AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması Trump’ın Güce Dayalı Ekonomi Politikalarına Alternatif Model mi?

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, korumacılığın yükseldiği bir dönemde imzalanan AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nı "Çatışmak yerine iş birliği yapmak için öngörülebilirlik sağlamak ve güvenilir ortakların dünyada iyilik için çalışabileceğini göstermek önemlidir." sözleriyle güce dayalı Amerikan politikasına alternatif model olarak gösterdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Hindistan ve Avrupa Birliği’nin (AB) 2 milyar kişilik pazar oluşturan devasa bir ticaret anlaşması üzerinde anlaştıklarını açıkladılar.

Von der Leyen, Delhi’de yaptığı açıklamada iki tarafın “tarih yazdığını” belirterek, “Tüm anlaşmaların anası niteliğinde bir anlaşma imzaladık. 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi oluşturduk ve her iki taraf da bundan fayda sağlayacak” ifadelerini kullandı. Başbakan Modi de, yaklaşık yirmi yıl süren aralıklı müzakerelerin ardından bu tarihi anlaşmaya varıldığını belirterek, “Bu anlaşma, Hindistan’ın 1,4 milyar nüfusu ve AB’nin milyonlarca insanı için birçok fırsat getirecek” dedi.

Anlaşma, beş ila altı ay sürmesi beklenen yasal incelemenin ardından gerçekleşecek. Konuyla ilgili bir kaynak anlaşmanın bir yıl içinde uygulanması bekleniyor.

Kapsamlı bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını amaçlayan anlaşmayla AB ile Hindistan arasında yıllık 140 milyar doları aşan mal ticaretinin %96,6'sına uygulanan gümrük vergilerinin azaltılması ya da kaldırılması bekleniyor. Yetkililer, anlaşma sayesinde Avrupa ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinde yılda 4 milyar Euro tasarruf sağlanacağını açıkladılar.

Narendra Modi, anlaşmanın küresel GSYH’nin yaklaşık %25’ini kapsayacağını belirterek, Hindistan’ın tekstil, mücevher ve kuyumculuk ile deri ürünleri gibi sektörlerde bir ivme kazanacağını ekledi. Anlaşma, dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ın, en büyük ticaret ortağı olan 27 ülkeden oluşan AB ile serbest ticaret için devasa ve korunan pazarını açmasının önünü açacak. AB, Hindistan’ı gelecek için önemli bir pazar olarak görürken, Yeni Delhi ise Avrupa’yı önemli bir teknoloji ve yatırım kaynağı olarak görüyor.

Anlaşma, ABD hegemonyasına alternatif arayışı

Trump'ın tek taraflı ticaret anlaşması dayatmalarına karşı Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Eylül ayındaki birlik konuşmasında, “Avrupa savaşmalı. Birçok büyük gücün Avrupa'ya karşı ya kayıtsız ya da açıkça düşmanca davrandığı ve bağımlılıkların acımasızca silah olarak kullanıldığı bir dünyada kendi yerini korumak için mücadele etmeli.” sözleriyle güce dayalı yeni bir dünya düzeni içinde kendilerine bir yol bulmaları gerektiğine işaret etmişti.

Brüksel, küresel ticarette tırmanan gerilimlere ve ABD Başkanı Donald Trump'ın korumacı ticaret politikalarına karşı önlem almaya çalışıyor. Bu çerçevede AB-Hindistan anlaşması, Brüksel’in geçen yıl Endonezya, Meksika ve İsviçre ile imzaladığı anlaşmaların ardından, Güney Amerika bloğu Mercosur ile önemli bir anlaşma imzalamasından birkaç gün sonra geldi.

AB MERCOSUR ile gıdayı ve hammaddeyi, Hindistan ile de ucuz sanayi üretimini garantiye almaya çalışıyor.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa: Bu sadece bir ekonomik anlaşma değil

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Euronews'in en önemli sabah programı Europe Today'e verdiği demeçte, salı günü Yeni Delhi'de imzalanan AB-Hindistan ticaret anlaşmasının "uluslararası topluma güvenilir ortakların dünyanın iyiliği için çalışabileceği" mesajını verdiğini belirtti.

Costa, "(Ticaret anlaşması) ekonomik açıdan büyük değer taşıyor. Ancak belki de daha önemlisi, dünyanın en büyük iki demokrasisinin uluslararası topluma gönderdiği mesajdır," dedi.

"Çatışmak yerine iş birliği yapmak için öngörülebilirlik sağlamak ve güvenilir ortakların dünyada iyilik için çalışabileceğini göstermek önemlidir."

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA