Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Balkanlarda Türklerin ve Müslüman Bosnalıların Soykırımlarını Unutmadık

Bülent ERANDAÇ
04 Mayıs 2021 01:38
A-
A+

Balkanlar deyince aklımıza, kan ve gözyaşı gelir. Emperyalist Batı’nın dipçikleri altında ezilen Balkanlarda Müslümanların savaştan önceki ve sonraki nüfusları ele alındığında, 100 yıldır görmezden gelinen büyük bir insanlık suçu ortaya çıkar. Balkanlardaki Müslüman Türk soykırımını unutturmak için her türlü hile desiseyi kullanan Emperyalist Batı’nın, özellikle Amerika’nın ve yeni Başkanı Biden’ın, siyasi hesap uğruna tarihi çarpıtarak 1915 olaylarına ilişkin kullandığı sözler Aziz Milletimize atılmış büyük bir iftiradır. 

Nefretle kınıyor ve reddediyoruz.

Ermenilerce kurgulanan asılsız iddiaları temel alan ve Ermeni isyancılar tarafından katledilen Türklerin ızdırabını, acılarını göz ardı eden bu açıklamanın, milletimiz ve tarih karşısında hiçbir değeri olmadığını, bir kez daha tarihleri soykırım ve ırkçılık suçlarıyla dolu olanların ve sözde soykırım peşine takılanların suratlarına çarpıyoruz.

Asil milletimizin şanla, şerefle dolu tarihi bu asılsız iddialarla karalanamaz. Türk milletini sanık sandalyesine oturtmaya çalışanlara, sözde “soykırım” lafını ağzına dolayarak tarihi yeniden yazmaya çalışanlara tarihi gerçeği tekrar hatırlatırız.

Balkanlardaki Türk Soykırımı’nın Önce Hesabını Verin

Balkan Savaşlarından önce Osmanlı Avrupa'sı denen Rumeli topraklarında (Arnavutluk ve Bosna Hersek hariç) toplam 3 milyon 242 bin Müslüman (Türk, Arnavut, Boşnak, Pomak, Çerkez) yaşıyordu. Bulgarların sayısı 1 milyon 220 bin (Makedon ve Sırplar, Bulgar nüfusu içinde sayılıyor), Rumların ise 1 milyon 558 bin idi. Müslümanlar tek tek her vilayette ve bölgenin tamamında mutlak çoğunluğu ellerinde tutuyorlardı.

Balkan savaşları sonucu, Balkanlar'daki Müslüman Türk nüfusunun yüzde 35'i sürülmüş, yüzde 27'si kıyıma uğramıştı. Kalanlar artık azınlıktaydı. ''Irklar Savaşı'' meyvesini vermiş, yüzyıla yayılan etnik temizlik hareketi sonucunda Türkler, Balkanlar'ın hayatından tard edilmişti.

TÜRKİYE VE TÜRKLERİN BUNU KABULLENMESİ İÇİN ÇOK UĞRAŞTINIZ. Hayır, kabullenmedik.

UNUTTURMAK İÇİN HER YOLU DENEDİNİZ. Hayır, unutmadık.

SÖZÜM ONA ANADOLU'DAKİ SOYKIRIMLARIN ÇETELESİNİ TUTANLARA SESLENİYORUZ. Bir kez olsun, bir zamanlar Balkanlar'ın çoğunluk nüfusunu oluşturan Türklere ne olduğunu sormayanların suratlarına vuruyoruz. İNSANLIĞI GADDARCA BALKANLARDA DA KATLETTİNİZ.

Balkan Savaşlarında Batıda Sırpların, kuzeyde Bulgarların, güneyde Yunanlıların genişleyerek kendi sınırlarına kattığı Makedonya ve ötede Trakya’nın bir cehenneme döndürüldüğünü unutmadık.

Kan Gölü Üzerine Kurulan Balkanlar

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye bilindiği gibi, Osmanlı Beyliği kurulduktan sonra Bizans’ı İstanbul'a hapsetmiş ve 1361'de Edirne alındıktan sonra başkentini Bursa'dan Edirne'ye aktararak Balkanlarda güçlü bir çekirdek oluşturmuştu.

Fransız Devriminin en önemli sonuçlarından biri olan MİLLİYETÇİLİK Balkan yarımadasındaki farklı etnik kökenden gelen insanlar arasında yaygınlaştırılınca, o zamana dek Balkanları ele geçirmek için çabalayan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Rus Çarlığı açıktan açığa iç karışıklıkları kışkırtmayı arttırmıştı.

Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayaklananlara yardım etmeye başlamışlardı.

Hiç kuşkusuz bağımsızlığını kazanan bu küçük «lokmaları» daha kolay yutabilmek dilek ve düşüncesi bu politikanın temel nedeni idi. Ve bu politika çerçevesinde, günümüz Balkan devletlerine önce bazı ayrıcalıklar sağlamışlar, sonra muhtariyetlerini elde ettirmişler ve daha sonra da bağımsızlıklarına yol vermişlerdi.

Avrupa Birliği (AB), Yugoslavya’yı Cetvellerle Parçaladı

TARİH: 4 MAYIS 1980

Yugoslavya Devlet Başkanı Jozef Broz Tito hayatını kaybetti. 

Yugoslavya Tito sonrası hızla parçalanma sürecine girdi. Emperyalist Batı, 20. yüzyılın başında nasıl Müslüman Türklere yönelik soykırımın yolunu açmışsa, 20. yüzyılın son çeyreğinde bu sefer Yugoslavya’da, ikinci büyük insani trajedilerinden birine sebep oldu.

Tarihsel olarak Yugoslavya içindeki farklı cumhuriyetler arasındaki ekonomik farklılıklar, ortak bir Yugoslav kimliğinin kuruluşunu engellemiş ve bu farklılıklar, etnik kimliklerin önemlerini korumasıyla sonuçlanmıştı.

Tito gibi Yugoslavya adına birleştirici bir figürün de ölmesi, ülke içerisindeki sorunları daha da körüklemişti. Amerika desteğindeki Avrupa Birliğinin önde gelen ülkeleri, 1991 yılında yıkılan Sovyetlerin arka bahçesi Balkanları yeniden parçalayıp ‘böl-yönet’ taktiğiyle kontrol altına almak amacıyla Yugoslavya içindeki etno-milliyetçi akımları desteklemişler, sonuç olarak Yugoslavya’nın dağılmasını sağlamışlardı. Yugoslavya’dan çıkarılan yeni devletler:

Sonuç itibariyle…

Nitekim bugün, Avrupa Birliği’nin genişletilmesiyle soğuk savaş döneminde Rusya’nın kontrolü altında tuttuğu Polonya, Bulgaristan, Romanya hem Avrupa Birliğine hem de NATO içine sokmuşlardı. Amerikan’ın patronu olduğu NATO ile Rusya bugün Karadeniz’de ve Doğu Avrupa’da kuşatılmıştır.

Müslüman Bosna Soykırımı

Emperyalist Batı, Balkanlarda son 500 yıla yayılan çatışmaları tetiklerken, dini siyasetin dinamiğinde kullanmışlardı. Bosna-Hersek'te insanlık çiğnenmiş, masum insanlar katledilmiş, ‘Ortodoks-Katolik’ ortaklığıyla MÜSLÜMANLAR SOYKIRIMA TABİ TUTULMUŞTU.

Evet.

1912’lerde ‘Ortodoks-Katolik’ ortaklığı ile Balkanlardaki MÜSLÜMAN TÜRKLERİ SOYKIRIMA TABİ TUTAN EMPERYALİST BATI, 1992 yılında Müslüman Bosna Hersek’i yutmak için gaddarca saldırmıştı.

Bosna-Hersek, Avrupa’nın doğusunda, Balkanların batısında yer alan bir ülkedir. Ülkenin yazgısı coğrafyasından ve nüfusundan açığa çıkar.

1991 yılında, o zamanki Avrupa Topluluğu’nun yıkılan Sovyetlerin arka bahçesini kontrole almak üzere Yugoslavya’yı parçalama projeleri devreye girmişti.

1992’de parçalanmanın en sert ayağı olarak Müslüman Bosna’ya çullandılar.

Birleşmiş Milletler, 1992-1995 Bosna Savaşı’nda gayet başarısız oldu. Avrupa Birliğinin önde gelen ülkeleri meseleyi çözemeyince, devreye Amerika-NATO güçleri güya kurtarıcı olarak girdi. Aslında ABD’nin hedefinde Doğu Avrupa ve Karadeniz’de Rusya’yı kuşatma planı yatıyordu.

Bosna Hersek’te savaşı sonlandıran Dayton, dünyanın en enteresan devletlerinden birini kurmuştur. Bir federasyonla bir cumhuriyetin oluşturduğu ülke Boşnak-Hırvat Federasyonu ve Sırp Cumhuriyetinden oluşuyordu.

