Çin, cuma günü ABD’nin tekrar kullanılabilir roket teknolojisindeki tekelini kırma umuduyla, denizdeki bir platforma bağlı ağ sistemiyle roket iticisini geri kazanmayı başaran deneysel bir sistem test etti. Long March 10B roketi, güney Çin'deki Hainan ticari uzay fırlatma üssünden yerel saatle 12:15'te havalandı ve itici roket ile üst kademenin ayrılmasından yaklaşık altı dakika sonra itici dikey olarak geri döndü ve açık denizdeki bir platforma indirilerek kurtarıldı. Devlet yayın kuruluşu CCTV, bunun Çin'in yörünge sınıfı bir roketi başarıyla geri kazandığı ilk deneme olduğunu duyurdu.
Falcon 9'un aksine, Long March 10B kendi kendine iniş bacaklarıyla bir kara pistine ya da deniz üzerindeki bir platforma inmiyor; bunun yerine deniz platformuna bağlı ağı yakalamak için dört "iniş kancası" kullanıyor. Çin Fırlatma Araçları Teknolojisi Akademisi'nden (CALT) uzman Chen Muye, devlet ajansı Xinhua'ya yaptığı açıklamada bu yöntemin roketin gövde yapısını sadeleştirdiğini ve taşıma kapasitesini artırdığını belirtti; ayrıca sistemin iniş noktasındaki sapmalara karşı esnek olduğunu ekledi.
Haberin ardından Çinli havacılık şirketlerinin hisseleri günlük tavan sınırına dayandı; China Spacesat ve China Satellite Communications öne çıkan isimler oldu. Long March 10B, en az 16 ton yükü alçak Dünya yörüngesine taşıyabiliyor ve Çin'in 2030 öncesi hedeflediği mürettebatlı Ay görevleri için geliştirilen Long March 10 ailesinin bir parçası olarak, gelecekteki Ay programı için de veri sağlayacak.
SpaceX, ilk kez Aralık 2015'te bir Falcon 9 roketini yörünge uçuşundan sonra başarıyla indirmişti; onu Kasım 2025'te Blue Origin'in New Glenn'i izledi. Bugün SpaceX'in Falcon 9'u yılda yaklaşık 150 kez, yani haftada üç kez fırlatılıyor ve iticileri gerektiğinde defalarca yeniden kullanılabiliyor. Çin ise tekrar kullanılabilir roket teknolojilerinde neredeyse on yıldır çalışıyor; özel şirket LandSpace ve devlete ait China Aerospace Science and Technology Corporation'ın geçen yıl yaptığı iki deneme, inişin son adımını tamamlayamadan başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Washington merkezli düşünce kuruluşu CSIS'in Aralık 2025'te ABD Kongresi'ne sunduğu bir değerlendirmeye göre, Çin şu ana kadar tekrar kullanılabilir roket alanında sahnede yalnız olan SpaceX ve Blue Origin'in gerisinde kalsa da, önümüzdeki aylar içinde bir Çin şirketinin yörünge sınıfı bir roketi dikey olarak indirmeyi deneyebileceği öngörülüyordu — bu test, o beklentiyi doğrular nitelikte. Aynı raporda, Çin'in 2015'te 19 roket fırlatıp yörüngeye yaklaşık 40 uydu yerleştirdiği, buna karşılık 2025 sonu itibarıyla fırlatma sayısını yaklaşık 80'e, yörüngeye yerleştirilen yük sayısını da 250'ye çıkardığı belirtiliyor. Aynı dönemde ABD ise 160'tan fazla fırlatma yaparak 2.000'den fazla yükü yörüngeye taşıdı; bunun büyük bölümünü Starlink ve Amazon Leo uyduları oluşturdu.
Çin'in Ay'a insanlı iniş planı, bu roket testinin arkasındaki stratejik motivasyonlardan biri. Universe Today'in aktardığına göre, Çin'in İnsanlı Uzay Ajansı 2026 yılı için iki mürettebatlı Shenzhou görevi, bir Tianzhou kargo görevi ve Tiangong istasyonunda bir yıl süren tek başına dayanıklılık deneyi planlıyor; ayrıca Hong Kong veya Makao kökenli bir astronotun ilk kez istasyona gitmesi de gündemde. Long March 10 roketi statik ateşleme testini tamamlarken, mürettebatı Ay'a taşıyacak Mengzhou uzay aracı da kritik güvenlik testlerinden geçti ve Lanyue Ay inişi aracının iniş-kalkış denemeleri tamamlandı. Bu gelişmeler, Çin'in 2030'a kadar hedeflediği mürettebatlı Ay inişi programının, sadece söylemden ibaret olmayıp somut bir şekilde ilerlediğine işaret ediyor.
Uzay rekabetinin diğer ucunda ABD de boş durmuyor. ABD Uzay Kuvvetleri, geçtiğimiz mayıs ayında SpaceX'e, askeri sensörleri ve silah platformlarını küresel ölçekte birbirine bağlayacak yüksek hızlı bir uydu iletişim ağı kurması için 2,29 milyar dolarlık bir sözleşme yaptı. "Space Data Network (SDN) Backbone" adı verilen bu proje, askeri veri aktarımı için yüksek kapasiteli ve düşük gecikmeli, dayanıklı bir ağ mimarisi öngörüyor. Sistem, SpaceX'in Starlink altyapısının askeri versiyonu olan Starshield uydularına dayanacak ve füze uyarı ve izleme sensörlerinden gelen verilerin neredeyse gerçek zamanlı olarak önleyicilere aktarılmasını sağlayarak Trump yönetiminin Golden Dome füze savunma girişimine temel oluşturacak.
SpaceX'in bu sözleşme kapsamında 2027 sonuna kadar çalışır durumda bir prototip teslim etmesi bekleniyor. CSIS raporu, ABD'nin uzaydaki liderliğini sürdürmesi için serbest piyasa temelli uzay ekonomisini, temel araştırma-geliştirme yatırımlarını ve uluslararası ortaklıklarını güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor; zira Çin'in "askeri-sivil füzyon" stratejisiyle ulusal gücünü uzay alanında sistematik biçimde büyüttüğü belirtiliyor.
Cuma günkü test tek başına küçük bir teknik adım gibi görünse de, büyük resimde Çin'in tekrar kullanılabilir fırlatma sistemleri, Ay programı ve uydu üretim kapasitesi gibi cephelerde ABD ile arasındaki farkı kapatma çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor. CCTV, iticinin yıl sonuna kadar başka bir fırlatmada yeniden kullanılmasının planlandığını duyurdu — bu da testin tek seferlik bir gösteriden öte, operasyonel bir hedefe yönelik olduğunu gösteriyor. Öte yandan ABD tarafında SpaceX'in hem ticari hem askeri alandaki payının büyümesi, uzayın artık yalnızca bilimsel keşif değil, doğrudan ulusal güvenlik ve jeopolitik rekabet alanı haline geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynaklar: Reuters, Xinhua
Diğer İçerikler