Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin ekonomik yansımalarıyla sarsılıyor. 23 Mart 2026 itibarıyla spot altının ons fiyatı, savaşın başladığı günden bu yana en sert düşüşlerinden birini yaşayarak %8,8 kayıpla 4.100 dolara geriledi. Geçtiğimiz yılı 4.319,37 dolardan kapatan değerli metal, dokuz gün üst üste değer kaybederek 1983’ten bu yana en büyük haftalık düşüşünü kaydetti. Gümüş fiyatlarındaki kayıp ise %10’u aşarak 61,66 dolara kadar çekildi.
Altındaki Düşüşün Nedeni: Faiz ve Zorunlu Satışlar
Analistler, altındaki bu eşi görülmemiş düşüşü iki ana nedene bağlıyor. İlk olarak, yükselen enerji fiyatlarının ABD Merkez Bankası (FED) ve diğer merkez bankalarını faiz artırımına zorlayacağı beklentisi, faiz getirisi olmayan altını baskılıyor. İkinci olarak, yatırımcıların portföylerindeki diğer kalemlerde oluşan devasa kayıpları telafi etmek için nakde ihtiyaç duyması, altın ve gümüşte "zorunlu satışları" tetikledi. BNP Paribas stratejisti David Wilson, yatırımcıların güvenli liman olarak bu aşamada altın yerine ABD dolarını tercih ettiğini vurguladı.
Fatih Birol: "Üç Kriz Bir Arada"
Avustralya’nın başkenti Canberra’da bulunan Ulusal Basın Kulübü'nde konuşan IEA Başkanı Fatih Birol, mevcut durumu "iki petrol krizi ile bir doğal gaz krizinin bir araya gelmiş hali" olarak tanımladı. 28 Şubat’ta başlayan savaşın küresel ekonominin hayati damarlarını kestiğini belirten Birol, sadece petrol ve gazın değil, aynı zamanda petrokimya, gübre, kükürt ve helyum gibi kritik kalemlerin ticaretinin de kesintiye uğradığını ifade etti. Mevcut krizin 1970’lerdeki petrol şoklarından ve 2022 Rusya-Ukrayna savaşından daha büyük bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Birol, bu krizin sürmesinin enflasyonda patlamaya, artan enerji maliyetlerine, genişleyen cari açıklara ve küresel büyümenin birçok ekonomide durmasına yol açacağını kaydetti.