olması, şüpheleri besleyen en büyük unsurlardan biri. 2003 yılında Pakistan’da yakalanan ve 2006’dan beri Guantanamo’da tutulan Muhammed’in davasının 2028 yılına ertelenmesi, kamuoyundaki kuşkuları canlı tutuyor.
Davanın 20 yılı aşkın süredir uzamasının temel sebebi ise CIA’in gizli gözaltı merkezlerinde “waterboarding” (suyla boğulma hissi yaratma) gibi işkence yöntemleriyle elde edilen delillerin kullanılmasına dair yaşanan anlaşmazlıklar. 2024 yılında varılan ve sanıkların suçlarını kabul etmeleri karşılığında idam cezasının kaldırılmasını öngören anlaşmanın daha sonra geçersiz kılınması, adalet mekanizmasına olan güveni sarsan başlıca gelişmeler arasında yer alıyor.
Öte yandan, saldırıları gerçekleştiren 19 korsanın büyük kısmının Suudi Arabistan vatandaşı olması ve El Kaide liderleri Usame bin Ladin ile Eymen ez-Zevahiri’nin yıllar sonra öldürülmesine rağmen, olayın arkasındaki karanlık noktaların tamamen aydınlatılamamış olması, komplo iddialarının ve soru işaretlerinin aradan geçen 25 yıla rağmen canlı kalmasına neden oluyor.
Ipsos’un yayımladığı yeni anket sonuçları, ABD’deki yetişkinlerin yarısının 11 Eylül’ü hâlâ hayatlarındaki en önemli olaylar arasında saydığını ve neredeyse her 10 kişiden dokuzunun saldırıların ülkeyi kökten değiştirdiğini düşündüğünü ortaya koyuyor.
Buna karşın, hükümetin yeni bir saldırıyı önleyebileceğine duyulan güvenin 2001’deki zirve noktasından bu yana gerilemesi dikkat çekiyor. Sadece her 10 kişiden birinin Cuma günkü yıl dönümünü anmak için özel bir plan yapması, toplumun resmi anlatılara ve güvenlik önlemlerine yaklaşımındaki mesafeyi gözler önüne seriyor.
25. Yıl Dönümü Anmaları
New York, Pentagon ve Shanksville’de düzenlenen anma törenlerinde, bu yıl ilk kez saldırılarla bağlantılı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenler için de yedinci bir saygı duruşunda bulunulacak. Başkan Donald Trump’ın Pentagon’da konuşma yapacağı, Başkan Yardımcısı JD Vance ve eski başkanların ise New York’taki törenlerde yer alacağı açıklansa da; 90 ülkeden toplam 2.977 kurbanın ve aralarında 67 vatandaşını kaybeden Birleşik Krallık dahil pek çok Avrupalının yaşadığı kayıplar hafızalardaki yerini koruyor.
Arka Plan ve Kayıplar
Olay neden ‘9/11’ olarak anılıyor?
“9/11” ifadesi, ayın günden önce yazıldığı Amerikan tarih formatından (September 11) kaynaklanıyor. Bu rakamlar aynı zamanda ABD’nin 911 acil durum telefon numarayla da örtüşüyor.
11 Eylül Anıt Müzesi’nin verilerine göre, 90 ülkeden toplam 2.977 kişi yaşamını yitirdi; bunların yaklaşık 372’sinin ABD vatandaşı olmadığı tahmin ediliyor. ABD dışında en çok kaybı 67 vatandaşıyla Birleşik Krallık yaşadı. Almanya, İtalya, İrlanda ve diğer bazı Avrupa ülkeleri de vatandaşlarını kaybetti; bunların birçoğu Dünya Ticaret Merkezi’nin finans sektöründe çalışan kişilerdi.
Kaynak: Euro News
Diğer İçerikler