ABD Başkanı Donald Trump'ın siyasi kariyerinin en ağır seçim yenilgilerinden birini alarak Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu kaybetmesi, Transatlantik ilişkiler ve Avrupa ekonomisi açısından iki kritik konuyu gündeme taşıdı: ABD'nin tek taraflı gümrük tarifeleri ve Ukrayna'ya sağlanan askeri-finansal destekler. Uzmanlar, Kongre'de güç dengesi değişse dahi ABD Ticaret Yasası'nın 301. maddesi uyarınca başkanın Kongre onayına ihtiyaç duymadan tarifeleri uygulama yetkisini koruduğuna dikkat çekiyor. Hollanda merkezli ING bankası ekonomistlerine göre, yasama organında engellerle karşılaşan Trump'ın dış politika ve ticaret alanındaki tek taraflı yetkilerine daha fazla başvurabileceği ve Avrupa ürünlerini hedef alan yeni tarife adımlarını tırmandırabileceği öngörülüyor.
Ukrayna yardımları ve finansal piyasalar boyutunda ise tablonun karmaşık bir seyir izlemesi bekleniyor. Ocak ayında göreve başlayacak olan Demokrat ağırlıklı yeni Kongre'nin Ukrayna için yeni bütçe kaynaklarını yasalaştırması mümkün olsa da, Beyaz Saray'ın onaylanan ödenekleri serbest bırakmayarak fiilen iptal etme riski bulunuyor. Piyasa uzmanları ve Avrupa Dış İlişkiler Konseyi analizcileri, Avrupalı müttefiklerin taahhüt edilen yardımları ancak bizzat sahaya ulaştığı takdirde hesaba katmaları gerektiği uyarısında bulunuyor. Küresel piyasalar tarafında ise bölünmüş bir Kongre yapısı bütçe açıklarını dizginleme umuduyla ilk etapta olumlu karşılansa da, 2027 yılı içerisinde bağlayıcı hale gelecek olan ABD borç tavanı krizinin aşılmasında yaşanabilecek kilitlenmelerin Avrupa piyasalarını ve borçlanma maliyetlerini doğrudan olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Diğer İçerikler