Neocon İdeolojinin Öncülerinden Robert Kagan: ABD İran’da Mat Oldu, Washington’un Bu Savaşı Kaybedişi Artık Önlenemez

Kagan, ABD’nin geçmişte Vietnam ve Afganistan gibi savaşlarda geri çekildiğini ancak bunların küresel dengeleri belirleyici ölçüde değiştirmediğini söyledi. İran krizinin ise farklı olduğunu vurgulayan Kagan, “Bu yenilgi ne görmezden gelinebilir ne de telafi edilebilir” değerlendirmesinde bulundu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD’li ünlü stratejist ve neocon düşüncenin önde gelen isimlerinden Robert Kagan, Washington yönetiminin İran karşısında tarihi bir yenilgiyle karşı karşıya olduğunu savundu. Kagan’a göre ABD’nin İran’a yönelik savaş stratejisi başarısız oldu ve artık ortaya çıkan jeopolitik sonuçların geri çevrilmesi mümkün görünmüyor.

Amerikan dış politika çevrelerinde etkili isimlerden biri olarak bilinen Kagan, yayımladığı kapsamlı analizde, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü korumasının küresel güç dengelerini kökten değiştireceğini belirtti. Kagan, bunun yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte “Amerikan sonrası yeni dönemin başlangıcı” olabileceğini ifade etti.

“ABD büyük bir stratejik yenilgi aldı”

Kagan, ABD’nin geçmişte Vietnam ve Afganistan gibi savaşlarda geri çekildiğini ancak bunların küresel dengeleri belirleyici ölçüde değiştirmediğini söyledi. İran krizinin ise farklı olduğunu vurgulayan Kagan, “Bu yenilgi ne görmezden gelinebilir ne de telafi edilebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Analizde, ABD ve İsrail’in haftalar süren yoğun bombardımanlarla İran’ın askeri altyapısına büyük zarar verdiği ancak buna rağmen Tahran yönetimini teslim alamadığı belirtildi. İran’ın ne rejim değişikliğine zorlandığı ne de nükleer programı konusunda geri adım attığı ifade edildi.

Kagan’a göre savaşın sonunda ortaya çıkan tablo, Washington’ın beklediğinin tam tersine gelişti. İran’ın yalnızca ayakta kalmadığı, aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini artırarak küresel enerji piyasaları üzerinde daha büyük bir baskı gücü kazandığı ileri sürüldü.

“Hürmüz artık eski Hürmüz olmayacak”

Robert Kagan, İran’ın artık Hürmüz Boğazı’nı yalnızca askeri değil stratejik ve ekonomik bir koz olarak kullanacağını savundu. Analize göre Tahran, boğazdan geçen enerji trafiğini kontrol ederek küresel piyasalar üzerinde doğrudan baskı kurabilecek.

Kagan, İran’ın gelecekte dost gördüğü ülkelere geçiş kolaylığı sağlayabileceğini, düşman olarak gördüğü devletlerin ise enerji ve ticaret akışını yavaşlatarak cezalandırabileceğini öne sürdü.

Bu durumun özellikle Körfez ülkeleri açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirten Kagan, ABD’nin bölgedeki caydırıcılığının büyük darbe aldığını ifade etti.

“Körfez ülkeleri İran’la uzlaşmak zorunda kalacak”

Analizde, Körfez monarşilerinin uzun yıllardır Amerikan askeri koruması altında varlıklarını sürdürdüğü ancak Washington’ın İran karşısındaki başarısızlığının ardından bu ülkelerin yeni denge arayışına gireceği savunuldu.

Kagan, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden tam kontrol altına alamaması halinde Körfez ülkelerinin doğrudan İran’la uzlaşmak zorunda kalacağını söyledi. Avrupa ve Asya ülkelerinin de enerji güvenliği nedeniyle Tahran’la yeni ilişkiler kurmaya mecbur kalabileceğini ifade etti.

Çin ve Rusya’nın süreçten güçlenerek çıktığını belirten Kagan, ABD’nin bölgesel etkisinin ciddi biçimde gerilediğini kaydetti.

“Amerikan gücünün sınırları ortaya çıktı”

Robert Kagan’a göre İran savaşı, ABD’nin askeri kapasitesinin de sınırlarını açığa çıkardı. Uzun süren operasyonlar nedeniyle Amerikan mühimmat stoklarının kritik seviyelere düştüğünü belirten Kagan, bunun Washington’ın Tayvan ve Avrupa gibi diğer kriz alanlarındaki caydırıcılığını da zayıflattığını savundu.

Analizde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu gelişmeleri dikkatle izlediği belirtilirken, ABD müttefiklerinin de Washington’ın gelecekteki güvenlik garantileri konusunda ciddi soru işaretleri yaşamaya başladığı ifade edildi.

“Trump geri çekilmenin yollarını arıyor”

Kagan, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı daha fazla büyütmenin risklerini gördüğünü ve bu nedenle çıkış yolu aradığını ileri sürdü. İran’ın enerji altyapılarına yönelik saldırılara Körfez’deki kritik tesisleri hedef alarak cevap verdiğini hatırlatan Kagan, bu durumun küresel ekonomiyi felaket senaryosuna sürükleyebileceğini söyledi.

Analizde, petrol fiyatlarının 150 ila 200 dolar seviyelerine çıkma riskine dikkat çekilirken, uzun süreli bir enerji krizinin dünya ekonomisini ağır bir durgunluğa sürükleyebileceği belirtildi.

Kagan’a göre Washington’ın önünde ya çok daha büyük maliyetli bir savaşa girmek ya da fiili yenilgiyi kabul etmek dışında fazla seçenek kalmadı.

“Amerikan sonrası dünya hızlanıyor”

Robert Kagan yazısını, “Amerikan sonrası dünya düzenine geçiş hızlanıyor” değerlendirmesiyle tamamladı. İran krizinin yalnızca Ortadoğu’daki güç dengelerini değil, küresel sistemin tamamını değiştirebileceğini savunan Kagan, ABD’nin onlarca yıldır sürdürdüğü küresel hakimiyetin ciddi biçimde sarsıldığını ifade etti.

Robert Kagan kimdir?

Robert Kagan, ABD dış politika çevrelerinde “neocon” (yeni muhafazakâr) akımın en etkili isimlerinden biri olarak tanınıyor. Amerikan küresel liderliğini ve askeri müdahaleciliği savunan Kagan, özellikle Irak Savaşı döneminde Washington’daki müdahaleci politikaların teorik savunucularından biri olarak öne çıktı. Brookings Institution’da kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Kagan, uzun yıllardır Amerikan dış politikası, NATO, Rusya ve Ortadoğu üzerine çalışmalar yürütüyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA