Bilim insanları, alçak Dünya yörüngesinde giderek yoğunlaşan uydu trafiğinin küresel ölçekte büyük bir uzay krizine dönüşebileceği konusunda uyarıda bulundu. British Columbia Üniversitesi ile Princeton Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni çalışma, modern uydu ağlarının ciddi bir “çökme riskiyle” karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
SciTechDaily’de yayımlanan ve TRT Haber’in aktardığı araştırmada, özellikle mega uydu takımyıldızlarının artmasıyla birlikte yörüngedeki hata payının kritik seviyeye düştüğü belirtildi. Araştırmacılar, “CRASH Saati” adı verilen yeni bir ölçüm sistemi geliştirerek, uyduların manevra kabiliyetini kaybetmesi halinde ne kadar sürede büyük çaplı bir çarpışmanın yaşanacağını hesapladı.
2025 yılı verilerine göre, uydu operatörlerinin kaçınma manevrası komutu gönderememesi durumunda yıkıcı bir çarpışmanın gerçekleşme süresi yalnızca 2,8 gün olarak hesaplandı. Araştırmada, bu sürenin 2018 yılında 164 gün olduğu hatırlatılarak riskin son yıllarda dramatik biçimde arttığı vurgulandı.
Bilim insanları özellikle güçlü güneş fırtınalarının bu süreci hızlandırabileceğine dikkat çekti. Güneş kaynaklı manyetik fırtınaların Dünya’nın üst atmosferini ısıtarak genişlettiği, bunun da uyduların yörüngelerini tahmin etmeyi zorlaştırdığı ifade edildi. Uzmanlara göre bu durum, özellikle sürekli manevra yapmak zorunda kalan büyük uydu ağlarını daha kırılgan hale getiriyor.
Araştırmada SpaceX’e ait Starlink uydu ağı örnek gösterildi. Verilere göre Starlink uyduları yalnızca 2024 sonu ile 2025 ortası arasında 144 binden fazla kaçınma manevrası gerçekleştirdi. Bu da sistem genelinde yaklaşık her 1,8 dakikada bir çarpışma önleme hamlesi yapıldığı anlamına geliyor.
Çalışmada ayrıca “Kessler Sendromu” olarak bilinen zincirleme uzay çarpışması senaryosunun artık teorik bir risk olmaktan çıkabileceği belirtildi. Günümüzde alçak Dünya yörüngesinde bir kilometreden daha yakın “tehlikeli yaklaşmaların” her 36 saniyede bir yaşandığı kaydedildi. Araştırmacılar, büyük ölçekli bir güneş fırtınasının yaşanması halinde haberleşme, GPS, finans sistemleri ve askeri operasyonlar için kritik öneme sahip uydu ağlarının ciddi tehdit altında kalabileceğini ifade etti.