Ortadoğu’da, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla yeni petrol boru hatları ve ihracat güzergâhlarına yönelik yatırımlar hız kazandı. ABD ile İran arasında devam eden Hürmüz geriliminin ardından Körfez ülkeleri, petrol ihracatını alternatif rotalar üzerinden sürdürebilmek için yeni projeleri hayata geçiriyor.
Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakabilecek alternatif güzergâhların oluşturulması için önümüzdeki yıllarda onlarca milyar dolarlık yatırım yapılacak. Daha önce hayata geçirilemeyen büyük altyapı projelerinin aksine, bu kez petrol akışını yeniden şekillendirecek projelerin uygulanacağı değerlendiriliyor.
Rystad Energy Analiz Başkan Yardımcısı Artem Abramov, “Bölgede görüştüğümüz müşterilerimiz, bir daha asla böyle bir durumla karşı karşıya kalmak istemediklerini söylüyor. Bu baypas projeleri ilerleyecek.” ifadelerini kullandı.
BAE ikinci boru hattını inşa ediyor
Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakacak şekilde Fujairah Limanı’na uzanan ikinci petrol boru hattını inşa ediyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ülkenin alternatif ihracat kapasitesinin 2027 yılına kadar iki katına çıkması hedefleniyor.
Haziran ayında günlük ortalama 4,1 milyon varille tarihinin en yüksek petrol üretimine ulaşan BAE, mevcut durumda hem Hürmüz Boğazı üzerinden deniz yoluyla hem de Fujairah Limanı’na ulaşan boru hattı aracılığıyla ihracat gerçekleştiriyor. Günlük 1,8 milyon varil kapasiteye sahip mevcut hatta ek olarak yeni boru hattının da devreye alınması planlanıyor.
Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) ise jet yakıtı, benzin ve dizel gibi rafine petrol ürünlerini Fujairah’a taşıyacak üçüncü bir boru hattı seçeneğini de değerlendiriyor.
Irak, Suriye üzerinden Akdeniz’e açılacak
OPEC’in en büyük ikinci petrol üreticisi Irak da kuzey petrol sahalarını Suriye’nin Akdeniz kıyısına bağlayan eski boru hattını yeniden faaliyete geçirmek için Temmuz ayında Suriye ile anlaşma imzaladı.
ABD’li enerji şirketi Chevron, Los Angeles merkezli TI Capital ve Suriyeli-Katarlı El-Hayyat kardeşlerden oluşan konsorsiyumun, Irak’ın daha önce kullandığı ve Suriye’nin Banyas Limanı’na ulaşan boru hattını yeniden işler hale getirmesi planlanıyor.
Eurasia Group Kıdemli Analisti Gregory Brew’e göre, bu hat tamamlandığında Irak petrolünün büyük bölümünün Avrupa pazarına yönelmesi bekleniyor. Brew, “Irak Asya pazarına ulaşmak istiyor. Ancak bu boru hattıyla ham petrolünü Avrupa’ya göndermiş olacak. Bu pazardan çok yüksek gelir elde etme kapasitesi ise sınırlı.” değerlendirmesinde bulundu.
Suudi Arabistan kapasiteyi artırmayı hedefliyor
Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ise bölge için örnek model olarak öne çıkıyor. Körfez kıyısındaki Abkayk Petrol Sahası’ndan başlayarak Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na ulaşan hat sayesinde Riyad yönetimi günlük yaklaşık 4 milyon varil petrol ihraç edebiliyor.
Diplomatlar ve enerji uzmanlarına göre Suudi Arabistan, hattın kapasitesini artırmak için çalışmalar yürütüyor. Reuters’ın haberine göre Riyad yönetimi, kapasiteyi günlük 2 milyon varil artırmayı değerlendiriyor.
Abramov ise, “Bizim değerlendirmemize göre Suudi Arabistan’ın bunu gerçekleştirebilmesi için mevcut hatta paralel yeni bir boru hattı inşa etmesi gerekecek.” dedi.
Körfez’de yeni güç dengesi
Yaşanan gelişmelerin, Körfez’deki güç dengelerini de değiştirmesi bekleniyor. Gregory Brew, “Bundan en büyük kazancı BAE ve Suudi Arabistan elde edecek. Kuveyt ve Bahreyn ise en büyük kaybedenler olacak.” ifadelerini kullandı.
Kuveyt, Haziran ayında Suudi Arabistan’a bağlanacak yeni bir petrol boru hattı seçeneğini değerlendirdiğini açıklarken, Kuveyt Petrol Şirketi (KPC) CEO’su Şeyh Nevvaf es-Sabah, “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kardeşlerimizle, sahip oldukları boru hattı sistemini Kuveyt petrolünü de taşıyabilecek şekilde nasıl genişletebileceğimizi görüşüyoruz.” dedi.
Brew’e göre Kuveyt ve Bahreyn’in Suudi Arabistan ile BAE üzerinden transit geçiş ve gelir paylaşımı anlaşmaları yapmak zorunda kalması, iki ülkenin bölgesel pazarlık gücünü daha da artıracak.
“Ciddi miktarda para harcanacak”
Washington merkezli Atlantic Council’in kıdemli uzmanlarından Ben Cahill, Hürmüz Boğazı’nı baypas etmeye yönelik projelerin onlarca milyar dolarlık yeni boru hattı ve liman yatırımlarını beraberinde getireceğini belirtti.
Cahill, “Bu boru hatları pahalı ve jeopolitik açıdan oldukça karmaşık projeler. Ancak Körfez ülkeleri, alternatif ihracat seçeneklerine sahip olmak için ciddi miktarda para harcamaya hazır. Bu kalıcı bir eğilim. Projelere devlet varlık fonları ile büyük ihtimalle altyapı yatırımcıları da destek verecek.” ifadelerini kullandı.
Center for the National Interest enerji uzmanı Greg Priddy ise, “Eskiden 5 ila 10 milyar dolarlık gereksiz bir bahis gibi görünen yatırımlar artık zorunlu hale gelmiş durumda.” değerlendirmesinde bulundu.
Güvenlik riski sürüyor
Uzmanlar, yeni boru hatlarının Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmasına rağmen İran kaynaklı güvenlik risklerini tamamen ortadan kaldırmayacağı görüşünde.
Greg Priddy, “Bu alternatif güzergâhların en önemli sorunu, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı hâlâ savunmasız olmalarıdır. Modern savaşlarda denge açık şekilde savunmadan saldırıya kaymış durumda. Bu nedenle bu tür tesisleri korumak giderek zorlaşıyor.” dedi.
Priddy, “Fujairah bunun en iyi örneklerinden biri. İran’a o kadar yakın ki, Tahran buradaki herhangi bir hedefi yüksek isabet oranıyla vurabilir.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a ait deniz taşımacılığına yönelik abluka ilan etmesi de alternatif ihracat güzergâhlarının güvenlik açısından tamamen risksiz olmadığını ortaya koydu. En az sekiz petrol tankerinin Babülmendep Boğazı’ndan geçmek yerine Kızıldeniz’de rotasını değiştirdiği belirtilirken, Batılı bir diplomat Husilerin bu kararının İran’ın yoğun baskısı sonucunda alındığını söyledi.
Yetkili, “İran, Hürmüz Boğazı konusunda elini fazla yükseltmiş olabilir. Etkisini sürdürebilmek için bundan sonra farklı yöntemlerle gerilimi tırmandırması gerekecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: From Syria to UAE, the race to bypass Strait of Hormuz is on | Middle East Eye
Diğer İçerikler