Halen içinde çatışmayan fakat mekanizmalarında ideal bir işbirliği de yapılmayan bir Bosna-Hersek Devleti vardır.

Avrupa Birliği Genişlemesi

Üye ülkeler: Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Kıbrıs Rum kesimi, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

Aday ülkeler: Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Bosna Hersek, Kosova.

NATO GENİŞLEMESİ

NATO üyeleri

Almanya (1955)

Arnavutluk (2009)

Belçika (1949)

ABD (1949)

Birleşik Krallık (1949)

Bulgaristan (2004)

Çek Cumhuriyeti (1999)

Danimarka (1949)

Estonya (2004)

Fransa (1949)

Hırvatistan (2009)

Hollanda (1949)

İzlanda (1949)

İtalya (1949)

İspanya (1982)

Kanada (1949)

Karadağ (2017)

Letonya (2004)

Litvanya (2004)

Lüksemburg (1949)

Norveç (1949)

Macaristan (1999)

Polonya (1999)

Portekiz (1949)

Romanya (2004)

Slovakya (2004)

Slovenya (2004)

Türkiye (1952)

Yunanistan (1952)

Muhtemel üye ülkeler: Ukrayna, Gürcistan, İsrail…

Balkanları Yeniden Parçalama Oyunları

Emperyalist Batı, Avrupa Birliği durmadı. Bosna Hersek’i daha küçültmek, BÜYÜK SIRBİSTAN’I oluşturma projelerine hız verdiler.

18 Nisan 2021 tarihinde Balkanlar’daki 5 ülkenin sınırlarını değiştiren bir AVRUPA BİRLİĞİ dosyası basına sızdı.

Bir sonraki Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenecek olan Slovenya Başbakanı Janez Jansa'nın, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel'e gönderdiği iddia edilen belgenin içeriği Slovenya medyasında yayınlandı.

Reuters'in varlığını teyit ettiği ve çok sayıda AB diplomatının gördüğünü aktardığı belgede, Bosna Hersek'in parçalanması, Bosna Hersek'in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) Sırbistan'a bağlanması, Hırvatların yoğunlukta olduğu kantonların Hırvatistan'a bağlanması ve Kosova'nın Arnavutluk ile birleşmesi maddeleri yer alıyordu.

Balkan ülkelerinin AB'ye entegrasyonunun etnik sorunlar çözülmeden çok zor olacağı vurgulanan belgede, bunun da BÜYÜK SIRBİSTAN, Genişletilmiş Hırvatistan ve Genişletilmiş Arnavutluk'la mümkün olacağının altı çiziliyordu.

Bosna Hersek'in AB üyeliğinin reddedilmesi gerektiği vurgulanan belgede, Türkiye'nin bölgedeki boşluktan faydalandığı iddia edilirken özellikle Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya'da son derece etkili olduğu maddesi yer almıştı.

Belge içeriğinin medyada yayımlanması üzerine, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Hırvat Üyesi Zeljko Komsic, yaşananların AB çatısı altında olmasının "trajedi" olduğunu ifade ederek "Belgede gördüğüm kadarıyla Bosna Hersek diye bir ülke kalmıyor. Savaş öncesi ve hatta savaşta bize sunulan maddeler bunlar. Tüm bunların arkasında İslam karşıtlığı var" dedi.

Konseyin Boşnak Üyesi Sefik Dzaferovic de, belgenin barbarca ve medeniyet dışı bir yaklaşımı savunduğunu belirterek, "Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından en büyük soykırım, Bosna Hersek'te yapıldı. Şimdi de Bosna Hersek'te soykırım yapılan bölgelerin, bunu yapanlara geri teslim edilmesi isteniyor. Bunun oluru yoktur." diye konuştu.

Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Bisera Turkovic ise, ülkesinin toprak bütünlüğünün tartışmaya açık bir konu olmadığına işaret ederek, "Pandora'nın kutusunun açılması ve Batı Balkanlar'ın istikrarsızlığı isteniyor belli ki" değerlendirmesinde bulundu.

Sonuç

Balkanlara baktıkça, Türklerin ve Müslümanların emperyalist ülkeler tarafından soykırıma uğradığını, kan ve gözyaşının durmadığını gördükçe kahroluyoruz. ‘’Nerede insanlık? Nerede adalet?’’ diye bağırmak geçiyor içimizden.

İstiklal Marşı yazarımız milli şair merhum Mehmet Akif Ersoy’un ifade ettiği gibi, TEK DİŞİ KALMIŞ BATI MEDENİYETİ sömürgecilikten beslenmekten başka bir özelliğe sahip değil…