Slovakya Başbakanı Fico, Ukrayna Barışı İstanbul’da Gerçekleşebilecekken Bazı Batılı Siyasetçilerin Bunu Engellediğini Açıkladı

Slovakya Başbakanı Fico, “İstanbul’da masada bir anlaşma hazırdı ve savaş bitebilirdi. Fakat bazı Batılı siyasetçiler oraya gidip ‘Bunu yapamazsınız’ dediler” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın arkasında, Ukrayna’ya verilen askeri destek, yaptırımlar ve mali krediler yoluyla Rusya’nın ekonomik ve stratejik olarak zayıflatılabileceği yönündeki inancın bulunduğunu dile getirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Slovakya Başbakanı Robert Fico, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Ukrayna-Rusya savaşına, Avrupa Birliği’nin politikalarına ve küresel güvenlik başlıklarına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Fico, görüşmede nükleer enerjide işbirliği, Slovakya’da ABD desteğiyle inşa edilmesi planlanan yeni nükleer santral bloğu, bölgesel enerji güvenliği ve Ukrayna’daki savaşın ele alındığını belirtti.

“İstanbul’da Masada Bir Anlaşma Hazırdı”

Fico’nun en dikkat çekici açıklaması, savaşın ilk aylarında İstanbul’da yürütülen müzakerelere ilişkin oldu. Slovak lider, savaşın başlamasından yaklaşık üç ay sonra, nisan ayında İstanbul’da bir anlaşma zemininin oluştuğunu savundu.

Fico, “İstanbul’da masada bir anlaşma hazırdı ve savaş bitebilirdi. Fakat bazı Batılı siyasetçiler oraya gidip ‘Bunu yapamazsınız’ dediler” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın arkasında, Ukrayna’ya verilen askeri destek, yaptırımlar ve mali krediler yoluyla Rusya’nın ekonomik ve stratejik olarak zayıflatılabileceği yönündeki inancın bulunduğunu dile getirdi.

Ancak gelinen noktada bu stratejinin işe yaramadığını savunan Fico, savaşın devam etmesinin yalnızca can kayıplarını artırdığını belirtti. Aralık ayında yüz binlerce Rus ve Ukraynalı askerin hayatını kaybetmiş olabileceğini söyleyen Fico, savaşın tek sonucunun Rus ordusunun Ukrayna topraklarında daha da ilerlemesi olabileceğini öne sürdü.

AB’ye Yaptırım ve Kredi Eleştirisi

Fico, Avrupa Birliği’nin Ukrayna politikası ve genel ekonomik yönelimine de sert eleştiriler yöneltti. AB’nin benzeri görülmemiş bir rekabet kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Slovak lider, “AB ekonomik olarak derin bir kriz içinde ve anlamsız ideolojik iklim hedeflerini geride bırakmadıkça bu krizden çıkamayacağız” dedi.

AB’nin Ukrayna için halihazırda 90 milyar euro daha kredi sağladığını ifade eden Fico, askeri zihniyetli kredi girişimlerine katılmamış olmaktan gurur duyduğunu söyledi. “Rus ordusunun ilerleyişini durdurmak için Avrupa’nın daha kaç yaptırım paketi kabul etmesi gerekiyor? Belki 100, 150? 20 yaptırım paketi çıkarmak yerine 20 barış girişimi çıkarmalıydık” sözleriyle mevcut stratejiyi sorguladı.

“Savaş Anlamsız ve Gereksiz”

Fico, Slovakya’nın kısa vadede bir barış çözümü görmediğini ancak ülkesinin barış girişimlerine katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. Ukrayna’ya komşu bir ülke olarak hem bölgeyi hem de tarafların dilini iyi bildiklerini ifade eden Fico, güçlü istihbarat kapasitesine sahip olduklarını ve bu nedenle diplomatik çabalara katkı sağlayabileceklerini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşa pragmatik ve akılcı bir yaklaşım sergilediğini belirten Fico, Slovakya’nın da bu savaşı “anlamsız ve gereksiz” gördüğünü dile getirdi.

ABD’den Diplomasi ve NATO Mesajı

ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise Washington’un Ukrayna’daki rolünü, son derece kanlı ve maliyetli olan bu savaşı müzakere yoluyla sona erdirmeye yönelik bir kolaylaştırıcı rol olarak tanımladı. Kiev’deki insani durumun ağır olduğunu belirten Rubio, enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle halkın zor koşullarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Rubio, ABD’nin NATO’ya bağlılığını yineleyerek, “NATO üyeleri ne kadar güçlüyse, NATO da o kadar güçlü olur. Bu, ABD’nin gücünü eksiltmez” dedi. ABD’nin müttefiklerinin savunma kapasitesini artırmasını desteklediklerini vurguladı.

İran, Venezuela ve Suriye Mesajları

Basın toplantısında İran’a yönelik olası bir askeri müdahale sorusu üzerine Rubio, Başkan’ın diplomasiyi tercih ettiğini ve şu an müzakerelere odaklanıldığını söyledi. İran konusunda Steve Witkoff ve Jared Kushner’in temaslarda bulunacağını belirtti.

Venezuela konusunda ise Nicolas Maduro’yu “narko-terörist” olarak nitelendiren Rubio, ABD’nin attığı adımlar sonucunda Venezuela’nın altı hafta öncesine kıyasla daha iyi bir durumda olduğunu savundu.

Suriye’ye ilişkin değerlendirmesinde Rubio, ülkenin parçalanma ve uzun süreli kaos riskine karşı geçiş yönetimiyle çalışmayı tercih ettiklerini belirtti. Suriye’deki mevcut sürecin olumlu yönde ilerlediğini düşündüklerini söyledi.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA